1. YAZARLAR

  2. Veysel KOŞAR

  3. Gurbet Kuşlarından Altayların Doğan Biner
Veysel KOŞAR

Veysel KOŞAR

EĞİTİMCİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Gurbet Kuşlarından Altayların Doğan Biner

A+A-

Her memleketin gurbete çıkan, gurbette kalan ve dönemeyen nice evlatları vardır. Bir sebeple; ya aş peşinden veya iş derdinden bazen de dert, keder ve musibetin kendisinden gurbete kulaç atmışlardır. Eğer sılasında bir sıcak nefes varsa bekleyen, eninde sonunda dönmeyi de hayallerinin bir köşesine kaza kaza gurbet yollarını aşındırmışlardır.

Gurbet üzerine sayısız şiirler, anılar, hikâyeler en azından herkesin bir yaşanmışlığı vardır. Gurbetin tarifi hissettirdiğine göredir.

Bazen ihtiyarlık bir gurbet olur da öteki âleme gönderilen eş, dost akraba nedeni ile yalnız ve kimsesin kalırsın. Her bahar mevsiminde ruha, kulağa, göze, duygulara arkadaşlık eden çayır çimenin, kuşun kelebeği güzde terk etmesini bile gurbet sayanlar vardır. Gurbet ile ilgili okuduklarımda şunu çıkardım: Herkesin bir yerde kendine has bir gurbet yaşanmışlığı, bir gurbet hikâyesi vardır.

Sadede dönersek Adilcevaz her yaz gurbetten gelenlerle ayrı bir havaya, güzelliğe bürünür. Gözlerde ayrı bir ışıltıyla, her bir köşeyi zihnine, gönlüne kazımak için rasat eder gibi gezenleri gördünüz mü bilin o gurbetten gelmiştir. Dağını taşını, caddesini, sokağını annesinin şefkatli kollarında bir o yana bir bu yana zıplar gibi adımladıklarını gözlemlersiniz.

thumbnail_dogan-bilen.jpgBöyle bir yaz mevsiminde Adilcevaz’ da daha önce görmediğim Doğan Biner Amcayla tanışmıştım. Güzel bir İstanbul Türkçesi, kibar zarif bir kişiliği vardı. Adilcevazlıların huyudur, herkes birbirini tanır, tanımadığını da tanımak için illa bir fırsat kollar. Bu huy bana da geçmiş olabilir. Doğan Biner Amcayı yeğeni konfeksiyoncu Fikret Sayıcı’nın dükkânında görmüştüm. Bilahare yine aynı yerde görünce bu amca da yazın gelen gurbetçilerden belli halinden ahvalinden demiştim.  Fikret Sayıcı bizi tanıştırdı. Doğan Biner için dayım dedi. Şaşırdım tabi. Annesi Neriman Teyzenin, Altaylar’dan olduğunu biliyordum. Meğer soy isim değişikliği farkı varmış. Hep dışarıda kalmış, Kırşehir’ e yerleşmiş. Adilcevaz hasreti ağır bastığından her yaz Adilcevaz’a geliyormuş.

Doğan Biner Amcayla artık yazları görüşür olduk. Görüştükçe kendisini daha yakinen tanıma imkânı buldum. Sohbetler ettik. Sohbet ettikçe de kendisine beni bağlıyordu.

Doğan Biner’i kısaca tanıtmaya çalışayım. Doğan Biner, babasının işi nedeniyle bulunduğu  Adana’ da 1942’ de doğmuş, babası Adilcevaz’ da Altaylar ailesinden Sabri Bey, annesi Zahide Hanımdır. Üç kardeştirler. Adana’ da orman işletmede çalışan babası Sabri Bey, kardeşinin ısrarı üzerine Adilcevaz’a döner. Digis yeni adıyla Selçuklu Mahallesinde ikamet eder. Doğan Biner, ilk ve ortaokulu Adilcevaz’ da okur. Liseyi Kahramanmaraş’ta tamamlar. Devlet Su İşlerinde tekniker olarak işe başlar. Askerlik dönüşü Kayseri ardından Kırşehir’de görevine devam eder. Evlenir dört çocuğu olur. Kız kardeşi Neriman Teyze, Adilcevaz’ da Niyazi Sayıcı ile evlenir. Kardeşi Şahin Bey’ de İzmir’ de okur. Elektrik elektronik mühendisi olur. Doğan Biner, Devlet Su İşlerinde Personel Müdürü olarak emekli olur. 12 Nisan 2003 tarihinde Kırşehir’de vefat eder.

Doğan Biner’de Adilcevaz’ a karşı hep gurbette olmanın etkisiyle olacak derin bir özlem ve sevgi vardı. Dağına, bağına; suyuna, toprağına; ölüsüne, dirisine Leylasını bulmuş gibi bakardı. Bir söğüt gölgesinde sırtını dayamış, elinde Ayet’ül Kübra Risalesini okurken, sen ne okuyorsun denildiğinde: “Kâinattan Hâlıkını soran bir seyyahın müşahedatını.” derdi.

Sohbet aralarında Doğan Biner’in Adilcevaz’a hep geldiğinde ilk vardığı yer mezarlıklar ve kabir ziyareti olduğunu öğrendim. İstisnasız olarak babasının, Adilcevazlı Celil Oğullarından Emrullah oğlu Bekir Ağanın bir de Erikbağı köyünden bir suikast sonucu vefat eden Nevruz Çakan’ın kabrini muhakkak ziyaret ederdi.

Haydi, babası tamam da Bekir Ağa ile Nevruz Çakan’ı niye hep ziyaret ettiğini merak ettiğimizde onların kendisinde özel bir yeri bulunduğunu, saf ve temiz bir Müslüman olduklarını, kıymetlerinin anlaşılmadığını bu nedenle hem kendi hem de memleket ve toplum adına vefasını göstermeye çalıştığını öğrenmiş olduk.

Bekir Ağa da Nevruz Çakan’ da okumamış, tahsil görmemiş kişilerdi. Bekir Ağa(Çelik), okuryazar değildi seferberlik zamanında Isparta taraflarına göç etmiş ve Isparta Barla’ da Bitlisli bir Seyda sürgün gelmiş diye Said Nursi’yi ziyaret etmiş, kendisi gibi gurbette olan hemşehrisine talebe olmuştu. Merkebiyle çerçicilik yaparken Said Nursi’nin kitaplarını okuma bilenlere okutarak hem kendisinin hem de oranın ahalisinin yararlanmasını sağlamıştı. Nevruz Çakan’ da gariban bir köylü, Bekir Ağanın Adilcevaz’a dönmesiyle tanışmış, İslam’ın temiz ve safi bir nurunu buldum diye gurbetin en dehşetlisini yaşayana talebe olmuştu. Doğan Biner “Bir şehri yüz defa mezaristana boşaltan ölümün hayattan ziyade bir isteği var!” cümlesinin ardından düşerek Kayseri’ de kendi iç dünyasında bir devrim, inkılap geçirerek hemşehrisi Said Nursi’nin kitaplarıyla buluşunca  hem Said Nursi’ye hem de Bekir Ağa ve Nevruz Çakan’a karşı ayrı bir bağ ve ilgi kurmuştu.

Doğan Biner Amca, Adilcevaz’ın yüce gönüllü şahsiyetlere, temiz insanlara analık ettiğini,  yürekleri beslediğini söylerdi. Gençliğin çok önemli olduğunu, sahip çıkılması gerektiğini söyler, gençlerle çok ilgilenirdi. Yurdumuzun ve milletimizin milli ve manevi olarak ayrı bir öncülüğünün bulunduğunu, okuyan bir nesil için çok çalışılması gerektiğini ifade ederdi.

Temiz bir Anadolu evladı olan Adilcevaz’ın toprağından çıkmış, havasına suyuna tutkun Doğan Bilen gibi nice hemşehrilerimiz var. Bize düşen topluma fener olan şahsiyetleri unutmamak, yeni nesillere de bu ruhu aşılamak. Kendisiyle uzun sohbetlerim olan Doğan Amcayı ben hiç unutmadım. Onun Adilcevaz’a olan vefasına bir nebze yaklaşmak için kendisini anmış oldum.

Başka bir yazıda buluşmak üzere selam ve muhabbetle…

Bu yazı toplam 3165 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum