Yavuz BEŞKARDEŞ

Yavuz BEŞKARDEŞ

İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ
Yazarın Tüm Yazıları >

Mutluluk

A+A-

Mutluluk için birçok tanım yapmak mümkündür. Pek çok duygu gibi göreceli olan mutlulukla ilgili öz bir tanım yapmak zordur. Kimine göre insanların yaşam amacı, kimine göre tutkusu, kimine göre gözlerinin içinin gülmesi, kimine göre kalbinin bir kuş gibi kanat çırpması vb. gibi tanımları çoğaltmak mümkün olabilmektedir. Kısaca bu duygu insanın sahip olduğu duyguların en güzelidir diyebiliriz.

İster istemez günümüz insanının mutlu olup olmadığı ya da mutluluğu nelerde aradığı sorusunu aklımıza getirmektedir. Günümüz dünyasının modernizesi gereği etrafımızı çepeçevre saran kapitalist düşünce gereği insanlarda mutluluğu maddi şeylerde aramasına sebep olmaktadır. Var olanla yetinmekten ve mutlu olmaktan çok olmayanı hayal etmek ve ona ulaşmak için kendi hayatını ve mutluluğunu zehir etmekte aramaktadır. Benjamin Frankli’nin dediği gibi:’’ Mutlu olmanın iki yolu vardır. Ya istediklerimizi azaltmak ya da imkânlarımızı çoğaltmaktır.’’ Günümüz insanı daha çok ikincisini tercih etmekte isteklerini azaltmaktan çok imkânsızı çoğaltmak yolunu seçmekte buda ister istemez mutsuz bir toplum karşımıza çıkarmaktadır.

Oysa mutluluğu yakalamak çok da zor değildir. George Sand’in dediği gibi: ‘’ mutluluk daima yakınımızdadır. Onu yakalamak için çoğu zaman elimizi uzatmak yeter.’’ Yani mutluluk insanın hiçbir sıkıntı ve kederinin olmaması, insanın kendi kendine yetebilmesi durumudur. Mutluluk ucu açık bir hissiyat olup, tek bir etkinliğe dayandırılması mümkün değildir. Hayata dair yaptığımız işlemlerin çoğu mutlu olmaya yöneliktir. Örneğin çalıştığımız işte başarılı bir birey olmak, Öğrenci isek girdiğimiz sınavda başarılı olup dilediğimiz okulu tutturmak. Yani ufacık bir haber bir etkinlik, bir caba yeter insanı mutlu etmeye. Hani bir avcının avının izini sürmesi, bir çoban için kavalını çalıp sürüsünün gütmesinin adıdır mutluluk. Bir çiftçinin bağı ve bahçesi ile uğraşması, bir çocuğun koşup oynaması, yeni aşkların ele ele tutarak yürümesidir mutluluk. Bazen bir şiir, bazen de yağan bir yağmurdur mutluluk sebebimiz.

Peki, mutluluğu elden bırakmamak için ne yapmalıyız? Bazen elde olmayan sebeplerle mutsuz olsak da, mutluluğu bir yaşam tarzı olarak benimsemeliyiz. Hayata pozitif bakmalı, anı yaşamalı, bardağa devamlı dolu tarafından bakmalı, yani her ne olursa olsun içinde bulunduğumuz durumdan şikâyet etmemeliyiz. Sürekli yüzü gülen, neşeli olan, hayattan zevk alan insanların çok mutlu oldukları bilimsel olarak ta kanıtlanmıştır. O halde mutluluğun özgürlük, hayattan tat almak olduğunu unutmamalıyız. Yani Çatırdayarak yanan bir semaverden sohbet edercesine tavşankanı bir çay içmektir mutluluğun adı. Dilediğince yaşamak, hiçbir sıkıntıyı kafaya takmadan, mutsuzluğumuzu mutluluğa dönüştürebilmektir. Unutulmamalıdır ki çağımızın en büyük hastalığı olan stres yani bir şeyleri kafaya takma olayı mutsuzluğumuzun en büyük kaynağıdır. O halde hiçbir şey bizleri mutsuz edecek kadar önemli olmamalıdır. Unutmayalım ki hayat küçük şeylerden oluşur, eğer sen seversen büyük olur.

Sözlerimi Viktor Hugo’nun şu sözleri ile bitirmek istiyorum: ‘’En karanlık gece bile sona erer ve güneş tekrar doğar.’’ Güneşin tüm güzelliği ile tekrar doğması, huzur ve sağlıklı bir ömür geçirmeniz temennisi ile mutlu kalın.

Bu yazı toplam 1549 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.