28 Ağustos 2016 Pazar
Ne Mutlu Türküm Diyene
Milletin Direnişine Bin Selam Olsun
Darbe ve Direniş
Türkiyenin NATO ve AB Açmazları
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Korucuların Özlük Hakları İyileştiriliyor
18 Kasım 2012 Pazar 23:27

Korucuların Özlük Hakları İyileştiriliyor

Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz, köy korucularının özlük haklarının iyileştirileceğini söyledi.

Adilcevaz13.Com / HABER MERKEZİ - Bitlis Ak parti Milletvekili Vedat Demiröz sitemize yaptığı açıklamada; Korucuların özlük haklarına ilişkin çalışma yaptıklarını ifade ederek, korucuların özlük haklarında iyileştirme yapacaklarını söyledi.

Plan Bütçe Komisyonunda 
Korucuların özlük haklarına ilişkin Bakan İdris Naim Şahin ile görüşen Demiröz, "Korucularımız zor şartlar altında çalışıyor ve özlük hakları noktasında da ciddi mağduriyetler yaşıyorlar. Daha önce Sayın Başbakanımızla da bu konuyu görüştüğümüzde kendileri de korucularla ilgili  iyileştirme yapılaması gerektiğini ifade ettiler. Bakanımızla da aynı konuyu detaylı değerlendirdik. Korucularımızın sağlık ve emeklilik hakları ile ilgili iyileştirme yapılacağının da sözünü aldık. Bununla ilgili çalışma yapılıyor. Korucu kardeşlerimiz biraz sabretsinler, yıllardır bekledikleri iyileştirmeler hayata geçecek." dedi.

Demiröz, Biber Gazlı Eyleme Tepki Gösterdi

Ak Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz, CHP’li milletvekillerinin Plan Bütçe komisyonunda yapmış olduğu biber gazlı eyleme tepki gösterdi.

İçişleri Bakanlığının bütçesi görüşüldüğünde komisyon muhalefetin biber gazlı eylemine sahne olmuştu.

Tepki çeken eylemde CHP’li üyeler İçişleri Bakanını protesto etmek için komisyonda biber gazı ve sprey sıkmıştı. Bu esnada komisyon divanında bulunan Demiröz gazdan etkilenmiş ve eylemi yapan Milletvekillerini uyarmıştı.

www.adilcevaz13.com

Bu haber toplam 1654 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON YORUMLAR
Yazan: Ertan Dilaveroğlu
Yazan: Mihfer
Bence durum kaymakamla sınırlandırılıp soruşturmalar yalnızlaştırılmamalı, açığa alınmak işten atılmak yada hapis yatmak değildir.

Bir soruşturmanın sulh ve selameti için görevinden belirli bir süre dolayısı ile uzaklaştırıp, soruşturmayı yürütenin soruşturmayı sağlıklı ve sağlam niteliklere kavuşmasını sonucuna göre adil bir karar almasını sağlamaya yöneliktir.

Bunları yaparken, soruşturmacı evrak tahribatı, yada benzeri ikili ilişkilerin önüne geçmek istemesinden dolayı kurum içerisine yada dışında soruşturmaya konu olan bireyler ve bu bireylerin ikili ilişkilerini bilmekle yetinmemelidir, diye düşünmekteyim.

Zannımca da yukarıda ifade ettiğim gibi açığa alınmanın daha anlamlı ve sağlıklı olması ve varsa aklanacak durumları için açığa alınmanın bence bir kişiyle sınırlandırılmayıp, ilçe halkınında tahmin ettiği konular üzerinden, soruşturmaya konu edilen kişinin yanında belli kişilerinde bu süreçte açığa alınması gerekir ve gereklidir. Suçlu bulunmaları halinde bu suça karışmış ekibin kimler olduğu ve kimlerin direktifleri ile kaymakamlığın bu hale geldiğinin de bilinmesi hem kamusal hemde toplumsal vicdanlarda sorgulanmalarının önünü açacağından eminim. Kaymakamlığımız belirli bir ''aileye ve belirli kişilerin tekeline'' geçtiğini bilmeyenimiz yoktur. Bence doğru olanı ve adil olanı savunmak gereklidir. İdareciler belli kişilerin ve gurupların altında eğilmektense, Devlet-i Aliye' nin işlerini adilce ve tarafsızca yerine getirmelidir ve getirmekte zorundadırlar.

Tabi ki taktir devletimizin idari birimlerinin aldığı kararda meşrudur. İllegal yapılarla mücadelede alınması gereken tedbirleri zamanında almayıp, bilakis bunlarla sarmaş dolaş olanların, kamusal harcamaların tespiti, kurumsal hizmetlerin gittiği yer- kişi- zaman tespitine, bireylerin şahsi ilişkilerine, detaylı istihbaratın sağlam ve güvenilir kaynaklara dayanarak detaylı incelenmesi de makbuldür. Bu gibi hadiselerin ve bu yapıların güçlenmesinde rolü olanların unutulmamalıdır ki bugün şehit olan 240 kişinin vebalinin ve ellerinin ''soruşturmaları sonucunda suçlu bulunması halinde'' boynunda olduğudur.

Lakin bu soruşturmanın sonucunda soruşturmaya konu olan kişilerin aklanması durumunda; soruşturmaya konu olan bireyin töhmet altında kalmaması da vatandaşların nezdinde bir erdem, kamunun da gerekli tedbirleri alması için yapılan usullere göre bir süreç kabul etmeliyiz.

Soruşturmanın sonucunun hak yolunca bir süreç olduğu unutulmamalı ve sonucuna göre hareket edilmesi ilçe halkından beklenmelidir.