03 Aralık 2016 Cumartesi
Öğretmenlik - Hamdi Eyigün
Tartışmalı Başkan
Tezek Kokan Köyleri
Terör ve Terörizm
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yerel Seçim Anketimizin Sonuçları Belli Oldu
19 Ağustos 2013 Pazartesi 16:44

Yerel Seçim Anketimizin Sonuçları Belli Oldu

2014 Yerel Seçimlerinde Hangi Partiye Oy Vereceksiniz? Başlıklı düzenlemiş olduğumuz anketimiz sonuçlandı.

2014 yerel seçimlerinde okuyucularımız tarafından hangi partiye oy verileceğini tespit etmek amacıyla açmış olduğumuz anket sonucunda en çok oy Ak Parti’ye çıkarken, Milliyetçi Hareket Partisi ve Hür Dava Partisi de önemli bir sonuç elde etti.

Düzenlemiş olduğumuz ankette her türlü güvenlik önlemleri alınarak spekülasyonların önüne geçmiş olduk.

Anketimize 790 kişi oy kullanırken, yapılan oylamalar sonucunda; Adalet ve Kalkınma Partisi %35,57oy oranı ve [281] oy ile ilk sırada yer aldı. İkinci sırayı %27,47 oy oranı ve [217] oy ile Milliyetçi Hareket Partisi alırken, oylamada %13,42 oy oranı ve [106] oy ile Hür Dava Partisi üçüncü sırada yer aldı.

Yapılan oylama sonuçlarına göre; Barış ve Demokrasi Partisi  %9,11 oy oranı ve [72] oy ile dördüncü, Saadet Partisi %4,56 oy oranı ve [36] oy ile beşinci, Cumhuriyet Halk Partisi %4,30 oy oranı ve [34] oy ile altıncı, Büyük Birlik Partisi %2,78 oy oranı ve [22] oy ile yedinci sırada yer alırken, Demokratik Sol Parti %0,13 oy oranı ve [1] oy ile son sırada yer aldı.

Oylamada Diğer partilerin oy oranı %2,66 olurken toplamda  [21] oy aldılar.

