Sanat ve Medya Camiasına Yapılan Operasyonlar

Özcan BEŞKARDEŞ

Ülkemizde, özellikle gençler tarafından şaşalı hayatlarıyla örnek alınan bazı sanatçı, oyuncu, şarkıcı ve medya mensubuna yönelik son dönemde gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonları; uzun süredir bilinen ancak çoğu zaman görmezden gelinen bir gerçeği yeniden gündeme taşıdı. Yapılan testlerin önemli bir bölümünün pozitif çıkması, meselenin birkaç bireysel vakayla sınırlı olmadığını, daha derin ve yapısal bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Nitekim bu camiada uyuşturucu kullanımının yaygın olduğu, yıllardır kamuoyunda dile getirilen bir durumdu.

Bu kesim, sosyolojik olarak çoğu zaman “beyaz yakalı” ya da “beyaz Türk” olarak tanımlanan, ekonomik ve kültürel imkânları yüksek bir elit grubu temsil ediyor. Sahip oldukları şöhret ve güç, uzun yıllar boyunca kendilerini ayrıcalıklı ve dokunulmaz hissetmelerine maalesef sebep oldu. Ne yazık ki bu güne kadar denetim mekanizmalarının yeterince işletilmemesi ya da görmezden gelinmesi, bu algıyı da pekiştirdi.

Toplumun filmini izlediği, şarkısını dinlediği bu isimlerin dünyasına ve davranışlarına bakıldığında, uyuşturucu kullanımının sanıldığından çok daha yaygın ve ciddi boyutlarda olduğu tahmin ediliyor. Bugün yapılan ve kapsamı sınırlı olan operasyonlarda dahi bazı isimlerin ortaya çıkması, sorunun ne kadar derin olduğunu açıkça gözler önüne seriyor.

Bu tablo bize iki önemli gerçeği hatırlatıyor. Birincisi, bu insanların toplumun içinden çıkmış olsalar da zamanla toplumun manevi ve ahlaki değerlerinden kopmuş bir kesimin oluştuğudur. İkincisi ise, bu kesimin özellikle gençler için sağlıklı bir rol model sunmadığı gerçeğidir. Şöhret ve görünürlük, sorumluluk duygusuyla desteklenmediğinde yanlış yaşam biçimlerini normalleştirmekte ve toplumsal yozlaşmayı hızlandırmaktadır.

Maalesef sanat ve medya dünyasında yaşanan bu tablo; kültürel, ahlaki ve sosyolojik boyutları olan ciddi bir toplumsal soruna işaret etmektedir.

Son olarak, kendisini yaşadığı ve beslendiği toplumdan ayrı ve üstün gören; eskilerin deyimiyle “sosyete” olarak adlandırılan bu çevrelere yönelik operasyonların devamının ciddiyetle devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu olaylar derinlemesine irdelendiğinde, görünen o ki yalnızca sanat dünyasından değil; spor ve farklı camialardan da pek çok tanınmış ismin gözaltına alınacağı ve ortaya çıkacağı anlaşılıyor. Tüm bunların gün yüzüne çıkması, en azından toplum vicdanını bir nebze olsun rahatlatacaktır. Velhasıl, hukuk herkese ve hepimize lazımdır.

Muhabbetle kalın.