1. YAZARLAR

  2. Zahit DEMİREL

  3. Hastalık ve Oruç
Zahit DEMİREL

Zahit DEMİREL

VAN TUŞBA MÜFTÜSÜ
Yazarın Tüm Yazıları >

Hastalık ve Oruç

A+A-

Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde bakara suresi 185. Ayette şöyle buyurur: "İnsanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçlu geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir."

Bu ayeti kerimde yüce Allah ramazan ayına kavuşan Müslümanlara oruç tutmayı emrederken Allah’ın rahmetinin bir eseri olarak da bu ayda oruç tutamayacak kadar hasta ve yolculukta olanların ramazan ayında  tutamayacakları günleri sayısınca Ramazan ayından sonra kaza orucu tutmaları ruhsatı tanımaktadır. O halde Ramazan ayında oruç tutamayacak derecede hasta olanlar veya seferi sayılabilecek mesafede bir yolculuğa çıkanların Cenab-ı Allah’tan aldıkları ruhsat ile iyileştikten sonra kaza orucunu tutmak şartıyla ramazan ayında oruç tutmayabilirler.

Ancak dikkat etmeleri gereken bir husus vardır ki o da oruç tutamayacak derecede hasta olmaları veya oruç tutmaları durumunda hastalığının artma durumunun söz konusu olmasıdır. Hastalık ile ilgili teşhis ve rapor mutlaka güvenilir, konusunda uzman olan doktorların rapor etmesi gerekir. Yoksa ben hastayım deyip oruçtan vazgeçilemez. Hasta dahi olsak tutacağımız oruç hastalığımızı etkilemiyorsa, artırmıyorsa veya hayatı tehlike doğurmuyorsa hiçbir hastalık oruç tutmaya engel teşkil etmez. Örneğin sıradan bir baş ağrısı oruç tutmamak için mazeret sayılmaz veya ilaçlarını iftardan sonra aldığı takdirde hastalığının artmayacağı doktur tarafından rapor edilmiş ise bu hastalık da oruç yemeye mazeret sayılmaz.

O halde günümüzde yaygın olan kronik hastalıkların örneğin tansiyon ve şeker hastalığı gibi hastalıkların oruç tutmamaya mazeret sayılabilmesi için bu konuda uzman olan güvenilir doktorlar tarafından ilaçlarının iftardan sonra alınması durumunda hastalığının artacağını ve hayatı tehlikenin söz konusu olabileceğinin söylenmiş olması gerekir. Ancak böyle bir durumda bu hastalıklar mazeret sayılır.  Şayet ilaçlarını iftardan sonra veya sahur vaktinde aldığı takdirde gün boyu idare edebileceği ve hastalığının kendisine tehlike getirmeyeceğini yine uzman doktorlar tarafından söylenmiş ise bu durumda hastalık, oruç tutmamaya mazeret sayılmaz. Bu durum bütün hastalıklar için geçerlidir.

Hastalığın oruç tutmamaya mazeret olduğu durumlarda hasta tam olarak iyileşmediği surece kaza orucu tutmaktan da sorumlu olamaz.  Hasta İyileştiği veya doktorların oruç tutabilirsin raporu vermeleriyle tutamadıkları günlerin sayısı kadar Ramazan ayından sonra kaza oruçlarını tutarlar. Şayet hastalık durumu devam eder ve doktorlar tarafından iyileşme umudunun olmadığı rapor edilirse ya da aşırı yaşlı bulunmak gibi oruç tutmaya sürekli bir engelin var ise tutulamayan her bir günün orucu için bir fidye verilir. Bir oruç fidyesi bir fıtır sadakası miktarıdır. Bir fıtır sadakası ise, bir kimseyi orta hallisi ile bir gün doyurabilecek miktar paradır.  Fidye Ramazan ayı içinde günlük verilebileceği gibi, ramazan ayının sonunda toptanda bir fakire veya birkaç fakire de verilebilir. Maddi sıkıntıdan dolayı Fide verme imkânı olmayanlar Allahtan af dilemeleri inşallah yeterli olur. 

Unutulmamalıdır ki mazeret olmaksızın terk edilen bir ibadetin telafisi olmaz. Zira Hz. Peygamber (sas): "Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bile bu orucu kaza edemez." (Buhari, savm,29)  buyurur.   

Bu yazı toplam 2136 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum