1. YAZARLAR

  2. Ethem BABRAK

  3. Trump'ın Kudüs Kararı 
Ethem BABRAK

Ethem BABRAK

Radyo Televizyon Öğretmeni
Yazarın Tüm Yazıları >

Trump'ın Kudüs Kararı 

A+A-

ABD Başkanı Donald Trump'ın skandal Kudüs kararı beklenen bir hareketti ve kanaatimce tüm dünya ABD Başkanı'nın bu kararını zaten bekliyordu. İsrail ve Yahudi lobileri de bir an önce Kudüs'ün İsrail'in başkenti olarak ABD Başkanı Trump'ın bizzat kendisinin diliyle dünyaya duyurmak için elinden geleni yapıyordu.

Trump'ın Yahudilere ve dolayısıyla İtrail'e zaten baştan beri böyle bir vaadi vardı. Dolayısıyla ABD'nin bu skandal kararı şaşırtmadı ve yarın olası bazı olayların zuhur etmesi de şaşırtmayacak doğrusu.

Katılır mısınız bilmem ama bana göre - okuyabildiğim, görebildiğim kadarıyla - ABD'nin Ortadoğu politikasını yönlendiren şekillendiren ABD'deki Yahudiler...

Çin ve Hindistan’dan sonra dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesi olan ABD'nin kaderini Yahudiler belirliyor desem herhalde çok uçuk bir ifade olmayacak. Bana göre, Trump, Yahudilerin elinden sadece bir kukla. (Trump'ın skandal Kudüs kararını açıklaması esnasındaki görüntülere dikkat edince bende oluşan kanaat Trump'ın adeta buna mecbur olduğu beden dili...

İzlediğim görüntülerde Trump'ın beden dili adeta ben buna mecburum der gibi... Hele hele birkaç defa kendisi gibi, attığı o çılgın imzasını göstermek istemesi, kendisini bana birilerine kanıtlamak istiyor gibi geldi. Siz de dikkat ederseniz -sanırım - bana hak verirsiniz...)


ABD'NİN DİREKSİYONU ASLINDA YAHUDİLERİN ELİNDE

Anlaşılan o ki, Yahudi lobileri, sermayeyi elinde tutan etkin Yahudi aileleri Trump'a ve hatta ABD'de başa gelecek tüm başkanlara/iktidarlara sözünü dinletebilecek güçte/mahiyette...
ABD'nin İsrait'in güvenliği ve geleceği için Ortadoğu'da yapmadığı ve yapamayacağı şey yok...


YAHUDİ, MÜSLÜMANA KARŞI KİNLİ

Öte yandan Yahudiler, üzerinden asırlar geçmesine rağmen Müslümanlara olan kinlerini unutmuş değiller.

Burada önemli gördüğüm bir hususun altını çizmek, dikkatlerinizi biraz da buraya çekmek istiyorum. Bakınız 8 milyon küsur nüfusu olan terör devleti İsrait, daha bebek denilecek yaştaki çocukların eline silah veriyor ve onların olası bir savaşa hazır hale getirmeye çalışıyor. Bunu herhangi bir Müslüman ülke yapsaydı medyadaki başlıkların "MİLİTAN YETİŞTİRİYORLAR", "TERÖR/ist YETİŞTİRİYORLAR" vb. olacağından şüpheniz olmasın...

Öte yandan sosyal medyada dolaşan bir videoda -mutlaka dikkatinizi çekmiştir- dersteki çocuklara aşılanan düşünce Yahudilerin Müslümanlara karşı ne denli bir nefret duygusu biriktirdiğini adeta ispat eder mahiyetindedir.

"Barzani Üzerinden Ne Yapılmak İsteniyor?" isimli yazımda İsrait'in Arz-ı Mevdut amacından bahsetmiş, Yahudi ile Hristiyan'ın Müslümana açtığı savaşın çok sinsi bir şekilde ilerlediğini söylemiş, İsrait'in Barzani'ye olan desteğini bu kapsamda değerlendirmiş ve Yahudilerin Tevrat'a dayandırdıkları inançlarına göre Mescid-i Aksa'yı yıkıp Süleyman Mabedi'ni inşa etmekte ısrarlı olduklarını ifade etmiştim. Ortadoğu’nun en önemli kriz üretim fabrikası İtrail bu amaç doğrultusunda ilerlemeye devam ediyor. Görünen bu...


ÜMMET BİLİNCİ

İslâm’ın kutsal mekanlarının üçüncüsü ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’yı yüreğinde taşıyan Kudüs, neredeyse 50 yıldır Yahudi işgali altında. Buradaki Müslümanlar İtrail’in kurulduğu günden (1948) bu yana Yahudi katliamına, baskısına, zulmüne maruz maalesef...

Kudüs söz konusu olunca sosyal medyada en çok dolaşan görsellerden biri de Selahaddin Eyyubi’nin sözleri oldu. O sözler şöyleydi: "Kudüs işgal altında iken bir Müslüman nasıl olur da gülebilir, Kudüs işgal altında iken bir Müslüman nasıl olur da rahat uyku uyuyabilir, Kudüs işgal altında iken bir Müslüman nasıl olur da rahat bir yemek yiyebilir ve rahatça bir su içebilir…”
Allah kendisinden razı olsun. Gayet güzel, manalı sözler... Ancak bu sözleri içselleştirmiş zihniyet bugün yaşamıyor/yaşatılmıyor, öldü/öldürüldü ya da yatakta can çekişmekte...

Ümmet bilinci oluşmadığı, Müslüman, Müslümana sırtını döndüğü, birbirini sırtından vurduğu, kendisine türlü türlü işkenceler eden ve sinsi bir savaşı çoktan başlatmış olan Yahudi ve Hristiyanların tuzaklarına karşı uyanık olmadığı, imanının gereklerini unuttuğu, imanın sadece belli ibadetlere hapseden düşüncelere yelken açtığı, İslamiyeti cami ile evi arasında sıkıştırdığı, aklını başkasının cebine koyduğu, daha rahat bir yaşamı dininden, namusundan fazla önemsediği sürece BİZLERİN KUDÜS FETHİNİ gerçekleştiremeyeceği ayan beyan ortadadır.


İYİ Kİ ERDOĞAN VAR

Hamd olsun ki bugün Türkiye’nin Erdoğan gibi bir lideri var. Çoğu İslam ülkelerinin gösteremediği dirayeti, cesareti hamd olsun ki Recep Tayyip Erdoğan gösteriyor. Davos’ta İsrait’in yüzüne söyledikleri hala dünyanın gündeminde ve eminim ki Yahudilerin sadece Erdoğan’ın o sözleri nedeniyle Erdoğan’a olan kinleri bizim sandığımızın ötesinde.
Bugün -kabul etseniz de etmeseniz de- Erdoğan, Müslümanların lideri konumunda ve İslam Coğrafyası Erdoğan sayesinde inanıyorum ki eskisine nazaran daha cesaretli. Zaten Batı’yı, ABD’yi, Rusya’yı karşısına alabilen maalesef tek lider, Erdoğan. Maalesef diyorum, çünkü diğer İslam coğrafyasındaki ülkeler bu cesareti, dirayeti gösteremiyorlar.

Ve şimdi gözler Erdoğan’ın atacağı adımlarda...

Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dönem Başkanı sıfatıyla Kudüs için diplomasi trafiği başlatmanın yanı sıra konuya ilişkin önemli sözler sarf etti. Çarşamba günü yapılacak toplantıda Kudüs’ün işgaline karşı ümid ediyorum ki mantıklı, makul ve hatta dünyaya mesaj niteliğinde olabilecek kararlar alınır.

Trump, damadı ve başdanışmanı Yahudi Jared Kushner’ı ‘Ortadoğu’da barış’ için görevlendirmişti sözde! Yahudi bir damat ve üstelik dünyanın jandarması olan ABD’nin Ortadoğu’daki adamı... BELLİ Kİ MÜTHİŞ BİR BARIŞ ORTAMI SAĞLADI/SAĞLAYACAK YAHUDİ DAMAT!

Bunlar, hep "BARIŞ" jargonuyla hareket ederler, bilirsiniz... Yaptıklarını artık dünya biliyor aslında ve hem ABD’ye hem de İrait’e güvenilmeyeceğini aslında artık dünya ülkeleri -bana göre- anlamış durumda...

Diyeceksiniz ki efendi, falan filan ülkeler... Derim ki, tahtını, tacını, kulübesini efendilerinin sayesinde elde eden köpeklerin sadakatidir onların yaptığı... Sırası geldiğinde kemik verilmeyecek ve onlar farkına vardığında iş işten çoktan geçmiş olacak...


İŞİD’e ne oldu?

İşid’e gerçekten ne olduğunu bilen var mı? Kostüm mü değiştirdiler acaba! Şimdi hangi örgütün kadrolu personelleri olarak Müslümanların karşısına çıkacaklar, bu da ayrı bir merak konusu...

İŞİD eliyle İrait’in işine yaramayan, engel olan/olabilecek engeller ortadan kaldırıldı belli ki. Bu yüzden İşid denen örgüt aniden kayboldu.


ŞİMDİ DÜNYANIN GÖZÜ İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI’NDA

Şimdi gözler, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın alacağı kararlarda... Ben şahsen Erdoğan’a güveniyor, bazı hesaplamaları çoktan yapmış olacağını düşünüyor, hangi adımlar ve bu adamların nasıl atılacağı konusunda çoktan bir yol haritası çıkarıldığını tahmin ediyorum.

Bence Filistinliler her yönüyle desteklenmeli, tüm dünyada hem dijital ortamda hem de reel hayatta her bakımdan protestoların yapılması, kararlı tepkilerin gösterilmesi çok önemli.

ABD’ye karşı çıkabilecek, onu fiziksel güç olarak dizginleyebilecek maalesef sadece Rusya’nın olduğunu görmek üzücü. Keşke Müslümanlar bu gücü elinde bulundurmuş olsaydı. Ancak fark ettiğiniz/tahmin ettiğiniz gibi Müslümana bu fırsatı vermiyor Yahudi ve Hristiyanlar...

Putin, yarın Türkiye’ye geliyor ve Erdoğan- Putin bu görüşmesi birçok açıdan önemli olmasının yanı sıra aslında Kudüs açısından da önemli.

Bu süreçte tüm Müslümanların Erdoğan’ın yanında saf tutması gerçekten çok önemli. Zira dünyada inanın bu zalimlere meydan okuyabilecek ve bu cümlelerinin altını doldurabilecek tek lider Erdoğan var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bugün, İsrait için, "ABD Başkanı Trump'ın aldığı Kudüs kararanı Türkiye açısından yok hükmündedir. İsrail bir terör devletidir. Kudüs, bizim gözümüzün nurudur. Çocuk katili bir ülkenin insafına terk etmeyeceğiz. İşgal ve yağmadan başka hiçbir değeri olmayan bir devletin insafına da bırakmayacağız" ifadelerini kullanarak bir kez daha ABD ve İTRAİL’in politikasına karşı olduğunu apaçık ortaya koymuş oldu.

Konuyu daha fazla uzatmadan yazıyı bir ayetler sonlandırıyor, Allah’tan biz Müslümanların "Ümmet" olmayı başarmasını ve basiretimizi artırmasını diliyorum.

"Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir." (Nisa 139. Ayet)

Bu yazı toplam 729 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum