1. HABERLER

  2. YAZARLAR

  3. Kalkınmanın Temelinde Eğitim Yatar

Kalkınmanın Temelinde Eğitim Yatar

Kalkınma, bir ülkede ya da bölgede yaşam standartlarının yükselmesidir.

A+A-

Kalkınma, bir ülkede ya da bölgede yaşam standartlarının yükselmesidir. Yaşam standartları dediğimiz zaman gelir, tüketim ve tasarruf gücü gibi bazı maddi kavramların yanı sıra eğitim, sağlık, bilimsel araştırma, sosyal hayat, kaliteli yaşam, yiyecek ve su gibi genel kavramları da içine almaktadır. Bir toplumun sosyal, kültürel ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve sürdürülmesi için temel şart eğitime yapılan yatırımdır, bunun da ilk aşaması insanlara okuma-yazmanın öğretilmesidir.

Geçmişten günümüze devletler ve milletler, varlıklarını sürdürmek, ekonomik, sosyal, spor ve bilimsel araştırma gibi alanlarda başarılı olabilmek için insan eğitimine çok önem vermişlerdir. Eğitim bireysel gelişmeyi sağlar, daha geniş anlamda ise, hem toplumsal hem de ekonomik ve sosyal kalkınmanın temelini oluşturur. Bu nedenle, eğitim alanındaki gelişme, kalkınmanın temel ilkelerinin olmazsa olmazlarındandır. Kalkınma sadece ekonomik alanda gelişmek değildir, aynı zamanda sanat, bilim, spor, temel insan hakları ve eğitim alanında da gelişmedir. Eğitim, bireyleri hem maddi hem de manevi yönden doyurmalı, maneviyatsız bir eğitim bireyi mutsuz ve tatminsiz kılmaktadır. Çocuklarımızın iyi bir eğitim alarak yetişmesi demek geleceğimizin teminat altına alınması demektir.  

Örneğin, dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olan Japonya, yer altı ve yer üstü kaynaklar bakımından dünyanın en fakir ülkelerden biri olmasına rağmen, eğitime yaptığı yatırım sayesinde dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmuştur. Japonya, iyi eğitilmiş insan gücü, özellikle örf ve adetlerine çok sıkı bağlı bir toplum olması, ikinci dünya savaşında atom bombasına maruz kalmasına rağmen, çok kısa bir sürede toparlanıp dünyanın en zengin ve gelişmiş ülkeleri arasında yer almayı başarmıştır. Bunun da temelinde, geleceği olan çocuklarına başlangıçta çok iyi ve disiplinli bir eğitim vermiş olmasında yatmaktadır. Bu da bizlere göstermektedir ki, bir ülkenin kalkınmasında, temelinin güçlü olması ve toplumun gelişmesi için iyi bir eğitimin yanında, aile terbiyesi almış, manevi değerlere sahip ve ufku geniş çocukların yetişmesiyle mümkün olmaktadır. Bir ülkenin insan kaynağı ne kadar kaliteli ise, o ülkenin sosyal, bilimsel, sanat ve ekonomik yönden kalkınması da o kadar başarılı ve hızlı olacaktır.  

Eğitimin ilk ve en önemli evresini okuma-yazma oluşturmaktadır. 2013 yılı Devlet İstatistik Kurumu rakamlarına göre, Bitlis’te okuma-yazma bilenlerin oranı %89,3 olarak açıklanmıştır. Bu da göstermektedir ki Bitlis nüfusunun %10,7’si okuma-yazma bilmemektedir. Bitlis nüfusu 2014 yılında 338.023 kişi olduğuna göre, rakamsal olarak (338.023x%10,7) 36.168 kişinin okuma-yazma bilmediği anlamına gelmektedir. Okuma-yazma bilmeyen nüfusu ilçeler bazında irdelediğimizde, Güroymak, Ahlat, Adilcevaz, Hizan ve Mutki ilçelerinin merkez nüfusundan oldukça fazla olduğunu görmekteyiz. Aynı zamanda, okuma-yazma bilmeyenlerin sayısı Mutki’nin 2014 yılı toplam nüfusu olan 32.528 kişiden ve Adilcevaz’ın 2014 yılı toplam nüfusu olan 31.196 kişiden de daha fazla olduğunu bizlere göstermektedir. 

Bitlis’in gelişmesi ve kalkınması için öncelikli olarak okuma-yazmaya büyük önem verip bu oranı %99’lara çıkarmamız gerekmektedir. Bunun için okuma-yazma bilmeyen kesimin detaylı bir şekilde araştırılarak tespit edilmesi ve sonrasında Milli Eğitim Müdürlüğünün öncülüğünde okuma-yazma bilmeyenlere gerekli eğitimin verilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Bu kapsamda şehir, ilçe ve köylerde bir okuma-yazma seferberliğinin başlatılması İl Milli Eğitim Müdürlüğü, mülki idare amirleri ve muhtarların desteği ile mümkündür. Bitlis’in toplumsal yapısına baktığımızda, genellikle okuma-yazma bilmeyen kesimin çoğunluğunu kadın ve kızlar oluşmaktadır. Toplum olarak kızların okumasına, özellikle de köy kesimi tarafından, sıcak bakılmamakta ve kızların okumasının aileye büyük yük getirdiği düşüncesi hakimdir. Bu bakış açısının değiştirilmesi için, aileler ile bire bir ve yüz yüze görüşülmesi ve gerekirse maddi destek verilmesi suretiyle sorunun çözümü yoluna gidilmelidir. Diğer nedenlerden birisi ise, Doğuda eğitimdeki taşımalı sistemden dolayı, özellikle köylerde aileler kızlarının başka köylere gidip okula devam etmelerine pek sıcak bakmamaktadırlar. Bunun için mümkün olduğunca taşımalı sistemin terk edilmesi, çocukların kendi köylerinde en azından ilk veya ortaokulu okumaları sağlanmalıdır. 

Bitlis’te okur-yazarlığın artması, insanlarımızın iletişim araçlarını kullanmalarını, ekonomik, sosyal, kültürel ve manevi alanda daha iyi gelişme ve ilerlemelerini sağlayacaktır. İnsanlar, dünyadaki, Türkiye’deki, bulunduğu şehir ve köydeki gelişmelerden bu sayede haberdar olacaktır. Dinimiz eğitim ve öğretimin temeli olan okuma-yazmaya çok önem vermiştir. Yüce kitabımız Kur’an’daki ilk ilahi emir “OKU”dur. Hatta Bedir savaşında esir düşen müşriklerin her biri için 4.000 dirhem kurtuluş akçesi takdir edilmiş, ancak, okuma-yazma bilen müşriklerin her biri Medineli 10 Müslümana okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakılmışlardır. Dinimiz yüz yıllar öncesinde okuma-yazmaya bu kadar önem verirken, maalesef yaşadığımız bu teknolojik çağda ilimiz nüfusunun %10,7’si okuma-yazma bilmemektedir. Bu eksikliği gidermek için biran önce çalışmalara başlayıp, okuma-yazma bilmeyen insanlarımızı bu mahrumiyetten kurtarmamız gerekmektedir. Çünkü insanlarımızın ve toplumumuzun hem manevi hem de maddi yönden gelişmesinin temel şartı, eğitim ve öğretimin ilk adımı olan okuma-yazmayı öğrenmesidir.   

Bitlis’te insanlarımıza eğitimin ilk aşaması olan okuma-yazmayı öğretirsek ve okuma-yazma oranını %99’lara çıkarmayı başarırsak, bunun sonucunda eğitim seviyesinin yükselmesi hem ekonomik, sosyal, kültürel gelişme hem de maneviyat ve kalkınma üzerinde büyük bir etkisi olacaktır. Bitlis’teki öncelikli konularımızın başında, okuma-yazma oranının istenilen düzeye yükselmesi için gerekli bütün çalışmaların yapılması ve akabinde güzel neticelere ulaşılmasıdır.  

REMZİ OTO - BAŞBAKANLIK BAŞMÜFETTİŞİ 

Bu haber toplam 1110 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum