1. YAZARLAR

  2. Veysel KOŞAR

  3. Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun
Veysel KOŞAR

Veysel KOŞAR

EĞİTİMCİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun

A+A-

Öğretmen, mürebbiye sınıfından ruh işçiliği olan bir eğitim öğretim erbabıdır. Önceleri muallim denirdi. Öğretmen, öğrencisine hayatına lazım olan temel bilgi ve becerilerden tutun, sosyal hayata hazırlayan, bilinç oluşturan, hayat bakışı kazandıran bir pozisyondadır. Öğretmenliğe bir meslek olarak bakılamaz aslında bir adanmışlıktır. Hele bu adanmışlığı, muallimliği mürebbi bir hal, aydınlık bir ruh halini münevver sıfatı ile bütünleşmişse, mesleğinin gerektirdiği niteliklere sahipse toplumu inşa eden bir mimar mesabesindedir.

"Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır." ifadesi mühim bir hakikati ifade eder. Öğretmeni mesleği, sorumluluğu ve eserindeki tesiri itibari ile de "Muallim, ya minarenin başındadır ya da kuyunun dibindedir." sözü de öğretmenin orta ya da idare eder bir pozisyonunun, konumunun olmadığını belirtir. Öğretmenlik aynı zamanda kutsal bir meslek olmasıyla birlikte, dünyada ve ahirette yakasına yapışılacak önemli bir sorumluluk sahasıdır.

24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle kendisini hep öğrenci olarak gören olarak ben de emeği geçenleri anmak, maziye kısa bir yolculuk yapmak öğrencilik yıllarımdan öğretmenlerin gerçekten yön levhası/pusula olduğunu vurgulamak istiyorum. İlk okulumun ilk tecrübeleri bende sancılı başladı. Belli bir disiplini olan yerde neyle karşılaşacağını bilememe kaygısı sonra yerini endişe ve korkuya bıraktığı acılı günlerdi. "Öğretmenini bulan öğrenci olamamıştım." Arada adını koyamadığım duvarlar vardı. Gitmek istemezdim. Zihnim öğrenmeye kapalıydı. Korkardım öğretmenimden. O da biz okumaya yazmaya geçelim diye uğraşırdı kendince  faydası olur zannı ile tehdit de ederdi. “Sizi bodruma atacağım derdi." Okulun bodrumuna da götürdü belki öğrenmeme engel adını koyamadığım duvarlar yıkılır diye. Yıkılmadı, yıkamadım altında kaldım. Aman Allah’ım! müstahdeme bizi kurtar diye nasıl yalvardığımı bugün bile o sıcaklığı ile hatırlıyorum. O enkazdan zihnim, kalbim ve ruhum çok yaralar aldı.


Allah’ tan sınıfta kaldım da yeni bir öğretmenle sil baştan başladım. Tekrardan 1. Sınıf olarak dersliğe girinceye kadar içinde boğulduğum korku, heyecan; sınıfta gözleri gülen, yanakları elma gibi olan, yüzüne gülücükler yerleştiren ve içimi okşayan "Gel bakalım aslanım!" diyen bir öğretmenle zihnimin düğümleri çözümlendi. Okulla barıştıran ve okulu sevdiren oldu -ilk öğretmenim- İshak Polat. Halen yine öğretmenim dediğim, 38 yıl geçse de uzaktan da olsa görüştüğüm eğitimimin temel basamağının mimarıdır ve kendisini hep minnetle anarım ve öğrencilerime de anlatırım. Bilahare Mehmet Emin Arı öğretmenim de hem ruh dünyamı, hem zihinsel dünyamı inşa etti. Dinginliğin ve derinliğin kapısını araladı. Kendisinde sorumluluğun ciddiyetini, önemini, hayatın bir okul ve bu okulda öğrenciliğin hep devam ettiğini öğrenmişimdir. Ortaokul yıllarında bana hedef gösteren, yön çizen; "Hedefe yürümek sebat ve metanet ister." diyen titizliğin bendeki sembolü Emir Orhan İşsevenler’ i unutmam mümkün değil.

Van Atatürk Lisesinde okurken ilgi ve kabiliyetimin çiçek gibi açılmasına vesile olan; edebiyata olan yatkınlığımı keşfettiren  şimdi Yüzüncü Yıl Üniversitesinde akademisyen olan Prof. Dr. Zeki TAŞTAN  Hocam da bende unutulmazlar arasındadır. Yine üniversite hayatımda öğretmenliğin özünü bana iki cümle ile öz ve veciz şu ifade ile; "Bir öğretmenin sopası ne kadar kısa ise öğretmenliği o kadar uzundur. Eğer sopası uzunsa, maalesef öğretmenliği de o nispette kısadır." diyerek meslekte önemli bir yön levhası olan Yrd. Doç. Dr. Yılmaz Önay Hocamı da saygıyla ve minnetle her zaman anarım.

Öğretmenini bulan her öğrenci çok şanslıdır. Ben bunu ilk olumsuz tecrübenin travmasıyla daha iyi anladım.

Tabi, hayat bir okul ve öğretmenler de hep olacaktır. İnsanlar bir terbiye siteminden bir mürebbi elinden muhakkak geçecektir geçmelidir. Eğitim sadece okulla sınırlı değildir. Beşikten mezara kadar da değil daha öteleri kucaklayan öğretmenler toplumun olmazsa olmazlarıdır. Ne mutlu o öğretmene ki gönüllerde, zihinlerde ismini nakşetmiş; toplum ve medeniyet inşasında rol alabilmiş yüceler sınıfındadır.

Aşk ile büyük bir cehdle öğretmenlik yapan ve hep öğretmen kalan öğretmenlerimizin 24 Kaım Öğretmenler Gününü tebrik ediyor, selam ve hürmetlerimi arz ediyorum.

Bu yazı toplam 1989 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazılan yorumlar hiçbir şekilde www.adilcevaz13.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.