1. YAZARLAR

  2. Dr. Muhsin DEMİREL

  3. Bu Gelenler Hz. Hatice, Hz. Meryem Ve Hz. Asiye midirler?
Dr. Muhsin DEMİREL

Dr. Muhsin DEMİREL

MÜFTÜ
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu Gelenler Hz. Hatice, Hz. Meryem Ve Hz. Asiye midirler?

A+A-

Başlık olarak kullandığımız bu söz Kayseri’de yaşamış Fatma adında bir hanım efendiye aittir. Biraz sonra bu sözün neden söylendiğini anlatacağız. Bunu anlatmadan önce şunları söylemekte fayda vardır: Bu dünya bir imtihan sahasıdır. Hz. Peygamber’in bir hadiste buyurduğuna göre ahiretin tarlası ve çiftliği konumundadır. Bu nedenle kişi bu dünyada ne ekerse ahirette onu biçer. İyilikler cennetin tohumu, kötülükler ise cehennemin ateşine dönüşür. Bir hadiste şunlar anlatılıyor: Hz. Peygamber, miraç gecesinde Hz. İbrahim ile karşılaşır. Hz. İbrahim, Hz. Peygamber’e şunları söyler: “Ümmetine benden selam söyle ve onlara de ki: Cennetin toprağı çok güzel, suyu çok tatlı ve cennet dümdüz bir bahçedir. Onun ağaçları ise “Sübhanallahi ve’l-hamdü lillahi ve la ilahe illahu vallahu ekber” zikridir. (Tirmizî, Davaat, 57)

Bu hadisten anlaşılan şudur: Bir insan hadiste zikredilen bu kelimeleri söylediği zaman, her söylediğinde buna karşılık kendisine cennette bir ağaç dikilecektir. Tabi ki bu husus sadece bu kelimelere has değildir. Hadislerde tavsiye edilen diğer zikirler, Kur'ân-i Kerîm tilaveti ve diğer ibadetler de böyledir. Yaptığımız her hayır, diğer bir ifadeyle salih amel, ahirete yani cennete yatırımdır; cennetteki yerimizin genişlemesine, derecemizin yükselmesine vesile olur.

Esasen büyük veya küçük, iyi veya kötü yaptığımız hiçbir amel karşılıksız değildir. Zaman zaman yaptığımız iyiliklerin boşuna gittiğini sanabiliriz veya günah işleyen bazı insanlar yaptıkları günahların kendilerine kâr olarak kalacağını sanabilirler, oysa hiçbir amel zayi olmaz. Şu var ki Salih amellerin makbul olması için Cenâb-ı Allah’ın rızası gerekir. 

Ayetlerde bu konu açıkça beyan edilmektedir. Konuyla ilgili birkaç âyet mealen şöyledir: “Kıyamet günü amel defteri orta yere konulacaktır. O zaman günahkârların içinde bulundukları durumdan dolayı korktuklarını görürsün ve onlar şöyle derler: Vay halimize! Bu ne biçim kitaptır! Büyük veya küçük ne varsa hepsini sayıp kayıt altına almıştır. Onlar yaptıklarını önlerinde hazır olarak görürler. Rabbin asla kimseye zulüm etmeyecektir.” (Kehf, 18/49), “Kıyamet gününde adil olan bir terazi orta yere koyacağız. Hiçbir nefse en ufak bir zulüm yapılmayacaktır. Şayet kişinin ameli hardal habbesi kadar da olsa onu getireceğiz. Hesap görenler olarak bizler yeterliyiz.” (Enbiya, 21/47.), “Kim mıskalı zerre kadar hayır işlerse mükâfatını görür, kim de mıskalı zerre şer (günah) işlerse cezasını görür. (Zilzâl, 99/7-8.)

İyi veya kötü amellerimizin karşılığının bir kısmı bazen dünyada da verilebilir, ancak amellerin karşılığının verileceği asıl yer ahirettir. Ahiret hayatı sekerattan itibaren başlar. Salih kulları sekerat anında rahmet melekleri karşılarken, ehli azap olanları da azap melekleri karşılayacak ve bu andan itibaren insan ceza veya mükâfat görmeye başlayacaktır. Bu husus âyetlerde beyan edilmekte olup konuyla ilgili iki âyeti kerime mealen şöyledir: “O zalimler, ölüm sekeratında olduğunda keşke onları bir görseydin. Melekler de ellerini onların üzerine açıp şöyle derler: Ruhlarınızı çıkarın. Bugün, Allah konusunda hak olmayanı söylediklerinizden ve O’nun ayetlerine karşı kibirlendiğinizden dolayı sizi rezil edecek azabı göreceksiniz.” (En’am, 6/93), “Kâfirler vefat ettiklerinde onları keşke bir görseydin. Melekler (azap melekleri) bu anda onların yüzlerine ve arkalarına (önlerine ve arkalarına) kırbaçlarla vururlar ve şöyle derler: Ateş azabını tadın. Bu azap yaptıklarınızdan dolayıdır. Hakikat şu ki Allah kullara asla zulüm etmeyecektir.” (Enfal, 8/50-51.)

Şimdi başlık olarak kullandığımız olayı anlatmaya başlayabiliriz.

Bu olay bundan takriben 25 sene önce Kayseri’de yaşanmıştır. Orada yaşayan Fatma adında bir teyze, bazı üniversite hocalarının bilgilisi dâhilinde belki de teşviklerinden dolayı esnaflardan ve varlıklı insanlardan her ay para toplayıp 50 üniversite öğrencisine burs olarak yatırıyordu. Bu durum birkaç yıl devam ediyor. Nihayet bir süre öğrencilerin bursları yatmayınca ilgili hocalar bundan haberdar olur ve Fatma teyzenin evine gidip durumunu öğrenmek isterler. Onun evine varınca Fatma teyzenin kan kanserine yakalandığını ve bundan dolayı vefat ettiğini öğrenirler.

Sohbet anında yakınları Fatma teyzenin sekerat anında yaşadığı bir hatırasını şöyle anlatırlar: Fatma teyze, diğer hastalar gibi hayatının son dakikalarını yaşarken tabii olarak ağırlaşarak konuşamaz duruma düşmüştür. İşte tam bu halde iken ruhumu teslim etmeden kısa bir süre önce gözlerini açar, başını hafif kaldırır ve şöyle bir söz söyler: “Bu gelenler, Hz. Hatice, Hz. Meryem ve Hz. Asiye midirler? Ben yanlış görmüyorum değil mi?” Bu sözünü söyledikten sonra tekrar gözlerini kapatır, daha doğrusu gözleri kapanır ve kısa bir süre sonra son nefeslerini verip Hakkın rahmetine kavuşur. Yüce Mevla Hz. Hatice Validemize komşu eylesin.

Fatma teyzenin isimlerini söylediği bu hanımlar bir hadiste beyan edildiğine göre insanlık tarihinin en faziletli hanımlarıdır. Hz. Peygamber şöyle buyurur: Cennetin en faziletli kadınları dört kişidir. Bunlar Huveylid’ın kızı Hatice, Muhammed’in kızı Fatime, Muzahim’in kızı Firavun’un eşi Asiye ve İmran’ın kızı Meryem’dirler. (Ahmed b. Hambel, Müsned, c. 3. s. 194)

Fatma teyzenin ismini zikrettiği bu hanımların ruhaniyeti sekerat anında Fatma teyzenin ziyaretine belki de yardımına gelmişlerdir.

Evet, insan Cenâb-ı Allah’ın rızasına göre yaşayıp, İslâm dini ve Müslümanlar için elinden geleni de yaparsa Cenâb-ı Allah’ın lütfu, ihsanı ve kerimi bol ve sonsuzdur. Hak ettiği kullarına hesapsız olarak verir. Cenâb-ı Allah’ın lütfuna ulaşmak için tabi ki çalışmak lazımdır. Bir insan “mişmiş gel ağzıma düş” mantığıyla hareket ederse öldükten sonra pişman olur, ancak bu pişmanlık fayda vermez

Bu yazı toplam 900 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazılan yorumlar hiçbir şekilde www.adilcevaz13.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.