24 Temmuz 2016 Pazar
15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine
Ve Millet Kazandı
Başkanın Darbeye Karşı Yiğit Duruşu
Darbeye Evet Diyenler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kar Üstünde Amerikan Beyzbolu
18 Ocak 2012 Çarşamba 13:39

Kar Üstünde Amerikan Beyzbolu

Adilcevaz İlçesi'ne bağlı Göldüzü Köyü'ndeki gençler, soğuk havaya rağmen kar üstünde Amerikan Beyzbolu oynuyor.

Adilcevaz İlçesi'ne bağlı Göldüzü Köyü'ndeki gençler, kış mevsiminde boş zamanlarını beyzbol oynayarak geçiriyor.

Soğuk havaya rağmen kar üstünde beyzbol oynamaktan zevk aldıklarını belirten köylü gençler, asırlardır bu bölgede beyzbol oynandığını ve boş zamanlarını böyle değerlendirdiklerini söyledi.

İki grup halinde ellerine aldıkları balta sapları ile beyzbol müsabakası yapan gençler, "Amerika'nın beyzbolu varsa bizim de 'Kürt beyzbolumuz' var. Dede ve babalarımız da bu Oyunu oynuyordu. Şimdi biz oynuyoruz. Yani bu Oyun asırlardan beri bu bölgede oynanıyor. Özellikle kış mevsiminde oynuyoruz. Çünkü yerdeki kar, yere düştüğümüzde sakatlanma veya yaralanma riskini ortadan kaldırıyor. Soğuk havada oynuyoruz ama soğuğu hissetmiyoruz. Zamanımızın nasıl geçtiğini de farketmiyoruz. Bu Oyunu oynamaktan büyük zevk alıyoruz." diye konuştular.

Gençler yörede bu oyunu toplu ağaç diye adlandırdıklarını da dile getirdi.

TOPLU AĞAÇ: Çok sayıda oyuncu ile oynanır. Başlangıçta iki grup oluşturulur. Önceden belirlenmiş yerlerde duran oyunculardan biri topa ağaçla vurur. Diğer grubun elemanı ise topu tutmaya çalışır. Eğer topu tutamazsa oyuna yine aynı grup devam eder. Şayet topu tutarsa sıra kendi grubuna geçer. 

DHA

Bu haber toplam 2690 defa okunmuştur
YORUMLAR
adı israil beyzbolu olsaydı
boşver
Editörün Notu: Birlik, Beraberlik ve Kardeşlik Duygularını Zedeliyici, Adı Soyadı Belirtilmeyen, Küfür, Hakaret, Rencide Edici Cümleler veya İmalar, İnançlara Saldırı İçeren ve Büyük Harflerle Yazılmış Yorumlar Onaylanmamaktadır. Lütfen Kurallar Dahilinde Yorumlarınızı Yazınız... İlginize Teşekkür ederiz. Saygılarımızla!...
21 Ocak 2012 Cumartesi 18:29
TOPLU AĞAÇ
Ail
Oyunun Türk beyzbolu veya Kürt beyzbolu olması önemli değil. Çocukluğumuzda oynadığımız, şimdi ise bizim çocuklarımızın adını bile bilmedikleri TOPLU AĞAÇ. Çok eskilerde hayvanları kaşağı yapıp onların kıllarından top yapıp oynarlarmış. Bizim zamanımızda lastik toplarla oynardık. Şimdi ise maalesef çocuklar bilmiyor. Eğer köyde kardeşlerimiz bu oyunu yaşatıyorlarsa onları tebrik ederim. Bir çok oyun kayboldu. Yeni nesillere aktaramadık. Kimsede öncülük edip bu değerleri yeni kuşaklara aktarmıyor. Şimdi gelelim oyun beyzbola benziyor. Çok az farklılıklar vardır. Acaba diyorum bu oyunu Amerikalılar bizden mi, yoksa biz mi Amerikalılardan öğrendik. Asıl olan bunu araştırmak. Belkide onlar bizden çalıp götürmüşlerdir. Yada biz onlardan çalmışız.
19 Ocak 2012 Perşembe 20:44
Biraz dikkat!
VS
Site yöneticilerinin her yoruma bir cevap yazması gerekmez. Aksi takdirde bataklığa düşen insanın durumuna düşerler; çırpındıkça batar. Başlığa gelince gerçekten olmamış. Bu başlık için "Kürt Beyzbolu" gibi "Türk Beyzbolu" konması da yanlış olurdu. Bu oyunun adı bal gibi çocukluğumuzda oynadığımız TOPLU AĞAÇ'tır. Oyunun adının BEYZBOL olması da oyuna asalet katmaz.

Editörün Notu: Çok Değerli Hocam, uyarınız için çok teşekkür ederiz...
19 Ocak 2012 Perşembe 16:24
SON YORUMLAR
Yazan: Recai Karahan
Saygıdeğer Adilcevazlılar,

Annem ve babamın adını taşıyan yurda el konulduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Dört yıldır yaşadığım olumsuzluklarla mücadele etmekte olduğum hepinizin malumudur. Hamd olsun yaşatana, hamd olsun yaşadıklarım karşısın da direnme gücü verip, sabretmemi sağlayana... İnşa'Allah sonuna yaklaştım.

Kur'an ile gerçek mana da, tanıştığım günden beri sadece Allah rızasını kazanma uğraşı içinde olmuş ve öylede yaşamışım. Bundan sonra da her kim ne derse desin... Her ne olursa olsun beni bu yaşam tarzımdan bir adım bile geri attıramayacaktır. Bilir ve inanırım ki, "Allah'a güvenip dayananlar korkuyu tatmayacaklardır. Mahzun ve mahcup olmayacaklardır. Kazanan da onlar olacaklardır."

Sevgili kardeşlerim... Bugüne kadar yaptığım faaliyetlerin hiç birinden ne pişmanlık ne de mahcubiyet duymuyorum… Hiç keşke demedim. Tam tersine “Allah’ım yaşattığın bütün zamana ve faaliyetlerine hamd olsun.” Demişimdir.

Mehmet Kamile Karahan öğrenci Yurdunun oluşması nasıl oldu? Zamanın Akparti Milletvekili(Eski bakan) Bitlis valisi, Adilcevaz Kaymakamı ve Belediye başkanlarının katıldığı Yurdun açılış programın da açıklamıştım. Bir kez daha yazmak durumundayım af edin lütfen…

Çarşıda kalabalık halde dostlarla oturuyorduk, yaşlı olan amcamız yanımıza geldi. Benimle konuşmak istediğini söyleyince kalktım. "Bizim komşunun evinde kız öğrencilerle erkek öğrenciler aynı evde kalıyor" dediğinde dehşete kapılmıştım. Hemen araştırdım, ev verilmediği için öğrenciler ayrı ayrı kapılardan girseler de aynı bahçeye açılan evde kalıyordu. Zamanın kaymakamı Ömer Faruk Bey, Belediye başkanı Selim Arışbaş'ı, haberdar ettim. Kaymakam bey "Yurt yapımı için müracaatlarının olduğunu fakat yatırım programına alınmadığı" devlet adamına yakışır şekilde izah etti.

"İnşa'Allah ben yapacağım." dedim ve harekete geçtim. Arsayı babam bağışladı binanın yapım giderlerinin tamamına yakınını ben karşıladım. Devreye giren cemaat mensubu tanıdıklar vasıtasıyla, bu işlerin işletmeciliğini iyi yaptıkları iddia edilen ve o günlerde oldukça revaçta olan cemaate... Yetkililerin de onayını alarak tapuyu olduğu gibi devrettik.

Cemaatle başkaca ilişkim olmamıştır. Hatta verdiğim öğrenci burslarını, dağıttığım ramazan erzaklarını kendilerin vasıtasıyla dağıtmasını yönünde telkin ve tekliflerde bulunmuşlarsa da, tarafımdan reddedilmiştir.

Sadece zavallı kul alan ben, insanımıza hep yakın yaşadığımın bilindiğini de bilmekteyim. Adilcevaz da, her mahalle de, her köyde yaşayan insanlarımıza aynı duygu ve yakınlık içinde olduğumu bilmektesiniz. Siyasetten uzak durduğum da hafızalarınızda saklıdır. Adilcevaz da, bütün kurumlara, derneklere, cemaatlere aynı mesafede olduğumu ve bu yerlere ziyaretlerimi, desteklerimi… Sorunların çözümü konusunda ataklığımı da yine Adilcevaz da yaşamakta olan herkes inanmaktayım ki, şahitlik edeceklerdir.

İslam, kalpte tasdik, dilde ikrar, yaşam da tatbikatla yaşanabilir. Yurdun yanındaki, Mehmet ve Kamile Karahan İlk Öğretim okulunun yapımında veya başka bir kurum binasının yapılmasına yaptığım katkılardan nasıl pişmanlık duymuyorsam… Mehmet Kamile Karahan Öğrenci Yurdunun yapım aşamasında yaptıklarım dan da pişmanlık duymuyorum. Ayrıca bu konu da geçmişte barınmış olan birçok gencin velilerinden dua ve teşekkür aldığımda hala kulaklarımın dibinde asılı durmaktadır.

Yine zamanın Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül tarafından bizat’i tebrik almış Zat-ı Alilerini telefonla babam ile görüşmelerini sağlamıştım.

Eğer yurdu üzerine emanet alanlar; zamanla cemaat olmaktan çıkmış Paralel Devlet Yapılanması (PDY) haline dönüşmüş… Devlete, millete karşı tavır içine girmiştir... Ayıp etmişlerdir, devlete ve millete karşı suç işlemişlerdir ve günahkârdırlar. Buna da benim ve ailemin yaptıkları sebep değildir.

Eğer yurt için yanlış yapmışsam, Milli Eğitim'e okul yeri, Polis'e yaptığım Polis evi(Arsayı ve var olan binayı Süleyman Altay vermiş binanın tadilatının yapımının ekseriyeti tarafımdan karşılanmıştır.) v.b konusunda da yanlış yaptığım anlamı çıkar ki... Bu da insanları hayır yapma konusunda yılgınlaştırır.

Ayrıca inançlarımızda geleneklerimizde ve yasalarımızda suç ve kabahatler şahsidir; şahıslara aittir. (Ör: Hz Nuh ve oğlu, Hz İbrahim ile babası, Hz Lut ile karısı) “Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı da yine kendisinedir.”Sure-İ Bakara 286.Ayet. Ayetten anlaşılacağı üzere inandığım odur ki, yaptıklarımız ilahiyatta kayıt altına alınmıştır. İnşa’Allah Es Semi ve El Basir olan Rabb’ımız bizi af eyler, merhamet eder, bizden razı kalır.

PDY veya eski adıyla cemaat yanlış yaptı diye inançlarımdan veya Allah’ı razı etme çabalarımdan vaz geçecek değilim. İnşa'Allah yaşadığım sıkıntılar tez zamanda biter de kaldığım yerden devam ederim.

Sevgili dostlar,

Allah'ı ve insanı sevdiğini söylemek çok kolay. Allah'a güvenip dayanmak ise yürekten akıp gelendir! Allah'ı çıkarsız ve hesapsız sevmek ise yiğit yüreklere sahip olanların işidir.

O yiğit yürekler Allah'ı, hissederek yaşayanlardır. Allah'ın sevdikleri de; o, yiğit yüreklilerdir.

Allah yolundan dönmeyi, gerilemeyi düşünürsem... Bir an bile şüpheye düşersem Rabb’ım beni helak etsin inşa'Allah.

Allah izniyle, bu günleri de aşacağız. Devleti ve milleti bölmeye çalışanlara, halka mermi sıkanlara dün de karşı durduk, bugün de karşı durulduğundan eminim... Sizler de emin olun lütfen!..

Yakın zamanda görüşmek üzere, inşa'Allah.

Saygı ve selamlarımı sunuyor, sağlıklar diliyorum. Muhabbetle kalın inşa'Allah.

Recai Karahan

Evladınız.