1. YAZARLAR

  2. Veysel KOŞAR

  3. Kavramlar Üzerinden Geçmişten Günümüze Kısa Bakış
Veysel KOŞAR

Veysel KOŞAR

EĞİTİMCİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Kavramlar Üzerinden Geçmişten Günümüze Kısa Bakış

A+A-

Yeniden dirilişin mevsimi baharda güzel bir Nisan günü, zihinleri meşgul, kalpleri mahzun kılan gündemler üzerinde konuşurken ve konuşulanların vardığı noktayı kitap üzerinde derinlemesine tahlil ederken ulaştığım kavramlar üzerine uzun bir zamandan sonra selam vereyim dedim. Konuştuklarımız somut ve nesnel konular iken ben soyut bir düşünce ile bende hasıl olanları paylaşacağım. Yazmak zor bir zanaat. Ete kemiğe bürünür, dişe dokunur ve anlaşılır yazı yazmak kolay değil. Öncelikle kitabı ve hayatı çok okumak lazım. Okurken de doğru ve sağlam bir mantık gerekiyor. Buna göre durumumuz şüpheli tabi.  Neyse paylaşmak istediklerime döneyim.

Öğrendiklerime göre dünyada iki sınıf millet vardır. Müslim, gayr-ı Müslim.  Bu iki sınıf arasında da hak ve batıl mücadelesi bulunur. Bu iki tarafı sembolize eden Haç ve Hilaldir.  Müslim, vahye dayanan mümin sıfatına haizdir. Kendisi ile birlikte toplumun yaşama düzeni ve biçimi Allah tarafından önceden belirlenen Kur’an’a göredir. Müslim, iman ettiğinin belirlediği esaslara yani İslama göre yaşar. Din ve dinin kuşattığı hayatı bir imtihan kabul eder. Bu imtihanda esas olanın kendisinde mümdemiç; var olan, yerleştirilen sıfat, kabiliyet ve becerileri açığa çıkarıp, geliştirerek yani tekâmül ettirerek yaratıcısını tanımada, marifetullahta yol almak olduğunu bilir. Bunun için kendisine his, vicdan, kalp, şuur, dimağ vs. verildiğinin farkındadır. Verilen cihazlarla; adalet, merhamet, hikmet, kanaat, rıza, şefkat, sadakat gibi değerlerin mümin sıfatı olduğunu da idrak eder. Hususi ve içtimai hayatında karşılaşılan sorun ve sıkıntıların, verilen veya verilmeyenlerin  tesadüfi olmadığına inanır. İnsani cihazlarının geliştirilmesi ve insani haslet ve sıfatlarının ortaya çıkması için bir imtihan vesilesi olarak kabul eder. O nedenle kendini muazzeb azap içinde görmez. Sabır, metanet ve sadakat içinde dinin evamirini, emirlerini yerine getirir. Müminin kaybı ve zayiatı yoktur. Malı da canı da heder olmaz. Önemli olan sayılı olan son nefesine kadar mümin ve Müslim kalabilmektir. Emaneti sağlam ve temiz teslim etmektir. Bunun hesabını yapar.   Dolayısıyla  ruhu  mümin kalb-i salihtir. 

Bir de ruhu kafir kalbi fasık olanlar vardır. Bunlar düzen ve nizam altına girmeyi istemezler. Serbestiyet, özgürlük peşindeyiz derler. Sorumluluk almazlar. Onlar için önemli olan sadece kendi ihtiyaçlarını, isteklerini ve heveslerini  karşılamaktır. (Mecburiyetten) Allah ‘ın kendilerini yarattığını kabul etseler de(!) kendi hususi ve içtimai hayatlarına Allah’ ın karışmasını istemezler. Kalpleri çok temizdir (!). İnancın tahtı kalbimizdir, kimseler karışamaz, araya bir başkası giremez derler. Dinin emirleri ve yükümlülükleri bu nedenle onlara farz değildir zannedilir. Hayattan hep alacakları varmış gibi davranılır. Oysa bunların kalbi fasıktır hikmeti bilmez. Her şeye şek ve şüphe ile bakarlar. Su-i zanları ve ön yargıları çoktur. Kendi menfaatleri esastır. Canları ve malları kendilerinindir. Ölümden korkarlar. Ahireti bilmezler. Mükafatı hemen isterler, sabırları yoktur. Düzen kendilerinden sorulmalıdır.

İkinci kısım millet ise gayr-ı müslimlerdir. Kendilerini dünyanın sahibi ve efendisi zannederler. Kendi haricinde olanlara kendilerine hizmet ettikçe hayat hakkı verirler. Kalplerinde marifet yoktur. Yaratılış gayelerini dünyayı ele geçirmek zannederler. Üstünlüğü kendi teninde ararlar kafatasçıdırlar. Kızılderililer ve Afrikalılara yaptıkları, Ortadoğuda çıkardıkları fitneleri, Arakan’ da katliama uğrattıkları buna şahittir. Süslü, kulağa hoş gelen sistemleri aslında kurdukları düzeni devam ettirmek içindir. Fitne en mahir oldukları sıfatlarıdır. Aldatmayı ve hileyi severler. Sureti haktan iyi görünürler bu nedenle aldattıkları ve maşa olarak kullandıkları Müslimler de çoktur. En büyük düşmanları İslam’dır. Dolayısıyla İslam’a sancaktarlık edendir. Bu nedenle bizi Türkiye’yi Anadolu insanını hiç sevmezler. Mahir oldukları fitne ile aldattıklarıyla vurmayı severler. İslam, pak ve temizdir, çürüğü yoktur. Dıştan alaşağı edilemez. İçerden yıkmak hep hedefleridir.

Ey ruhu  mümin; kalb-i salih Müslüman, uyanık ol, kendine gel. Kendini bil. Ruhu kafir, kalbi fasık olanlarla gayr-i Müslimlerin oyununa gelme. Küfür tek millettir unutma. Küfrün köpek gibi dişlediğine baktığında Müslümanı görürsün.

Ruhu mümin; kalbi Salih Müslüman için “İstikbalde en gür sâda İslam’ın sâdası olacaktır.” Eğer gaye ve himmetini sarfedersen.

Bu yazı toplam 1000 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum