03 Aralık 2016 Cumartesi
Öğretmenlik - Hamdi Eyigün
Tartışmalı Başkan
Tezek Kokan Köyleri
Terör ve Terörizm
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Selim Arıkbaş Başkanlık Adaylığını Açıkladı
16 Kasım 2013 Cumartesi 13:20

Selim Arıkbaş Başkanlık Adaylığını Açıkladı

Mehmet Selim Arıkbaş, Kaldığımız yerden devam edeceğiz diyerek Adilcevaz’da Hizmet Rüzgarını yeniden estireceklerini söyledi.

2004 – 2009 yıllarında Adilcevaz’da belediye başkanlığı yapan ve birçok büyük projeye imza atan M. Selim Arıkbaş, 2014 Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlerde Saadet Partisi’nden aday olduğunu açıkladı.

Hizmete ilk günkü heyecanla devam etmek istediklerini belirten M. Selim Arıkbaş Sitemize yaptığı açıklamada; "İlçemiz belediyesinin son yıllarda tüm gayrimenkulleri satılmış, bir kısmı heba edilmiş, ödeme gücü üstünde borçlandırılmış, hizmet edemez hale gelmiştir. Belediyemizi yine inşallah bu durumdan kurtarmak için canla başla çalışacağız." dedi.

Belediye başkanlığına seçilmesi durumunda Adilcevaz’da değişim rüzgârlarını tekrar estireceklerini belirten Arıkbaş; "2014 yılında yapılacak olan mahalli idareler seçiminde ilçemiz belediye başkanlığı için Saadet Partisi’nden adayım. 5 yıl yaptığım bir önceki belediye başkanlığım döneminde ilçemize birçok hizmette bulundum. İçme suyu, araç alımı, kamulaştırma, çevre düzenlemeleri, şehir içi ulaşım, ticari taksi durakları, toki konutları, park yapımı, her yıl düzenli olarak yapılan Kur’an-ı Kerim ziyafetleri, Sevgi ve Kardeşlik Şöleni, Ceviz Festivali, Belediye Hizmet binası yenileme ve tadilatı, yol genişletmeleri, sulama suyu kanalları, istinat duvarları, ağaçlandırma, yarım kalan otogar ve hamamın tamamlanması gibi sayamadığım birçok hizmetlerimiz oldu. Hizmetlerimizi belediyemizi maddi sıkıntıya sokmadan, borçlanmadan yaptık ve güzel ilçemizde borçsuz bir belediye teslim ettik. En önemlisi beş yıllık belediye başkanlığı dönemimde bana oy veren vermeyen herkese ayrım yapmadan hizmet ettim. Seçim kaybederken de seçim sonrası sabahı ilçedeki tüm esnaf ve kahvelerdeki vatandaşları gezerek herkese teşekkür ettim ve hiçbir vatandaşımıza da küsmedim. Güzel halkımızla beraber ilçede ikametime devam ettim. Yine bu anlayışla, birlik ve beraberlik içerisinde herkesin katılımıyla hizmetlerimize devam etmek istiyoruz." dedi.

"YARIM KALAN PROJELERİMİZİ TAMAMLAYACAĞIZ"

Adilcevaz’ı tekrar hak ettiği yere getirmek için çalışacaklarına değinen Selim Arıkbaş, "Aday olmamın nedeni ilçemizin insanlarına olan sevgimdendir. Yarım kalan projelerimi tamamlamak için ilçemizin güzel insanlarına hizmetlerin en güzelini ilk günkü, aynı heyecanla yapmayı düşünüyorum. Önce Allah’ın sonra da sizlerin takdirleriyle bu görevi layıkıyla yerine getireceğim. İlçemizi tekrar olması gerektiği yere getirmek, şirin Adilcevaz’ımızı tüm ülke ve dünyaya tanıtmak, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi korumak, büyük sorun haline gelen göçü önleme adına ilçemizi tekrar cazibe merkezi haline getirmek, turizm potansiyellerini geliştirmek, belediye bünyesinde ciddi manada kuracağımız proje ofisi ile halkımıza DAKA(Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı), AB(Avrupa Birliği), IPA, SODES, KOSGEP Projeleriyle destek olup kalkınmalarını sağlayacağız. Bu projeler kapsamındaki hibelerden faydalanmaları konusunda elimizden gelen desteği sonuna kadar vereceğiz. İlçemiz belediyesinin son yıllarda tüm gayrimenkulleri satılmış, ödeme gücü üstünde borçlandırılmış, belediyemiz hizmet edemez hale gelmiştir. Bizler belediyemizi yine inşallah bu durumdan kurtarmak için canla başla çalışacağız. Bu vesile ile Saadet Partisi’nden Adilcevaz Belediye Başkanlık adaylığımın hayırlı olmasını diliyor, tüm hemşerilerimizin desteğini bekliyor, saygı ve sevgilerimi sunarken ilçemizdeki tüm belediye başkanı aday adayı ve aday olan değerli kardeşlerime de başarılar diler, Allah herkesin yar ve yardımcısı olsun." dedi.

MEHMET SELİM ARIKBAŞ

1956 yılında Adilcevaz’da doğan M. Selim Arıkbaş, ilkokulu Adilcevaz’da, ortaokul ve liseyi Bitlis İmam Hatip Lisesinde tamamladı.

Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Arıkbaş, 1974 yılında imam hatip olarak göreve başladı. 1978 yılında Adilcevaz Süt Endüstrisi Kurumunda Ticaret Şefi olarak memuriyetine devam etti.

1980 yılında Adilcevaz Kaymakamlığı Özel Kalem Müdürü olarak görev yapan Arıkbaş, 28 Mart 2004 mahalli idareler seçimlerinde Adilcevaz Belediye Başkanı seçildi. Belediye başkanlığı döneminde Adilcevaz’da büyük hizmetlere imza atan ve değişim rüzgârı estiren Arıkbaş, evli ve 4 çocuk babası olup Adilcevaz’da ikamet etmektedir.

www.adilcevaz13.com

Bu haber toplam 11419 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON YORUMLAR
Yazan: Doç.dr. Dr. Mustafa Atlı
Yazan: Cemal
Hocam ağzınıza ve yüreğinize sağlık. Bir öğretmeni değil bir meleği tanımlamışsınız. Gerçekten hangi mesleği icra ederseniz edin, esas gayenize uygun yaşarsanız insan olsanız da üstünlükte melekleri bile geçebilirsiniz.
Sizin yazınız üzerine hatıralarım canlandı. Birkaç öğretmen davranışıyla geçmişi yad! edelim.
Eti senin kemiği benim dönemleri idi. O zamanlar velisi olması hasebiyle buna kısmen hakkı olduğu düşünülebilen babasından bile işitmediği azarı, yemediği dayağı öğretmeninden işitir yerdi öğrenciler. Bu durum garipsenmez, genel kamuoyu bunu hatta doğru ve gerekli görürdü.
İlk okul 4 ncü sınıfta 9-10 yaşlarında bir sabi iken öğlenci olduğum okula biraz geç gitmiştim. Öğretmenimiz! ile o gün yeni tanışacaktık. Sen misin derse geç gelen. Yaş söğütten bir çubuk ile iki elin avuçlarına sertçe ve insafsızca vurularak yediğim dayağı hiç unutur muyum? Bu muamele hayatımda bana olumlu hiç bir şey öğretmedi. Sadece o öğretmeni hep böyle olumsuz hatırlarım. Bana öğrettiği şey var mı inan hiç sanmıyorum.
Ortaokul yıllarında uzamış saçları sıfıra vursan bile izi geçmeyecek şekilde herkesin içinde koyun kırkar gibi makasla kesen idealist! öğretmenlerle de karşılaştık, karete ve tekvando bilgilerini, savunmasız öğrenciler üzerinde deneyenlerle de. Bugün 30-40 yaşlarının üzerindeki anne ve babaları, bu tip öğretmenler yetiştirdi. Ancak, bereket ülkede hukuka, adalete, bilime, insan hak ve hürriyetlerine inananlar da var mış ki, öğretime yönelik alınan tedbirler soncunda o dönemlerde hiç te azımsanamayacak kadar çok olan bu tür uygulamaların sonu gelmek üzere. Tükendi diyemem zira, halen sabilere iki harf öğretecek diye onlara hakaret eden döven tiplerle karşılaşmak mümkün.
Kısaca herkes sadece vazifesini yapsın. Öğretmen de sadece öğrencisine öğretmesi gereken bilgileri tam ve zamanında öğretsin yeter. Eğiteceğim diye bir öğretmen çocuğun ana-babası yerine geçmesin. Ana-babanın, çevrenin, Toplumun çocuğu eğitmeye dönük vazifelerini üstlenmesin. Zira bütün bu yükü taşıyamaz. Ana-babanın bile çocuğuyla ilişkisinde dikkat ettiği sınırları, ana-baba yerine geçip aşmasın. Öğrenciyi yaşı ne olursa olsun bir birey olarak görsün. Ona sanki okuldaki bir başka öğretmene, müdüre, veliye, sokaktaki bir yetişkine hitap ettiği gibi saygılı ve kibar bir şekilde hitap etsin. Ona bir birey olduğunu hissettirsin yeter. Bir akademik yıl sonunda o öğrenci, o dönemde öğrenmesi gereken bilgiyi öğrenmiş mi, önemli olan budur. Öğretmenlik vazifesinin sınırı aşılırsa o zaman sorunlar başlar. Eğitim işi de önce ailenin eğitimiyle olmalıdır. Ailenin eğitimi, her şeyi yaparım diyenlerce değil, eğitim işinde uzman olanlarca yapılması gereken planlı ve proğramlı bir iştir. Bu husus öğretmenleri aşar. Aileler eğitildikte çocuklar da eğitimli olarak öğretime başlar. Vesselam.
Yazan: Özcan BEŞKARDEŞ
Yazan: Mithat köse