24 Ağustos 2016 Çarşamba
Milletin Direnişine Bin Selam Olsun
Darbe ve Direniş
Türkiyenin NATO ve AB Açmazları
Tarihin İlk Suikastçileri Haşhaşiler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
SÜPHAN DAĞI EFSANESİ
25 Ağustos 2010 Çarşamba 08:26

SÜPHAN DAĞI EFSANESİ

İki sevgili; Hace ile Siyabent birbirlerini büyük bir aşkla sevmektedirler. Fakat bu aşklarına aileleri karşı çıkar. Bir gün iki sevgili kaçmaya karar verirler.

İki sevgili; Hace ile Siyabent birbirlerini büyük bir aşkla sevmektedirler. Fakat bu aşklarına aileleri karşı çıkar. Bir gün iki sevgili kaçmaya karar verirler. Gece yarısından sonra Siyabent ile Hace, Süphan Dağı eteğinde buluşurlar.

Süphan Dağı zirvesine doğru çıkarlar. Gökyüzünde pırıl pırıl yanıp sönen yıldızların ve dolunayın altında yürürler. Epey bir zaman sonra yorulurlar. Dinlenmek için bir mola verirler. Mola verdikleri yer karanlık denilen Süphan Dağı eteğindeki uçurumun tepesidir. Burada kuracakları yuvayı hayal ederler. Çok yorulan Siyabent başını Hace’nin dizine koyup derin bir uykuya dalar. O sırada bir geyik sürüsü üzerlerine gelmektedir. Sürünün liderliğini yapan erkek geyik bu iki sevgiliyi görür. Onları rahatsız etmemek için erkek geyik dişi geyiğe ve sürüyü oraya yaklaştırmaz.

Bu durum karşısında Hace çok duygulanır. Gözünden damlayan yaşlar sevgilisinin yüzüne düşer. Siyabent uyanır. Bakar ki sevgilini gözünden yaşlar akmaktadır. Hace’ye niçin ağlıyorsun’’ diye sorar.

Sevgilisini ağlatanın bir geyik olduğunu öğrenince. ‘‘Seni ağlatan o geyiğin ciğerini söküp sana getireceğim’’ der ve yerinden ok gibi fırlayıp geyiğin peşine düşer.
 

Güneşin batmasına yakın uzaktan görülür. Geyiği yakalayıp omzuna atarak Hece’nin yanına gelir. Geyiğin ciğerini sökmek için bıçağını çıkarıp tam keseceği zaman geyiğin can havliyle ayaklarını çırpmasıyla Siyabent uçurumdan aşağıya düşer.

 
Hace düşen sevgilisinin ardından: ‘‘Sen olmadan ben de yaşayamam’’ diyerek kendini uçurumdan aşağıya atar. Bu acı olay dilden dile dolaşarak efsaneleşir. İki sevgilinin düştüğü yerde her yıl karların erimesiyle iki tane gül açar. Adeta bu ölümsüz aşk efsanesini hatırlatır.
Bu haber toplam 16281 defa okunmuştur
YORUMLAR
EFSANE ÇOK EKSİK
FATİH Ç
Arkadaşlar bu efsane çok ama çok eksik yazılmıştır. siyabendin çocukluğu gençliği ve hace ile tanışmadan önce hacenin abileriyle yaşadıklarından hiç biri ele alınmamış. bu efsane iki gün boyunca anlatılsa bitmez
15 Nisan 2014 Salı 13:58
SON YORUMLAR
Yazan: Mihfer
Bence durum kaymakamla sınırlandırılıp soruşturmalar yalnızlaştırılmamalı, açığa alınmak işten atılmak yada hapis yatmak değildir.

Bir soruşturmanın sulh ve selameti için görevinden belirli bir süre dolayısı ile uzaklaştırıp, soruşturmayı yürütenin soruşturmayı sağlıklı ve sağlam niteliklere kavuşmasını sonucuna göre adil bir karar almasını sağlamaya yöneliktir.

Bunları yaparken, soruşturmacı evrak tahribatı, yada benzeri ikili ilişkilerin önüne geçmek istemesinden dolayı kurum içerisine yada dışında soruşturmaya konu olan bireyler ve bu bireylerin ikili ilişkilerini bilmekle yetinmemelidir, diye düşünmekteyim.

Zannımca da yukarıda ifade ettiğim gibi açığa alınmanın daha anlamlı ve sağlıklı olması ve varsa aklanacak durumları için açığa alınmanın bence bir kişiyle sınırlandırılmayıp, ilçe halkınında tahmin ettiği konular üzerinden, soruşturmaya konu edilen kişinin yanında belli kişilerinde bu süreçte açığa alınması gerekir ve gereklidir. Suçlu bulunmaları halinde bu suça karışmış ekibin kimler olduğu ve kimlerin direktifleri ile kaymakamlığın bu hale geldiğinin de bilinmesi hem kamusal hemde toplumsal vicdanlarda sorgulanmalarının önünü açacağından eminim. Kaymakamlığımız belirli bir ''aileye ve belirli kişilerin tekeline'' geçtiğini bilmeyenimiz yoktur. Bence doğru olanı ve adil olanı savunmak gereklidir. İdareciler belli kişilerin ve gurupların altında eğilmektense, Devlet-i Aliye' nin işlerini adilce ve tarafsızca yerine getirmelidir ve getirmekte zorundadırlar.

Tabi ki taktir devletimizin idari birimlerinin aldığı kararda meşrudur. İllegal yapılarla mücadelede alınması gereken tedbirleri zamanında almayıp, bilakis bunlarla sarmaş dolaş olanların, kamusal harcamaların tespiti, kurumsal hizmetlerin gittiği yer- kişi- zaman tespitine, bireylerin şahsi ilişkilerine, detaylı istihbaratın sağlam ve güvenilir kaynaklara dayanarak detaylı incelenmesi de makbuldür. Bu gibi hadiselerin ve bu yapıların güçlenmesinde rolü olanların unutulmamalıdır ki bugün şehit olan 240 kişinin vebalinin ve ellerinin ''soruşturmaları sonucunda suçlu bulunması halinde'' boynunda olduğudur.

Lakin bu soruşturmanın sonucunda soruşturmaya konu olan kişilerin aklanması durumunda; soruşturmaya konu olan bireyin töhmet altında kalmaması da vatandaşların nezdinde bir erdem, kamunun da gerekli tedbirleri alması için yapılan usullere göre bir süreç kabul etmeliyiz.

Soruşturmanın sonucunun hak yolunca bir süreç olduğu unutulmamalı ve sonucuna göre hareket edilmesi ilçe halkından beklenmelidir.