29 Temmuz 2016 Cuma
Memleketine Sahip Çık
Asrın Ebabilleri Yendi
15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine
Ve Millet Kazandı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Korucu ve Muhtarların Özlük Hakları İyileştirildi
12 Temmuz 2013 Cuma 12:03

Korucu ve Muhtarların Özlük Hakları İyileştirildi

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Torba Yasada geçici köy korucuları ve muhtarların özlük hakları ve maaşlarında iyileştirmeler yapıldı.

Bitlis Milletvekilleri Vahit Kiler ve Vedat Demiröz, Korucuların ve Muhtarların özlük haklarının iyileştirildiğini söyledi.

Yıllardır mağduriyet yaşayan korucular ve muhtarların özlük haklarında ve maaşlarında iyileştirmeler yapıldı.

Konu ile ilgili açıklama yapan Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz; "Gerek muhtarlarımızın ve gerekse korucularımızın özlük haklarının iyileştirilmesi için şahsım ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi arkadaşlarımızla ortak önerge verdik. Önerge ile bu fedakâr arkadaşlarımızın yıllardır devam eden mağduriyetini gidermiş olduk. Geçici Köy korucularımız yaklaşık 28 yıldır güvenlikle ilgili her görevde gece gündüz demeden özverili bir mücadele içerisinde oldular. Çok sayıda şehit verdiler. Verdiğimiz bu önerge ile Geçici köy korucuları en düşük emekli aylığı 384 TL'den 653 TL'ye çıkartılıyor, en yüksek geçici köy korucusu emekli aylığı 614 TL'den 883 TL'ye yükseltiliyor.

Aynı şekilde muhtarlarımızın da mağduriyetini giderdik. Maaşları düşük ve prim ödemek zorundaydılar. Yaptığımız düzenleme ile maaşlarını yükseltiyor ve primlerinin devlet tarafından ödenmesini sağlıyoruz. Hayırlı olsun." dedi.

Bitlis Milletvekilleri Vahit Kiler ise, Muhtarlarımızın ve geçici köy korucularımızın uzun süredir beklediği güzel haberi yine Ak Parti iktidarının verdiğini, halkın yanında olan bir iktidarın halka hizmet için çalıştığını söyledi.

Kiler yaptığı açıklamada; "Muhtarlarımız köylerimiz ve mahallelerimizin daha iyi olması ve daha yaşanılabilir hale gelmesi için çalışmaktadır. Ancak devlet olarak onlara verdiğimiz maaş gerçektende çok düşüktü. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız düzenlemeyi Meclis Genel Kurulunda görüşerek hayata geçirdik. Muhtarların 460 TL olan maaşlarını 875 TL’ye çıkardık. Yaklaşık olarak % 90 lık bir artış sağlamış olduk. Bu rakamlar muhtarlarımızın hak ettiği maaşlar olup hayırlı olmasını diliyorum.

Ayrıca torba yasada yıllardır bölgemizde teröre karşı canlarını feda edercesine mücadele eden geçici köy korucularımızın emekli maaşlarında da iyileştirmeler yaptık. Yapılan mücadelenin karşılığı olmasa da devlet olarak geçici köy korucularımızın yanında olduğunu bir kez daha göstermiş olduk. Yapacağımız daha birçok düzenlemeler mevcuttur. İnşallah bu düzenlemeleri de hayata geçirerek vatandaşlarımızın daha iyi şartlarda yaşamasını sağlayacağız. Yapılan düzenlemelerin geçici köy korucularımıza ve muhtarlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

www.adilcevaz13.com

Bu haber toplam 1934 defa okunmuştur
YORUMLAR
MENFAAT..
MUHAMMED KARAHAN
tamamen çıkar politikası vekilliğinizin ilk yıllarında neredeydiniz? hayırdır..yerel seçimler yaklaşıyo tabi rant ve çıkar lazım..sayın kiler kaç yıldır vekillik yapıyon neden bu tasarıyı sunmadın?
15 Temmuz 2013 Pazartesi 12:24
NE GÜZEL
NİMET ÖZDEN
NE GÜZEL POZ VERMİŞSİNİZ YAKIŞMIŞ İKİNİZEDE BİRAZDA BİTLİS İÇİN ÇALIŞANIZ DAHADA YAKIŞACAK VEKİLERİM ELİN VEKİLİ NASIL İŞ YAPIYO GÖRÜN BİRAZ BULUNDUGUM İLDE BİNLCE İSANA NASIL FADALARI VAR UYANIN VEKİLERİM. NİMET ÖZDEN
İ
15 Temmuz 2013 Pazartesi 09:49
SON YORUMLAR
Yazan: Recai Karahan
Saygıdeğer Adilcevazlılar,

Annem ve babamın adını taşıyan yurda el konulduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Dört yıldır yaşadığım olumsuzluklarla mücadele etmekte olduğum hepinizin malumudur. Hamd olsun yaşatana, hamd olsun yaşadıklarım karşısın da direnme gücü verip, sabretmemi sağlayana... İnşa'Allah sonuna yaklaştım.

Kur'an ile gerçek mana da, tanıştığım günden beri sadece Allah rızasını kazanma uğraşı içinde olmuş ve öylede yaşamışım. Bundan sonra da her kim ne derse desin... Her ne olursa olsun beni bu yaşam tarzımdan bir adım bile geri attıramayacaktır. Bilir ve inanırım ki, "Allah'a güvenip dayananlar korkuyu tatmayacaklardır. Mahzun ve mahcup olmayacaklardır. Kazanan da onlar olacaklardır."

Sevgili kardeşlerim... Bugüne kadar yaptığım faaliyetlerin hiç birinden ne pişmanlık ne de mahcubiyet duymuyorum… Hiç keşke demedim. Tam tersine “Allah’ım yaşattığın bütün zamana ve faaliyetlerine hamd olsun.” Demişimdir.

Mehmet Kamile Karahan öğrenci Yurdunun oluşması nasıl oldu? Zamanın Akparti Milletvekili(Eski bakan) Bitlis valisi, Adilcevaz Kaymakamı ve Belediye başkanlarının katıldığı Yurdun açılış programın da açıklamıştım. Bir kez daha yazmak durumundayım af edin lütfen…

Çarşıda kalabalık halde dostlarla oturuyorduk, yaşlı olan amcamız yanımıza geldi. Benimle konuşmak istediğini söyleyince kalktım. "Bizim komşunun evinde kız öğrencilerle erkek öğrenciler aynı evde kalıyor" dediğinde dehşete kapılmıştım. Hemen araştırdım, ev verilmediği için öğrenciler ayrı ayrı kapılardan girseler de aynı bahçeye açılan evde kalıyordu. Zamanın kaymakamı Ömer Faruk Bey, Belediye başkanı Selim Arışbaş'ı, haberdar ettim. Kaymakam bey "Yurt yapımı için müracaatlarının olduğunu fakat yatırım programına alınmadığı" devlet adamına yakışır şekilde izah etti.

"İnşa'Allah ben yapacağım." dedim ve harekete geçtim. Arsayı babam bağışladı binanın yapım giderlerinin tamamına yakınını ben karşıladım. Devreye giren cemaat mensubu tanıdıklar vasıtasıyla, bu işlerin işletmeciliğini iyi yaptıkları iddia edilen ve o günlerde oldukça revaçta olan cemaate... Yetkililerin de onayını alarak tapuyu olduğu gibi devrettik.

Cemaatle başkaca ilişkim olmamıştır. Hatta verdiğim öğrenci burslarını, dağıttığım ramazan erzaklarını kendilerin vasıtasıyla dağıtmasını yönünde telkin ve tekliflerde bulunmuşlarsa da, tarafımdan reddedilmiştir.

Sadece zavallı kul alan ben, insanımıza hep yakın yaşadığımın bilindiğini de bilmekteyim. Adilcevaz da, her mahalle de, her köyde yaşayan insanlarımıza aynı duygu ve yakınlık içinde olduğumu bilmektesiniz. Siyasetten uzak durduğum da hafızalarınızda saklıdır. Adilcevaz da, bütün kurumlara, derneklere, cemaatlere aynı mesafede olduğumu ve bu yerlere ziyaretlerimi, desteklerimi… Sorunların çözümü konusunda ataklığımı da yine Adilcevaz da yaşamakta olan herkes inanmaktayım ki, şahitlik edeceklerdir.

İslam, kalpte tasdik, dilde ikrar, yaşam da tatbikatla yaşanabilir. Yurdun yanındaki, Mehmet ve Kamile Karahan İlk Öğretim okulunun yapımında veya başka bir kurum binasının yapılmasına yaptığım katkılardan nasıl pişmanlık duymuyorsam… Mehmet Kamile Karahan Öğrenci Yurdunun yapım aşamasında yaptıklarım dan da pişmanlık duymuyorum. Ayrıca bu konu da geçmişte barınmış olan birçok gencin velilerinden dua ve teşekkür aldığımda hala kulaklarımın dibinde asılı durmaktadır.

Yine zamanın Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül tarafından bizat’i tebrik almış Zat-ı Alilerini telefonla babam ile görüşmelerini sağlamıştım.

Eğer yurdu üzerine emanet alanlar; zamanla cemaat olmaktan çıkmış Paralel Devlet Yapılanması (PDY) haline dönüşmüş… Devlete, millete karşı tavır içine girmiştir... Ayıp etmişlerdir, devlete ve millete karşı suç işlemişlerdir ve günahkârdırlar. Buna da benim ve ailemin yaptıkları sebep değildir.

Eğer yurt için yanlış yapmışsam, Milli Eğitim'e okul yeri, Polis'e yaptığım Polis evi(Arsayı ve var olan binayı Süleyman Altay vermiş binanın tadilatının yapımının ekseriyeti tarafımdan karşılanmıştır.) v.b konusunda da yanlış yaptığım anlamı çıkar ki... Bu da insanları hayır yapma konusunda yılgınlaştırır.

Ayrıca inançlarımızda geleneklerimizde ve yasalarımızda suç ve kabahatler şahsidir; şahıslara aittir. (Ör: Hz Nuh ve oğlu, Hz İbrahim ile babası, Hz Lut ile karısı) “Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı da yine kendisinedir.”Sure-İ Bakara 286.Ayet. Ayetten anlaşılacağı üzere inandığım odur ki, yaptıklarımız ilahiyatta kayıt altına alınmıştır. İnşa’Allah Es Semi ve El Basir olan Rabb’ımız bizi af eyler, merhamet eder, bizden razı kalır.

PDY veya eski adıyla cemaat yanlış yaptı diye inançlarımdan veya Allah’ı razı etme çabalarımdan vaz geçecek değilim. İnşa'Allah yaşadığım sıkıntılar tez zamanda biter de kaldığım yerden devam ederim.

Sevgili dostlar,

Allah'ı ve insanı sevdiğini söylemek çok kolay. Allah'a güvenip dayanmak ise yürekten akıp gelendir! Allah'ı çıkarsız ve hesapsız sevmek ise yiğit yüreklere sahip olanların işidir.

O yiğit yürekler Allah'ı, hissederek yaşayanlardır. Allah'ın sevdikleri de; o, yiğit yüreklilerdir.

Allah yolundan dönmeyi, gerilemeyi düşünürsem... Bir an bile şüpheye düşersem Rabb’ım beni helak etsin inşa'Allah.

Allah izniyle, bu günleri de aşacağız. Devleti ve milleti bölmeye çalışanlara, halka mermi sıkanlara dün de karşı durduk, bugün de karşı durulduğundan eminim... Sizler de emin olun lütfen!..

Yakın zamanda görüşmek üzere, inşa'Allah.

Saygı ve selamlarımı sunuyor, sağlıklar diliyorum. Muhabbetle kalın inşa'Allah.

Recai Karahan

Evladınız.