www.adilcevaz13.com

Bu haber toplam 2647 defa okunmuştur
YORUMLAR
ADİLCEVAZ
MUHAMMET
GELDİĞİ GÜNDEN BERİ ÇOK SEVİP GÖNÜL VERDİĞİM AKP DEN BIKTIK MEMLEKETE NE VEYA NELER YAPTI ARTIK YOK ADAYIMIZ MHP BU DEFA ADİLCEVAZ AKP YEBÜYÜK BİR DERS VERECEK.MHP NİN YANINDAYIZ.AKP BELEDİYE BAŞKANI ADAYINIHALK DEĞİLDE VEKİLLERİMİZ SEÇİYOR
25 Aralık 2013 Çarşamba 16:15
KİŞİ ÖNEMLİ
ADİLCEVAZ
ŞU ANA KADAR BU OYU OLACAK KADAR BİR ADAY YOK HALK SESİZ BUNUN SEBEBİ GÜVEN YOK 10 YILDIR HALKI SİYASETÇİLER ALDATI ŞİMDİ SIRA ADİLCEVAZLIDA KALİTELİ GÜVEN VEREN DÜRÜST İNAÇLI MALUMUN YANINDA ZAKİME KARŞI DİK DURAN ADAM GİBİ ADAM VARMI ŞU AN YOK ONU ARIYOR HALK BULSA AKP YÜZDE 50 Rİ AŞAR AMA SİZ VEKİLER VEYASİYSİLERLE KAPALI KAPILAR ARASINDA OLURSA YÜZDE 19 LARDA ÇABALARSINIZ BUNU NOT ALIN SAKLAYIN TARİHİ GELİR YAYINLARSINIZ SAYGILAR
20 Ağustos 2013 Salı 12:50
gü-zel
güzel
adaylar kim
20 Ağustos 2013 Salı 11:12
SON YORUMLAR
Yazan: Doç.dr. Dr. Mustafa Atlı
Yazan: Cemal
Hocam ağzınıza ve yüreğinize sağlık. Bir öğretmeni değil bir meleği tanımlamışsınız. Gerçekten hangi mesleği icra ederseniz edin, esas gayenize uygun yaşarsanız insan olsanız da üstünlükte melekleri bile geçebilirsiniz.
Sizin yazınız üzerine hatıralarım canlandı. Birkaç öğretmen davranışıyla geçmişi yad! edelim.
Eti senin kemiği benim dönemleri idi. O zamanlar velisi olması hasebiyle buna kısmen hakkı olduğu düşünülebilen babasından bile işitmediği azarı, yemediği dayağı öğretmeninden işitir yerdi öğrenciler. Bu durum garipsenmez, genel kamuoyu bunu hatta doğru ve gerekli görürdü.
İlk okul 4 ncü sınıfta 9-10 yaşlarında bir sabi iken öğlenci olduğum okula biraz geç gitmiştim. Öğretmenimiz! ile o gün yeni tanışacaktık. Sen misin derse geç gelen. Yaş söğütten bir çubuk ile iki elin avuçlarına sertçe ve insafsızca vurularak yediğim dayağı hiç unutur muyum? Bu muamele hayatımda bana olumlu hiç bir şey öğretmedi. Sadece o öğretmeni hep böyle olumsuz hatırlarım. Bana öğrettiği şey var mı inan hiç sanmıyorum.
Ortaokul yıllarında uzamış saçları sıfıra vursan bile izi geçmeyecek şekilde herkesin içinde koyun kırkar gibi makasla kesen idealist! öğretmenlerle de karşılaştık, karete ve tekvando bilgilerini, savunmasız öğrenciler üzerinde deneyenlerle de. Bugün 30-40 yaşlarının üzerindeki anne ve babaları, bu tip öğretmenler yetiştirdi. Ancak, bereket ülkede hukuka, adalete, bilime, insan hak ve hürriyetlerine inananlar da var mış ki, öğretime yönelik alınan tedbirler soncunda o dönemlerde hiç te azımsanamayacak kadar çok olan bu tür uygulamaların sonu gelmek üzere. Tükendi diyemem zira, halen sabilere iki harf öğretecek diye onlara hakaret eden döven tiplerle karşılaşmak mümkün.
Kısaca herkes sadece vazifesini yapsın. Öğretmen de sadece öğrencisine öğretmesi gereken bilgileri tam ve zamanında öğretsin yeter. Eğiteceğim diye bir öğretmen çocuğun ana-babası yerine geçmesin. Ana-babanın, çevrenin, Toplumun çocuğu eğitmeye dönük vazifelerini üstlenmesin. Zira bütün bu yükü taşıyamaz. Ana-babanın bile çocuğuyla ilişkisinde dikkat ettiği sınırları, ana-baba yerine geçip aşmasın. Öğrenciyi yaşı ne olursa olsun bir birey olarak görsün. Ona sanki okuldaki bir başka öğretmene, müdüre, veliye, sokaktaki bir yetişkine hitap ettiği gibi saygılı ve kibar bir şekilde hitap etsin. Ona bir birey olduğunu hissettirsin yeter. Bir akademik yıl sonunda o öğrenci, o dönemde öğrenmesi gereken bilgiyi öğrenmiş mi, önemli olan budur. Öğretmenlik vazifesinin sınırı aşılırsa o zaman sorunlar başlar. Eğitim işi de önce ailenin eğitimiyle olmalıdır. Ailenin eğitimi, her şeyi yaparım diyenlerce değil, eğitim işinde uzman olanlarca yapılması gereken planlı ve proğramlı bir iştir. Bu husus öğretmenleri aşar. Aileler eğitildikte çocuklar da eğitimli olarak öğretime başlar. Vesselam.
Yazan: Özcan BEŞKARDEŞ
Yazan: Mithat köse