31 Ağustos 2016 Çarşamba
Süphanım
Ne Mutlu Türküm Diyene
Milletin Direnişine Bin Selam Olsun
Darbe ve Direniş

Maşallah ALBAY / İMAM

İyi Arkadaş Ve Kötü Arkadaş Neye Benzer ?

01 Şubat 2011 Salı 21:33

İnsan, etkileyen ve etkilenen bir yapıya sahiptir. Bu bazen olumlu yönde olur bazen de olumsuz. Yıllarca sigara içen birisine bu sigaraya nereden alıştın, diye sorduğumuz da cevap olarak arkadaşımdan veya çevremdeki büyüklerimden diyecektir. Bu sözü her iyi veya kötü durum için duyarız.

Çoğu kişiler, arkadaşının teşvik ve gayretiyle; Namaz kılmaya, Oruç tutmaya, İyi biri olmaya başlamıştır. İşte tamda burada çevrenin önemi ortaya çıkmaktadır. Kimlerle iletişim halindeyiz, kimlerle oturup kalkıyoruz, kimlerle arkadaşlık, dostluk kuruyoruz. Hangi filmi izliyor, hangi diziyi seyrediyoruz. Hangi kitabı okuyoruz. Kısacası, yaşadığımız ortam, çevre, herbirisi, etkileşim de bulunduğumuz ölçü de bizi, olumlu veya olumsuz yönde etkiler. Atalarımız bu durumu, üzüm üzüme baka baka kararır, diyerek dile getirmişlerdir.

Peygamberimiz s.a.v de çevrenin, arkadaşın, dostun etkisini çok güzel ve anlamlı bir benzetmeyle şöyle dile getirmiştir.

Ebu Musa el-eşari [r.a] anlatıyor, peygamberimiz şöyle buyurmuştur. Beraber olduğun iyi arkadaşla, kötü arkadaş şuna benzer; Kötü arkadaş, ateş körükçüsüne, iyi arkadaş da güzel koku satıcısına, koku satıcısı ; ya o kokudan sana verir, ya da satın alırsın. Satın almasan ve sana vermese bile, ortamdaki güzel koku sana ulaşır ve o kokudan faydalanırsın.

Ateş körükçüsü ise; ya ateşi körüklemesi sebebiyle, elbiseni yakar, yakmasa bile dumanı, isi ve kötü kokusu sana ulaşarak bulaşır. [Buhari,ez-Zebaih,31]

İnsan da böyledir, sürekli etkileşim de bulunduğu nesneden etkilenir; ya onun gibi olur, onun gibi olmasa bile onun kokusundan bir parça üzerine siner. Atalarımız yukarıda ki hadisin verdiği mesajı şöyle dile getirmişlerdir; İsin yanında kalan is, misin yanında kalan mis kokar.

Hadisimiz de gördüğümüz gibi, iyilerle beraber olmak, insana iyilik getirir. Kötülerle beraber olmak ise, insana kötülük getirir. Kötülerin ve kötülüklerin için de kalmak bile, hiç bir kötülük yapılmasa bile başlı başına bir kötülüktür.

Bu demek değildir ki, iyiler bir arada guruplaşıp ayrı yaşasın veya kötüler bir arada guruplaşıp ayrı yaşasın anlamına gelmemeli veya kötülükle mücadeleyi bırakmak olarak hiç anlaşılmamalı.

Bir hadislerin de peygamberimiz, konu ile ilgili şöyle buyurmuşlardır. İnsanların içine karışıp onlardan gelen sıkıntılarla mücadele edenin sevap ve mükafatı, insanların içine girmeyip onlardan gelen sıkıntılardan uzak duranın sevap ve mükafatından daha üstündür.[İbni Mace,fiten,23]

Mesele, insanlardan uzak durarak yaşamak değil, insanlarla birlikte olup kötülükle mücadele etmektir

İyiliğin güzelliğin tarafını tutmalı, kötülükle mücadele etme adına iyilerle beraber olarak iyiliğimizi beslemeli ve güçlendirmeliyiz.

