28 Ağustos 2016 Pazar
Ne Mutlu Türküm Diyene
Milletin Direnişine Bin Selam Olsun
Darbe ve Direniş
Türkiyenin NATO ve AB Açmazları
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KIZ TAŞI HİKAYESİ
25 Ağustos 2010 Çarşamba 08:23

KIZ TAŞI HİKAYESİ

Van’ın 50 kilometre kuzeyinde küçük bir köy vardır: Amik. Bugün, dinlenme yeri olarak çok rağbet gören bu küçücük köyümüzde Van Gölü’nün harikulâde görünüşlerini âdeta şaşkınlıkla seyredersiniz.

KIZ TAŞI EFSANESİ:

Van’ın 50 kilometre kuzeyinde küçük bir köy vardır: Amik. Bugün,dinlenme yeri olarak çok rağbet gören bu küçücük köyümüzde Van Gölü’nün harikulâde görünüşlerini âdeta şaşkınlıkla seyredersiniz. Bu güzelliğe bir de gölün karşı yakasında, heybetli duruşu ile Süphan Dağı’nı eklerseniz seyrine doyum olmaz bir manzara ile karşı karşıya kalırsınız. 

Süphan Dağı’nın güney etekleri ile Van Gölü’nün kuzeyi arasında yer alan, bugün daha çok arkeolojik kazıları ile ün yapan Adilcevaz ilçesiyle Amik köyünü sonsuz bir aşk bağı ile birleştiren şu hikâye Van dolaylarında herkesin bildiği, söylediği bir efsane olarak anlatılmaktadır: Vaktiyle Amik köyünden delikanlının biri Adilcevaz dizdarının güzel kızın âşık olur. 

Delikanlı her gece koskoca gölü yüze yüze karşıya geçer, sevdiğiyle görüşürmüş. Dizdarın kızı da, sevgilisi kendisini kolayca bulabilsin diye, kıyıdaki yüksekçe bir taşın göle bakan cephesinde ışık yaktırırmış. 

Bu iki sevgili,  böyle uzun bir müddet buluşmaya devam ederler. Delikanlı her gece gölü yüzerek geçer, sevgilisi de kıyıda ışığı yakar. Ne delikanlı gölün dalgalarından korkar, ne de dizdarın kızı babasından...

Bir gece kuvvetli fırtına ışığı söndürür. Bütün aramalarına rağmen ışığı göremeyen delikanlı azgın dalgalarla boğuşa boğuşa perişan olur. Sonunda kaybolup gider. 

Sevdiği gencin gelmediğini gören genç kız sabaha kadar bekler. Sonunda Allah’a yalvarmaktan başka çare bulamaz: “Allah’ım, ya benim de canımı al, veya beni taş yap; kıyamete kadar sevgilimin başucunda kalayım.” 

Duası kabul olan kız taş olur. Bugün Adilcevaz’da, gölün kıyısında bir taş vardır.  Adına Kıztaşı derler ve ilâve ederler: “Bu, gölün dalgaları arasında kaybolan sevgilisini bekleyen dizdarın kızıdır.

Bu haber toplam 11616 defa okunmuştur
YORUMLAR
soru
Seda MANEVAR
Acaba neden kopyala yapıştır yapılamıyor?

Editörün Notu: Değerli okuyucumuz sistem özelliklerinden dolayı bazı bilgisayarlardan sitemizde kopya/paste yapılamıyor. Size lazım olan bilgiler için, iletişim sayfamızdan ilgili sayfa bilgileri için mail adresinizle birlikte talepte bulunursanız bilgiler mail adresinize gönderilecektir. İlginize teşekkür ederiz. Saygılarımızla...
25 Ocak 2011 Salı 19:13
SON YORUMLAR
Yazan: Ertan Dilaveroğlu
Yazan: Mihfer
Bence durum kaymakamla sınırlandırılıp soruşturmalar yalnızlaştırılmamalı, açığa alınmak işten atılmak yada hapis yatmak değildir.

Bir soruşturmanın sulh ve selameti için görevinden belirli bir süre dolayısı ile uzaklaştırıp, soruşturmayı yürütenin soruşturmayı sağlıklı ve sağlam niteliklere kavuşmasını sonucuna göre adil bir karar almasını sağlamaya yöneliktir.

Bunları yaparken, soruşturmacı evrak tahribatı, yada benzeri ikili ilişkilerin önüne geçmek istemesinden dolayı kurum içerisine yada dışında soruşturmaya konu olan bireyler ve bu bireylerin ikili ilişkilerini bilmekle yetinmemelidir, diye düşünmekteyim.

Zannımca da yukarıda ifade ettiğim gibi açığa alınmanın daha anlamlı ve sağlıklı olması ve varsa aklanacak durumları için açığa alınmanın bence bir kişiyle sınırlandırılmayıp, ilçe halkınında tahmin ettiği konular üzerinden, soruşturmaya konu edilen kişinin yanında belli kişilerinde bu süreçte açığa alınması gerekir ve gereklidir. Suçlu bulunmaları halinde bu suça karışmış ekibin kimler olduğu ve kimlerin direktifleri ile kaymakamlığın bu hale geldiğinin de bilinmesi hem kamusal hemde toplumsal vicdanlarda sorgulanmalarının önünü açacağından eminim. Kaymakamlığımız belirli bir ''aileye ve belirli kişilerin tekeline'' geçtiğini bilmeyenimiz yoktur. Bence doğru olanı ve adil olanı savunmak gereklidir. İdareciler belli kişilerin ve gurupların altında eğilmektense, Devlet-i Aliye' nin işlerini adilce ve tarafsızca yerine getirmelidir ve getirmekte zorundadırlar.

Tabi ki taktir devletimizin idari birimlerinin aldığı kararda meşrudur. İllegal yapılarla mücadelede alınması gereken tedbirleri zamanında almayıp, bilakis bunlarla sarmaş dolaş olanların, kamusal harcamaların tespiti, kurumsal hizmetlerin gittiği yer- kişi- zaman tespitine, bireylerin şahsi ilişkilerine, detaylı istihbaratın sağlam ve güvenilir kaynaklara dayanarak detaylı incelenmesi de makbuldür. Bu gibi hadiselerin ve bu yapıların güçlenmesinde rolü olanların unutulmamalıdır ki bugün şehit olan 240 kişinin vebalinin ve ellerinin ''soruşturmaları sonucunda suçlu bulunması halinde'' boynunda olduğudur.

Lakin bu soruşturmanın sonucunda soruşturmaya konu olan kişilerin aklanması durumunda; soruşturmaya konu olan bireyin töhmet altında kalmaması da vatandaşların nezdinde bir erdem, kamunun da gerekli tedbirleri alması için yapılan usullere göre bir süreç kabul etmeliyiz.

Soruşturmanın sonucunun hak yolunca bir süreç olduğu unutulmamalı ve sonucuna göre hareket edilmesi ilçe halkından beklenmelidir.