28 Ağustos 2016 Pazar
Ne Mutlu Türküm Diyene
Milletin Direnişine Bin Selam Olsun
Darbe ve Direniş
Türkiyenin NATO ve AB Açmazları
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yöresel Ev Yemeklerinde Hanım Eli Farkı
22 Şubat 2013 Cuma 14:18

Yöresel Ev Yemeklerinde Hanım Eli Farkı

Adilcevaz’da ev yemekleri restoranı açan girişimci Hamiyet Şanlı, gerek ilçe halkının gerek dışardan ilçemize gelenlerin vazgeçilmezi olurken, 4 kadına da iş sahası yarattı.

Salih BEŞKARDEŞ / ADİLCEVAZ - İlçemizde yıllardır Hanım eli ev yemekleri restoran işletmeciliği yapan Hamiyet Şanlı ve mesai arkadaşlarının yaptıkları leziz yöresel yemekler ilçe halkı tarafından büyük ilgi görüyor.

Hamiyet Şanlı Sitemize yaptığı açıklamada; "2008 yılından beri ilçemizin ve bölgemizin yöresel ev yemekleri adı altında müşterilerimize hizmet etmekteyiz. Kendi imkanlarımla hiçbir kredi kullanmaksızın açtığımız restoranımızda kendimle beraber bu işe gönül vermiş olan 4 bayan mesai arkadaşlarımla birlikte yöremizin yemeklerini müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz. Eskiden bayan arkadaşlarımızın işletme çalıştırma cesaretleri pek yoktu. Açmış olduğumuz bu restoranla birlikte Adilcevaz'da öncü olduğuma inanıyorum. İlçemizde bugün bazı işyerlerinde bayan arkadaşlarımızın çalışmalarını görmekten mutluyum." dedi.

İşyerinde Adilcevaz'a özgü yöresel yemeklerin yanında yeni tarifleri de sunduğunu dile getiren Hamiyet Şanlı, "Ben bu işe başlarken ilçemizin kendine has yöresel ev yemeklerinin tanıtımı adına bu işe atıldım. İlçemiz insanı olsun, kamu çalışanları başta olmak üzere dışarıdan gelen yabancı müşterilerimiz olsun bunların yanı sıra yol güzergahından geçen yolcu müşterilerimiz işyerimizde yöresel ev yemeklerinin tadına varıyorlar. Böylece bizde ilçemizin tanıtımı ile birlikte yöresel ev yemeklerimizi tanıtmanın mutluluğunu yaşıyoruz." dedi.

Hamiyet Şanlı ev yemekleri restoranında devamlı olarak içli köfte, mantı, saç tava, alabalık, mercimek çorbası, tavuklu yemekler, sebzeli ve sulu yemeklerin yanı sıra sabah kahvaltısında çeşitli kahvaltı türlerinin bulunduğunu belirterek, 
restoranda her çeşit el yapımı yerli karadut reçeli, kayısı reçeli, Kuşburnu ve ayva marmelatı bulunduğunuda sözlerine ekledi.

dsc_0008.20130221231937.jpg
dsc_0005.20130221232046.jpg
dsc_0003.20130221232140.jpg

www.adilcevaz13.com

Bu haber toplam 2278 defa okunmuştur
YORUMLAR
siirt
metin
evet 4 yıldır siirten defalarca adilcevaza geldim gercekten cok nezik tatlı bir mekan tabiki yemeklerde bi o kadar leziz . herşey gönlünüzce olsun
26 Şubat 2013 Salı 15:04
başarılar
Nusret GÜNAY
Ellerinize sağlık Adilcevazın gururları, bol kazanaçlar. Allah işlerinizin bereketini artırsın
24 Şubat 2013 Pazar 23:21
SÜREKLİLİĞİNİ DİLERİM
Aytaç AKSOY
Yöresel yemeklerimizi en Güzel şekilde Adilcevaz da Tüm Adilcevazlılara ve Adilcevaz'a Gelen Misafirlerimize En Güzel şekilde Sunan Değerli Hamiyet ŞANLI Ablama Bir Adilcevaz'lı olarak Şükranlarımı Sunuyorum....
Bol kazançlı Olması Dileği ile....
24 Şubat 2013 Pazar 22:22
SON YORUMLAR
Yazan: Ertan Dilaveroğlu
Yazan: Mihfer
Bence durum kaymakamla sınırlandırılıp soruşturmalar yalnızlaştırılmamalı, açığa alınmak işten atılmak yada hapis yatmak değildir.

Bir soruşturmanın sulh ve selameti için görevinden belirli bir süre dolayısı ile uzaklaştırıp, soruşturmayı yürütenin soruşturmayı sağlıklı ve sağlam niteliklere kavuşmasını sonucuna göre adil bir karar almasını sağlamaya yöneliktir.

Bunları yaparken, soruşturmacı evrak tahribatı, yada benzeri ikili ilişkilerin önüne geçmek istemesinden dolayı kurum içerisine yada dışında soruşturmaya konu olan bireyler ve bu bireylerin ikili ilişkilerini bilmekle yetinmemelidir, diye düşünmekteyim.

Zannımca da yukarıda ifade ettiğim gibi açığa alınmanın daha anlamlı ve sağlıklı olması ve varsa aklanacak durumları için açığa alınmanın bence bir kişiyle sınırlandırılmayıp, ilçe halkınında tahmin ettiği konular üzerinden, soruşturmaya konu edilen kişinin yanında belli kişilerinde bu süreçte açığa alınması gerekir ve gereklidir. Suçlu bulunmaları halinde bu suça karışmış ekibin kimler olduğu ve kimlerin direktifleri ile kaymakamlığın bu hale geldiğinin de bilinmesi hem kamusal hemde toplumsal vicdanlarda sorgulanmalarının önünü açacağından eminim. Kaymakamlığımız belirli bir ''aileye ve belirli kişilerin tekeline'' geçtiğini bilmeyenimiz yoktur. Bence doğru olanı ve adil olanı savunmak gereklidir. İdareciler belli kişilerin ve gurupların altında eğilmektense, Devlet-i Aliye' nin işlerini adilce ve tarafsızca yerine getirmelidir ve getirmekte zorundadırlar.

Tabi ki taktir devletimizin idari birimlerinin aldığı kararda meşrudur. İllegal yapılarla mücadelede alınması gereken tedbirleri zamanında almayıp, bilakis bunlarla sarmaş dolaş olanların, kamusal harcamaların tespiti, kurumsal hizmetlerin gittiği yer- kişi- zaman tespitine, bireylerin şahsi ilişkilerine, detaylı istihbaratın sağlam ve güvenilir kaynaklara dayanarak detaylı incelenmesi de makbuldür. Bu gibi hadiselerin ve bu yapıların güçlenmesinde rolü olanların unutulmamalıdır ki bugün şehit olan 240 kişinin vebalinin ve ellerinin ''soruşturmaları sonucunda suçlu bulunması halinde'' boynunda olduğudur.

Lakin bu soruşturmanın sonucunda soruşturmaya konu olan kişilerin aklanması durumunda; soruşturmaya konu olan bireyin töhmet altında kalmaması da vatandaşların nezdinde bir erdem, kamunun da gerekli tedbirleri alması için yapılan usullere göre bir süreç kabul etmeliyiz.

Soruşturmanın sonucunun hak yolunca bir süreç olduğu unutulmamalı ve sonucuna göre hareket edilmesi ilçe halkından beklenmelidir.