1. HABERLER

  2. CEVİZ DERGİSİ

  3. 1998 Yılında Ceviz Dergisi'nin Mehmet Birol (Malaburo) ile Yaptığı Röportaj

1998 Yılında Ceviz Dergisi'nin Mehmet Birol (Malaburo) ile Yaptığı Röportaj

1924 Adilcevaz doğumludur.İlkokul mezunudur.1937 yılında babasının ölümü ile tahsil hayatına son vermek zorunda kalmıştır.Bu yıldan itibaren ailesindeki 10 nüfusa kendisi bakmıştır.

A+A-

1924 Adilcevaz doğumludur.İlkokul mezunudur.1937 yılında babasının ölümü ile tahsil hayatına son vermek zorunda kalmıştır.Bu yıldan itibaren ailesindeki 10 nüfusa kendisi bakmıştır. Sırasıyla marangozluk, kaynakçılık, değirmencilik ve baston imalatı yapmıştır.

Halen Adilcevaz’da ikamet etmektedir. Kendisine ait buğday ve bulgur üzerindeki kabuğu kırmadan sıyırabilen  bir buluşu vardır.

Buluş Merakınız Nasıl Başladı?

M.BİROL:İlkokul beşinci sınıfta tabiat kitabında Corh Stefenson’un buharlı treni buluşu ve trenlerin buharla çalışması beni çok etkilediği için  buhar üzerine çalışma ve deneyimlerim oldu. Ruslardan kalma 10 cm çapında, 75 cm boyunda 4 adet sarı top kovanını su doldurup ağzını kapatarak imkanlarım  olmadığından bir türlü denemesini yapamadım. 25 yıl sonra aynı projeyi bir Amerikan mecmuasında rastladım. Amerika’nın bir eyaletinde  bu buluş yapılmış, kömür tozlarıyla yüzbinlerce kilowatt enerji elde etmişlerdi.

Buhar Tribünü Projenizden Kimseye Söz Ettiniz mi?

M.BİROL: O zamanlar kendime ait buhar tribünü üzerinde çizimlerim vardı. Bunları Süphan dağına turist çıkarttığım dönemlerde  bir Amerikalıyla konuştum. Çok ilgilendi eve gelerek çizimlerime baktı ve beni bir müddet sonra çağıracağını söyleyerek çizimlerimi götürdü. Kendisinden bir daha da haber alamadım.

Başka Ne Tür Buluşlarınız Var?

M.BİROL: Ben Doğu Anadolu da ilk motorlu makineyi yaparak bulgur öğüttüm. Düğme makinesini 35 denemeden sonra yapabildim.1974 senesinde3 patent aldım. Geçim sıkıntısı çektiğim dönemlerde Esat Bey isminde Adilcevazlı zengin bir çiftçi bana 13 beygir gücünde  bir motor aldı.Bu motorla planya ve şerit makinelerini ağaçtan yapıp bir müddet doğrama ve mobilya üzerinde çalıştım.Bu beni tatmin etmedi ve bıraktım. 1962 yılında aynı motorla bir helikopter yaptım. Onu yere halatlarla bağlayarak uçurdum. O dönemde Eskişehir Uçak fabrikalarına bu buluşumla ilgili müracaat yaptım. Fakat herhangi bir cevap alamadım. En son başvurumda Kaymakamlık kanalıyla tahsilim soruldu. İlkokul mezunu olduğum öğrenilince  bir daha beni arayıp soran olmadı.

Bu Dönemlerde Devletten Veya Şahıslardan Herhangi Bir  Yardım Aldınız mı?

M.BİROL: Devlete bir sürü müracaatım olmasına rağmen bırak desteği cevap bile vermediler.Devletin desteğini bırak köstek olmasın. Devlet işi adamı olana yapıyor. İmkan versinler birçok projeyi gerçekleştireyim. Teşvik konusunda devletin kime yardım ettiği ortadadır. Şu an 74 yaşındayım ve devletin hiçbir desteğini görmüş değilim.

Kafanızda Şu  An Gerçekleştirmek İstediğiniz Bir Projeniz Var mı?

M.BİROL: Beyaz altın  su boşuna akıp gidiyor. Bunlar elektrik enerjisi olarak değerlendirilmelidir. Ben barajsız elektrik enerjisi elde edebildiğim bir proje geliştirdim. Bununla ilgili devlete müracaat ettim. Her zaman olduğu gibi  herhangi bir cevap alamadım. Bu buluşumu gerçekleştirdiğim taktirde, Türkiye’de enerji sıkıntısı diye bir şey kalmayacak.

Adilcevaz'da Sizi Genelde Mala Buro Olarak Tanıyorlar. Bunun  Nerden Geldiğini anlatırmısınız?

M.BİROL: Ben bir dönem hafızlık yapıyordum. Mala Buro ismi o dönemden beri kaldı. Hocalar beni çekemedikleri için Kur’an  Kursu öğretmenliğini bıraktım. Mala Buro lakabını ise  zamanın müftüsü Esat Özatlı bıraktı.

Siz Yat ve Kayık Üretimi de Yapıyorsunuz. Bunlardan Söz Eder misiniz?

M.BİROL: Ben şu ana kadar kayık ve yatları sipariş üzerine  yapıyordum. Kendime ait yatım Van Gölü’nde değerlendiremediğim için Antalya’ya tırla götürdüm. Su an Antalya’da çalışmaktadır. Adilcevaz ve Ahlat’ın bir deniz ambulansına  ihtiyacı olduğunu ve Van’a daha çabuk gidilip gelinecek bir deniz otobüsü yapılacağını öğrendim. Teklif edilen meblağın dörtte birine bunları Adilcevaz’da yapabilirim. Gerekli yerlere müracaatımı yaptım ve bekliyorum.

Bize Buluşunuzun En Son Halinden Söz Eder Misiniz?

M.BİROL: Buluşumun ismi Birol Kabuk Soyma Makinası’dır. Bu makineyi bir çok denemeden geçirdim. 1968’de motorlu olarak çalıştırmaya başladım. Plan ve projelerim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından tasdik edilerek 1974’de ihtira beraatini aldım. Patentler denetim altında olmadığı için Ahlat’lı bir vatandaş  benim makinemden yapmaya kalktı. Mahkemeye verdim. O zamanın parası 180 lira tazminat aldım. Makinenin bu günkü hale gelmesi için  35 denemeden geçirdim. Makinem yurt çapında  buğday-bulgur  üzerinde kabuğu 8 saniyede kırmadan sıyırabilmektedir. Şu an bu sistem kendime ait bir atölyem de bulunmaktadır.

Beklentileriniz ve Söylemek İstedikleriniz Nelerdir?

M.BİROL: Buluş benim için bir aşk. Ben ilkokul  mezunuyum ve imkanlarımın elverdiği ölçüde kafamda ne tasarladıysam yapmaya çalıştım. Diploma önemlidir, kuşkusuz. Ama insanların bir de fıkri yetenekleri vardır. Mucitlik, aşk ve çalışma  isteği ile ortaya çıkar. Ben şirketlerle anlaşıp seri üretim yapmak istiyorum. Ama bana önerdikleri sadece bir makinenin fiyatı .Ben çalışmak ve çalışmamın karşılığını almak istiyorum. Maddi olarak bitiyorum. Geçimi zorlaşıyor. Buluşlarım boşuna gidiyor. Bizi Tübitak kabul etsin. Devlet bize verdiği krediye  %150 faiz istiyor. Oysa devlet mucitlere yardım edip  bu beyinleri kendisi çalıştırmalı ve birikimlerinden yararlanmalıdır.

Şu Ana Kadar Size Yurt İçinden Veya Yurt Dışından Herhangi Bir Teklif  Geldi mi?

M.BİROL: Hayır gelmedi. Çünkü burası Doğu Anadolu. Ben batıya da gitmek istemedim. İstedim ki memleketime faydalı olayım.

Devletten Herhangi Bir Beklentiniz Var mı?

M.BİROL: Yaşım geçti. Artık ne bekleyebilirim. Ama gelecek nesillere devlet bana yaptığını yapmasın. Onlara yardım etsin

Pişman mısınız? Bundan Sonra Ne Yapmayı Düşünüyorsunuz?

M.BİROL: Hayır pişman değilim. Yaşım geçti. İstirahate çekilmek istiyorum. Yoruldum. Beni ilgisizlik yordu. Tek Esat Bey yardım etti. Kafamdaki projelerim özellikle su ile ilgili projemi gerçekleştiremeden gidersem gözlerim açık gidecek

Teşekkür Ederiz.

M.BİROL: Ben teşekkür ederim

Röportajı yapanlar: Nebi ERGÖREN – Faysal ÖZDEMİR

Bu haber toplam 3734 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum