1. HABERLER

  2. TARİHÇEMİZ

  3. Türkler Anadoluyu Kimden Aldı?

Türkler Anadoluyu Kimden Aldı?

1071 tarihinde Malazgirt ovasında Roma devletinin (Bizans) Selçuklu Türkleri tarafından mağlup edilerek Anadolu'nun tapusunun alınmasına kadar, Türk boyları değişik tarihlerde Anadolu'nun çeşitli yerlerine yerleşmişler, kısmen de hakim olmuşlardır.

A+A-

M.Ö. 1.000 li yıllardan itibaren Kafkasya üzerinden gelen Kumanlar Karadeniz bölgesinin büyük bölümünü ve Doğu Anadolu'nun tamamını ellerine geçirmişler ve 100 yıldan fazla Anadolu'da kaldıktan sonra yerel halklarla karışarak tarih sahnesinden çekilmişlerdir.

M.S. 350 ila 455 tarihleri arasında hüküm süren Avrupa Hun Devleti sınırları, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz'i içine alacak kadar bölgeye yayılmış, Hun kavimleri söz konusu yerlerde iskan edilmişler ve buralarda yaşayarak halklarla karışmışlardır. 700'lü yıllardan itibaren büyümeye başlayan Hazar Türk Devleti, Kars, Artvin, Ağrı, Iğdır, ve Van şehirlerine geçici olarak sahip olmuş, bu dönemde Halaç Türkleri gelerek Erciş-Malazgirt arasına yerleşmiş ve burada kalmışlardır.

Türk fütuhatından önce Doğu Anadolu da 10 civarında yerel Ermeni beylikleri ve 2 Ermeni krallığı bulunmaktaydı. Bunlar; Vaspuragan (Van) Ermeni Krallığı, Ani Ermeni Krallığı olmak üzere, Erciş-Patnos arasında Apahuni ve Kacberuni, Vastan (Gevaş) da Reştuni, Malazgirt'te Kuni, Tekman'da Vahevuni, Ağbak (Başkale) da Ardzuruni, Muş'ta Mamigonyan, Kars'ta Gamsaragan, Varto'da Bagratuni adlı mahalli Ermeni Derebeylikleri bulunuyor ve tamamen Bizans'a bağlı olarak hüküm sürüyorlardı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu ise dönem tarihçileri ve coğrafyacıları tarafından "Ermenistan" olarak kayda geçiriliyordu.

Doğu Anadolu'nun Türk hakimiyetinden önce Bizans işgalinde olduğu ve buralarda Ermenilerin yaşadığı, Ermeni tarihçi Şahnazaryan tarafından şöyle ifade edilir; "Bizansın Ermenistan a girişleri Ermeniler için müthiş bir felaketle sonuçlanmıştı. Bir kere kendi illeri olduktan sonra Bizanslıların Ermenistan'da yapmadıkları zulüm ve vahşet kalmadı. Ani'yi alınca ilk işleri, oradan kumandan ve ileri gelenleri sürmek, orduları dağıtmak oldu. Demir ve Zehir kullandılar. Savunmasız kalan halkı ağır vergilere bağladılar. Ani, Muş, Bitlis, Bayezid, Ardahan, Van, Malazgirt, Ahlat, Erciş, Bargiri ve diğer bir çok şehirlere Bizans askerleri konuldu (1)" demektedir.

Bizans hakimiyetinde bulunan Ermeni beyliklerinin bulunduğu Doğu Anadoluya yapılan Selçuklu akınları 1018 yılından itibaren giderek artmış, Türklerin Anadolu'yu fethettiği tarihlerde yaşamış olan Ermeni tarihçi Mateos Türklerin gelişini şöyle anlatır; " 467 nci yılın (17 Mart 1018 - 16 Mart 1019) başlangıcında, mukaddes haça tapınan bütün Hristiyan halk Allah'ın hiddetine maruz kaldı...Çünkü kanatlı yılanlar, bütün Hristiyan memleketlerini ateşe vermek üzere geldiler... Bu zamanda Türk tesmiye edilen bu millet toplanıp Ermenistan'ın Vaspurakan (Van) eyaletine geldi ve Hristiyanları merhametsizce kılıçtan geçirdi...Bu katliam haberi Kral Senekerim'e erişti. Onun büyük oğlu David, zadegan ordusunu alıp Türk ordugahına karşı yürüdü. İki ordu korkunç muharebeye tutuştular. Bu zamana kadar bu cins Türk atlısı görülmemişti. Ermeni askerleri onlarla karşılaşınca onların acaip şekilli, yaylı ve kadın gibi uzun saçlı olduklarını gördüler" der.

Üst üste gelen Selçuklu akınlarını durdurabilmek amacıyla Bizans 1021 tarihinde büyük bir ordu göndererek Erciş'te güçlü bir Bizans garnizonu teşkil eder (3). 1038 yılında Türkmenler, Göktaş, Ebulheyca Hezbani ve Anasıoğlu adlı başbuğları ile yeniden Van Gölü civarında görünürler. Ermeni General Haçik komutasındaki Bizans ordusunu Van Gölü havzasında mağlup ederler. Haçik'de bu çarpışmalar sırasında hayatını kaybeder (4). Bizans ordusunu dağıtan Selçuklu birlikleri kısa sürede Van Gölü kıyısındaki diğer Bizans kalelerini de ele geçirerek Anadolu içlerine ulaşırlar.

1045'de Erciş ovasında Türkler ile Bizanslılar arasında şiddetli bir çarpışma daha yaşanır. Ermeni tarihçi Mateos bu savaş hakkında; "484 (10 Mart 1045 - 9 Mart 1046) yılında Tuğrul'un divanından çıkan Boği, Bugi ve Anazuğli adlı üç adam muazzam bir ordu ile Arap memleketlerine doğru ilerlediler... Türkler, bu suretle bir çok esir alıp İran'a giderlerken Arceş (Erciş) adlı Ermeni şehrine geldiler. Burada, İstafan Kapatan (Stepan) adlı bir Roma kumandanı vardı. Bu Roma kumandanına bir çok hediyeler gönderip, kendilerine yol verimesini istediler. Fakat o böbürlenerek Türklere hücum etti. Türkler, Roma askerlerini mağlup ettiler. İstafan Kapatan'ı da esir edip Her şehrine götürdüler (5).

Doğu Anadolu'da ki Roma garnizonlarının Selçukiler tarafından ele geçirilmesi üzerine ordu toplayan Roma İmparatoru II. Basil, kuvvetlerini Türklere darbe vurmak amacıyla harekete geçirir. Van - Hakkari arasında, Büyük Zap Suyu yakınında 1047 yılında meydana gelen savaşta Türkler yenilerek geri çekilirler (6). Zap suyu savaşı sonrası Doğu Anadolu yeniden Bizans (Roma) hakimiyetine girer. Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey, 1054'de Bargiri (Muradiye), Erciş ve Adilcevaz'ı tekrar ele geçirir. Türkler ile Romalılar arasındaki savaşlar sonucu Doğu Anadolu şehirleri sık sık el değiştirir. 1064'de Alp Arslan Kars-Ani-Gürcistan taraflarındaki Roma kalalerine sefere çıkınca oğlu Melikşah'ı da Van Gölü çevresine fetihle görevlendirir. Son olarak, 1070 yılında yeniden Bizans üzerine harekete geçen Alp Arslan, 1071 Malazgirt Zaferinde Roma'nın 200 bin kişiden oluşan ordusunu da mağlup ederek Anadolu'yu Müslümanlara ebedi yurt yapar.

Her fırsatta "Türkler geldiğinde burada biz vardık" diyenler, Türklerin bu toprakları kimlerden ve nasıl aldığını bilmelidirler!

(1) Şahnazaryan, Ermeni Tarihi Hakkında Taslak, Paris 1859. Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, s.76, Belge Yay. İstanbul 1987
(2) Urfalı Mateos Vekayi-namesi (952-1136) ve Papaz Grigor'un Zeyli, s. 48 çev. Hrant D. Andreasyan, Türk Tarih Kurumu Ankara 2000
(3) Mehmet Fatih Bekirhan, Van Gölü Havzası ve Erciş Tarihi, 2012
(4) Prof. Dr. Ali Sevim, Prof. Dr. Erdoğan Merçil, Selçuklu Devletleri Tarihi, s. 31, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1995
(5)  Urfalı Mateos Vekayi-Namesi s. 82-83
(6) Mehmet Fatih Bekirhan, Van Gölü Havzası ve Erciş Tarihi, s. 332, Konya 2012

Mehmet Fatih BEKİRHAN / MİLLİYET

Bu haber toplam 3560 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum