1. YAZARLAR

  2. Özcan BEŞKARDEŞ

  3. Hangi Virüs Daha Tehlikeli?
Özcan BEŞKARDEŞ

Özcan BEŞKARDEŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Hangi Virüs Daha Tehlikeli?

A+A-

Haktan uzak zalimleşen modern dünya, şimdilik çaresi olmayan korona virüsü denen hastalığa maruz kalmış durumda. Evet acı bir tarihe şahitlik ediyoruz maalesef. Uzakları yakın, yakını uzak eden kürede bu ara insan insandan kaçar oldu. Zaten gönüllerin birbirinden uzaklaştığı bir dünyada, tenlerin yakın olmasının anlamı da görüntüden ibaretti sanki.

Hangi virüs daha tehlikeli? Hoyratça kullanılıp kimyasal cephaneliğe dönmüş bir evrenin, vicdanını yitirmiş merhametini kaybetmiş devletlerin, mazlum insanları yok eden acımasız ve adaletsiz bir dünyadan bahsediyoruz. Bizzat yaşadığımız bölgemizde son yirmi- otuz yılda milyonlarca Müslümanın ölümüne, on milyonlarca insanın evinden barkından sürülmesine, ya da kaybolmasına şahitlik ettik maalesef…

Şimdi soruyorum en büyük virüs korona mı acep? Yoksa zulümde yarışan, insanlık onurunu yok eden, katliamlarda sınır tanımayan, Amerika mı, Avrupa mı, İsrail mi, Rusya mı, Çin mi? hangisini sayayım. Bu katil devletlerin yüzünden sınır komşularımız olan Irak ve Suriye’de bir milyondan fazla insanımızı kaybederken bizim gibi ülkeler hariç dünyanın pekte umurunda olmadı. Oysa dünyada şimdilik ölüm vakasının on binlerle vuku bulduğu koronadan neden bu kadar korkar olduk. Neden biliyormusunuz? Çünkü bu ölüm Suriye’de, Filistin’de, Gazze’de, Doğu Türkistan’da, Miyammar’da, Yemen'de, Libya’da değildi de ondan. Çünkü bu vebanın ucu zengin, fakir, din, ırk, renk ayrımı yapmadan tüm insanlara değince dünya paniklemeye başladı. Ey kendini haşa yarı Tanrı zanneden kibir budalası, İslam düşmanı devlet başkanları, Bir pirincin on bin katı küçük virüs hepinizin canına okudu. Ne oldu sizin süper devletlerinize! Kaçacak delik arıyorsunuz değilmi! Sadece ve sadece bi küllü şeyin kadir olan Allah'tır

Kusura bakmayın ama merhametini, vicdanını, sevgisini yitirmiş bir dünyadan bahsediyoruz. Her gün gazete manşetlerinde ya da görsel basında kardeşin kardeşi, kocanın eşini kızının yanında boğazını kestiği, evladın annesini acımadan imha ettiği, yolunda evine giden sabi yüzlü kızlarımızın katledişini, Aylin bebeğin denize vuran o masum cesedini, sizi Allah'a şikayet edeceğim diyen Suriyeli minik kızın isyanını film izler gibi izledik maalesef. Sevgilerin azaldığı, vefanın olmadığı, samimiyetin bittiği ya da çok çok azaldığı, her şeye menfaatle bakıldığı bir dünyadan bahsediyoruz. Valla Anadolu insanından ümitsiz değilim fakat bunlar bizim acı gerçeklerimizdir artık.

Daha dün mültecilerin Avrupa sınırında her türlü ölüme eziyete tabi tutulduğuna gözlerimizle şahit olduk. Gideceği yeri olamayan Suriyeli sığınmacı kardeşlerimiz ülkemize geldiğinden bu yana vicdanını yitirmiş bir kesim bunların ülkemizde ne işi var deyip, hükümete yıllarca kara propaganda yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar. Oysa, "Mülkün sahibi Allah’tır." Şimdi hepimiz evlerimize kapanmışız aman ha virüs bana buluşmasın. Peki ne oldu şimdi hava attığımız evlerimize, araçlarımıza, gücümüze, devletlerimize, saltanatlarımıza ne oldu. Neymiş demek dünya faniymiş "beğayimiş" oysa kim bilir asıl "zehirli virüsü" gönüllerimize, merhametlerimize zerk etiller, ya da zerk ettik farkında bile olamadık.

Sevincimizi yitirdik, bu kadar acılara şahitlik yapmış tüm vicdan sahibi insanlara soruyorum! Hangi virüs daha tehlikeli. Evet Korona Vebası dünyanın ağır bir imtihanı Rabbim bu ateşe bir su serpsin. Fakat içimizdeki hasetlik, kıskançlık, sevgisizlik, vicdansızlık virüsünü ne yapacağız, ya bu dünyadaki zalim emperyalist virüsünün ateşini nasıl söndüreceğiz. Evet dünya eski dünya olmayacak. Bundan böyle yeni bir dünya anlayışına ve düzenine geçeceğiz. Bu olayda Müslümanlar silkelenir kendine gelirse, yeni dünya düzenini aktif iyiler belirleyecektir.

Bundan dolayı erdemli inanmış insanların yol alacağı yeni bir dünya düzenine doğru yol alabilmek için batı medeniyetinin değil, İslam medeniyetinin belirleyeceği yeni bir dünya düzeni inşası için çaba ve gayretlerimizi göstermeliyiz, bunun için tarihi alt yapımız buna fazlasıyla müsaittir, yeter ki inanalım çalışalım gayret edelim. Daha da önemlisi ise geçmiş atalarımız gibi canımızdan malımızdan fedakarlık yaparak yola çıkacağız.

Son olarak Üstat Sezai Karakoç'un dediği gibi "Tarihin yeni bir yaprağı çevrilinceye kadar. Allah’ın gazabı, onları yerle bir edecek. İnsani kudretin doğuşu, hakikat kudretinin dirilişi için harekete geçinceye değin çok çalışacağız."

Sevgi ve Dua ile Kalın...

Bu yazı toplam 3204 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.