Konumuzu özetleyecek olursak, etkileşim de bulunduğumuz, arkadaşımız olsun, dostumuz olsun, çevremiz olsun bunların her birisinden hem etkilenir hem de etkileniriz, önemli olan bunlardan olumlu bir şekil de etkilenmektir.

Selam ve dua ile...

Bu yazı toplam 6933 defa okunmuştur
YORUMLAR
SLM
slm
Değerli hocam. iyi arkadaş insana can dır kötü arkadaşta insana düşmandır yapmış olduğunuz bilgilendirmeden dolayı şükranlarımı

arz eder sağlık ve esenliklerle kalın tşk ederim saygılarımla foto tuncer
02 Şubat 2011 Çarşamba 13:46
SON YORUMLAR
Yazan: Ertan Dilaveroğlu
Yazan: Mihfer
Bence durum kaymakamla sınırlandırılıp soruşturmalar yalnızlaştırılmamalı, açığa alınmak işten atılmak yada hapis yatmak değildir.

Bir soruşturmanın sulh ve selameti için görevinden belirli bir süre dolayısı ile uzaklaştırıp, soruşturmayı yürütenin soruşturmayı sağlıklı ve sağlam niteliklere kavuşmasını sonucuna göre adil bir karar almasını sağlamaya yöneliktir.

Bunları yaparken, soruşturmacı evrak tahribatı, yada benzeri ikili ilişkilerin önüne geçmek istemesinden dolayı kurum içerisine yada dışında soruşturmaya konu olan bireyler ve bu bireylerin ikili ilişkilerini bilmekle yetinmemelidir, diye düşünmekteyim.

Zannımca da yukarıda ifade ettiğim gibi açığa alınmanın daha anlamlı ve sağlıklı olması ve varsa aklanacak durumları için açığa alınmanın bence bir kişiyle sınırlandırılmayıp, ilçe halkınında tahmin ettiği konular üzerinden, soruşturmaya konu edilen kişinin yanında belli kişilerinde bu süreçte açığa alınması gerekir ve gereklidir. Suçlu bulunmaları halinde bu suça karışmış ekibin kimler olduğu ve kimlerin direktifleri ile kaymakamlığın bu hale geldiğinin de bilinmesi hem kamusal hemde toplumsal vicdanlarda sorgulanmalarının önünü açacağından eminim. Kaymakamlığımız belirli bir ''aileye ve belirli kişilerin tekeline'' geçtiğini bilmeyenimiz yoktur. Bence doğru olanı ve adil olanı savunmak gereklidir. İdareciler belli kişilerin ve gurupların altında eğilmektense, Devlet-i Aliye' nin işlerini adilce ve tarafsızca yerine getirmelidir ve getirmekte zorundadırlar.

Tabi ki taktir devletimizin idari birimlerinin aldığı kararda meşrudur. İllegal yapılarla mücadelede alınması gereken tedbirleri zamanında almayıp, bilakis bunlarla sarmaş dolaş olanların, kamusal harcamaların tespiti, kurumsal hizmetlerin gittiği yer- kişi- zaman tespitine, bireylerin şahsi ilişkilerine, detaylı istihbaratın sağlam ve güvenilir kaynaklara dayanarak detaylı incelenmesi de makbuldür. Bu gibi hadiselerin ve bu yapıların güçlenmesinde rolü olanların unutulmamalıdır ki bugün şehit olan 240 kişinin vebalinin ve ellerinin ''soruşturmaları sonucunda suçlu bulunması halinde'' boynunda olduğudur.

Lakin bu soruşturmanın sonucunda soruşturmaya konu olan kişilerin aklanması durumunda; soruşturmaya konu olan bireyin töhmet altında kalmaması da vatandaşların nezdinde bir erdem, kamunun da gerekli tedbirleri alması için yapılan usullere göre bir süreç kabul etmeliyiz.

Soruşturmanın sonucunun hak yolunca bir süreç olduğu unutulmamalı ve sonucuna göre hareket edilmesi ilçe halkından beklenmelidir.