1. HABERLER

  2. UNUTULMAYANLAR

  3. NAZIM KOCABAŞ

NAZIM KOCABAŞ

Nazım Kocabaş, 1962 yılında Anadolunun eşsiz güzelliğine sahip olan Adilcevaz’ın Hıdırşah mahallesinde dünyaya geldi.

A+A-

Memleket özlemiyle yanıp tutuşan, bu özlemini şiirlerine konu yapan, memleketin yanık yürekli divanesi Nazım Kocabaş, 1962 yılında Anadolunun eşsiz güzelliğine sahip olan Adilcevaz’ın Hıdırşah mahallesinde dünyaya geldi.

Aslında 1962 dogumlu olan şairimiz, ogünkü şartlarda 2 yaş büyük yazılarak nüfus kayıtlarına 1 ocak 1960 olarak geçmiş. Çocuk yaşta hayatın yükünü omuzlarında hisseden şairimizin çocukluğu, hep acılar içinde geçti. Çünkü babası Yusuf bey ağır hasta olarak evde yatıyor, maddi durumları oldukça kötüleşmişti.

Okul çağı geldiğinde, okula merkez ilkokulunda başlar. O yıl sonbaharda babasını kaybeder ve okulu bırakmak zorunda kalır. Bir sonraki yıl dayısı tarafından Ahlat yatılı bölge okuluna yazdırılır, burada 5 yıl okur. Yatılı bölge okulunda okul hayatını devam ettirirken kendisine anne şefkati gösteren Hınısların yeğeni aynı zamanda Kamil Kurtoğlu’nun Muhterem eşi Azize Kurtoğlu tarafından üçüncü sınıfa kadar okutulur.

Üçüncü sınıftayken, evlenip Adilcevaz kavuştuk köyüne tayin olan öğretmeni Azize hanımdan sonra , Ahlat’lı Güler Ergezen tarafından okutulur. Hayatı boyunca hep öğretmenlerine minnettar olan şairimiz, yatılı okulu bitirince öğretmen okulu sınavını kazanarak yöremizde ernis olarak bilinen Alpaslan öğretmen okuluna kayıt olur, daha sonra lise olan bu okulda siyasi olaylar olsada okulunu bitirir.

Üniversite sınavına girerek yüzüncü yıl üniversitesi eğitim yüksek okulunu kazanır, iki yıl okuduktan sonra mezun olur. İlk tayin yeri Trabzon ili Araklı ilçesi Aytaş köyüne çıkar aynı zamanda burası şairimizin ilk göz ağrısıdır köylülerle beraber bazı yenilikler yaparak üç yıl burada görev yapar.

Daha sonra tayinle Siirt’in Kurtalan ilçesi Çeltikbaşı köyüne ataması yapılır, burada göreve başlarken mollaalioğullarından Hasan Çiftçi’nin kızı Senem hanımla evlenir, sevgili annesi ile birlikte onsekiz yıl aradan sonra Siirt’te yaşamaya başlarlar, Çeltikbaşı köyünde görevi devam ederken terör olaylarından dolayı Kurtalan’a tayin olur. Askere gidip geldikten sonra Kayabağlar kasabasında iki yıl görev yapar, burada görevini sürdürürken kızı Handan dünyaya gelir.

Annesi Hatice hanımın hastalığı dolayısıyla Ankara’ya gelir, Bala ilçesi Gülbağı köyünde üç yıl görev yapar burada çok güzel günler geçirir. Daha sonra Sincan’da ev alarak Sincan Altınordu ilköğretim okuluna tayin olur onbeş yıldır bu okulda görevine devam etmektedir. Ankara’da ikinci çocugu Ahmet Taha dünyaya gelir, kızı Samsun’da üniversite, oğlu ise ilkokulda okumaktadır.

Ailesiyle her zaman gurur duydugunu belirten şairimiz, gurbettenmidir bilinmez memleketini tarifsiz çok seven, hemşerilerine çok saygılı, her ölene çok üzülen, kıymetsizce olsada bir şeyler karalamaya çalışan milletin ve memleketin yanık bir divanesidir. Her zaman hep bu kelimeyi söylemiştir. "Rabbim hiç kimseyi vatanından ayrı koymasın."

Almışım elime tahta bavulu. 
Senden uzaklara işte gidirem. 
Gözlerimde hüzün gönlüm ağulu. 
Giydim çarığımı işte gidirem. 

Özlesemde Hıdırşahın suyunu. 
Görmesemde artık Kaleboyunu. 

Bıraktım geride toyla düğünü. 
Davul zurna sizin olsun gidirem. 


Adilcevaz’ın doğal güzellikleri gibi konuları şiirlerinde işlemiştir. Halkın acılarını, sevinç ve mutluluklarını özellikle gurbetten memlekete olan hasretini dile getirerek zengin bir konu dünyasını şiirlerine yansıtmıştır.

www.adilcevaz13.com

Bu haber toplam 3315 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum