1. YAZARLAR

  2. Zahit DEMİREL

  3. Ramazana Girerken
Zahit DEMİREL

Zahit DEMİREL

VAN TUŞBA MÜFTÜSÜ
Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazana Girerken

A+A-

İslam’ın beş temel esaslarından biri olan Ramazan ayının orucu, Hicretin ikinci yılının şaban ayında farz kılınmıştır. farziyeti kitap, sünnet ve icma ile sabittir.

Bütün Müslümanların farziyeti hususunda icma ettikleri ramazan orucunun farziyetine dair Kur’anda ki delil, Bakara suresi 183- 185. ayetleridir. Bu ayeti kerimelerde: “Ey iman edenler! Allah ‘a karşı gelmekten sakınmanız için, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Oruç sayılı günlerdir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul duyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. ( o sayılı günler), insanlar için hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılın birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyleyse içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin.” buyrulur.

Buhâri ve Müslim’in rivayet ettikleri; “İslam beş şey üzerine kurulmuştur. Allahtan başka ilah olmadığına ve Muhammed (SAS)’in Allah’ın elçisi olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve yoluna gücü yetenlerin haccetmesi.” Hadisi ramazan orucunun farziyetine dair sünnettik delillerden biridir.

Ramazan ayı, Kur’an-ı kerimde kendi özel ismiyle zikredilen tek aydır. Bu ayın Kur’an-ı Kerimde kendi özel ismiyle zikredilmesi suretiyle şereflenmesi ve Kur’an-ı Kerimin bu ayda inmiş olması on bir ayın sultanı unvanına layık olmasına sebep olmuştur. İnşallah bu ayı yaşayanlar bu ayın kıymetini bilen ve nasiplenmek isteyenlerde bu şereften hisselerini alacaklardır.

Dolayısıyla rahmet, mağfiret ve cehennemden âzad olma ayı olan Ramazan ayı diğer aylardan farklı bir aydır. Bu sebeple de daha fazla önem verilmesi, dikkat edilmesi ve ibadetle, duayla, tövbeyle, Kur’an ile geçirilmesi gerekir. Bilinmelidir ki İlkbaharda bitkilerin yeşermesi, filizlenmesi için yağmur neyse; manevi olarak ruhlarımızın arınması, ahlaken yücelmemiz ve merhamete kavuşmamız içinde Ramazan ayıda odur.

Ramazan ayı büyük bir heyecan ve coşkuyla karşılanmalı ve yaşanmalıdır. Bu ayın feyiz ve bereketinden istifade etmek için, bu aya kavuşmayı lütfeden Allah’a şükrederek başlanılmalı ve ilk gününden itibaren bu ayın manevi atmosferini yaşamak için bütün yollar denenmelidir.

Zira Hz. Peygamber (sas)’in “Ramazan ayının ilk gecesi olunca Allah yarattıklarına rahmetiyle bakar. Rahmetiyle de baktığı kuluna da ebedi olarak azap etmez.”

“Ramazanın her gününde cehenneme gitmeyi hak eden çokça insanı Allah cehennemden kurtarır. Ramazanın yirmi yedinci gecesi olunca melekler dalgalanır ve cebbar olan Allah Teâlâ hiç kimsenin anlatamayacağı şekilde tecelli eder ve ertesi gün bayram yapacak olan meleklere şöyle seslenir: Ey melekler topluluğu! İşini tam yapan işçinin ücreti nedir? Melekler:

Ücreti tam verilir, derler. Bunun üzerine Cenab-ı Allah:

Sizi şahit tutuyorum ki, onların ( Ramazanı ihya edenlerin) tamamını bağışladım, buyurur.” Hadisi şeriflerinde Ramazan ayının başından sonuna kadar her bir gününün bir fırsat olduğunu ve değerlendirilmesinin gerektiğine işaret edilmiştir.

Hz Peygamberin bu müjdesine nail olmak için Ramazan ayını fırsat bilip, Kur’an’ın tavsiye ettiği sabır zırhına bürünmek, Günahlarla kirletilen ömrü tövbeyle temizletmek suretiyle yeni ve gerçek bir hayata başlanılmalıdır.

Belki de bu yılkı Ramazan ayı manevi olarak arınmak için Cenabı Allah’ın her birimize lütfettiği son bir fırsattır. O halde şeytanların zincire vurulduğu ve cehennem kapılarının kapatıldığı bu mübarek Ramazan ayı Allah’a itaatle, ibadetle, iyilikle ve ihsanla geçirilmelidir.

Perşembe günü idrak edeceğimiz mübarek Ramazan ayının ülkemize, milletimize hayırlı olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Ramazan-ı şerifiniz mübarek olsun.

Bu yazı toplam 1893 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.