1. YAZARLAR

  2. Yavuz BEŞKARDEŞ

  3. Geçmişimizde Tendir Evi ve Tendir Ekmek Kültürü
Yavuz BEŞKARDEŞ

Yavuz BEŞKARDEŞ

İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ
Yazarın Tüm Yazıları >

Geçmişimizde Tendir Evi ve Tendir Ekmek Kültürü

A+A-

Geçmiş yaşam kültürümüzden tendir evi ve tendir ekmeği kültüründen bahsetmek istiyorum. Bu kültürü anlatırken içinde geçecek kelimelere günümüz genç ve çocuklarımızın ne kadar yabancı olduklarını da ortaya koymuş olacağız.

Tendir Evi kültürü; Bölgemizde kışlık ve yazlık olmak üzere kapalı ve acık şekilde yapılırdı. Kapalı olarak ev şeklinde tek odalı eve bitişik ya da yanına tek göz olarak geniş bir oda şeklinde, yazlık olarak ise bahçenin uygun bir yerine güneşi engellemek için üstü örtme olarak kapatılarak yapılırdı. Tendir evine ve bahçede örtmenin altına baş misafirimiz tendir en uygun yere toprak kazınarak yerleştirilirdi. Küle dediğimiz tendir hava bacası tendir güzel yansın diye tendir evinde kapıya doğru bahçede rüzgâra doğru hesaplanır öyle oluşturulurdu.

Tendir kültürümüzde en çok ekmek pişirmek için kullanılırdı. Bunun yanı sıra yemek pişirmek su, süt kaynatmak vb. gibi işler içinde kullanılırdı.

Biz burada tendir de pişirilen ekmeğin macerasından bahsedeceğiz. Ekmek yapmak için akşamdan teşt dediğimiz büyük hamur kaplarında hamur yoğrulur mayalanması için üzeri örtülüp sabah beklenirdi. Sabah erkenden ev halkı yâda ekmek yapacak komşular bir araya gelip önce hamuru ekmek yapılacak küntlere bölerek işe başlarlardı. Tendir yakmak içinde bu işten anlayan kişi tendirin hava alan ağız kısmına başlık dediğimiz tezek geven ve ağaç saplarından düzeneği oluşturulur ve tendir yakılırdı. Daha sonra tendirin dört kenarına yatsı taşlar konarak üzerine gelecek ekmek sacının sabit durması için demirden hecirdek dediğimiz demirler taşların üzerine yerleştirilirdi.

Ekmek açılacak somat dediğimiz masalar tendir evinde uygun yerlere yerleştirilir ekmek yapımına başlanırdı. Somat üzerinde künt dediğimiz hamurlar oklava ile açılır yanan tendir üzerindeki sacın üzerine serilirdi. Sacın başında oturan ekmek pişiren kişi ekmek çevireceği ile ekmeği pişirip ekmek selesi dediğimiz ağaçtan yapılma siniye dizilirdi. Bu işlem künt hamuru bitene kadar devam ederdi. Saç ekmek pişirmesi bitikten sonra seledeki ekmekler tüketilmek üzere uygun yere konardı. Geriye kalan hamurdan tendir ekmeği dediğimiz daha küçük oklava ile hamurlar açılıp somat dediğimiz bezden yapılma içi dolu düzeneğin üzerine yufka serilip kor olan tendirin etrafına yapıştırılırdı. En son olarak ta elde şekillendirilirmiş hamur sade, yumurtalı ve cevizli olarak tendire vurulur fetir dediğimiz çörekler elde edilirdi.

Ekmek yapılırken çevredeki çocuklar unutulmaz tereyağı ile yapılan bazlamalar çocuklara ikram edilirdi. Ayrıca salamura dediğimiz yöresel kuru balık var ise tendir başında pişirilir soğanla ile sıcacık pişen saç ekmeği içine dürüm yapılıp yenilir ve tadına doyum olmazdı. Mahallenin her yerinden ekmek kokusu alınır tendir yakıldığı ve ekmek pişirildiği hissedilirdi. Çünkü her şey çok doğaldı.

Sonbaharda tendir evinde yapılan ekmeklerden sonra kor olan tendire kazan ile su bırakılır ısınan su ile banyo ya da çamaşır yıkanırdı. Böylece ateş ziyan edilmemiş olunurdu. Daha sonra da yavaş yavaş soğuyan tendire ayaklarımızı sarkıtıp büyüklerimizin anlattığı hikâyeleri dinlerdik. Çocukluğumuzda unutamadığımız belki de en güzel yanı bu idi.

Tendir de ekmek yapımı deyip geçmeyin, bu ekmekte dayanışma, komşuluk, yardımlaşma, muhabbet ne ararsanız vardı. Yani birlikte yaşama kültürünü en basit göstergesi olarak gözümüze çarpmaktadır. Çünkü tendir de ekmek yapmak tek kişinin yapacağı bir iş değildir. Mutlaka ortaklaşa yapılması gereken bir işti. Hele son baharda bu iş ortaklaşa yapılırdı ki kış boyu bir daha ekmek yapımı le uğraşılmazdı.

Günümüzde tendir kültürü yok denecek kadar azalmış olup daha çok köylerde devam edildiği gözlenmektedir. İnsanımız fırınlarda pişen katkı maddesi bol şişirme ekmekleri hazır alıp ekmek yapmaktan kaçınmaya başlamışlardır. Buda başta obezite (şişmanlama) olmak üzere değişik hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur. İnsanımız daha az katkılı ekmeklere yönelmeye başlamışlardır.

Köy ekmeği veya ekşi mayalı ekmek dediğimiz bu ekmekler normal bakkallarda satılan beyaz ekmekten çok daha faydalıdır. Beyaz ekmek ne kadar sağlıksız ve besin değeri düşük bir yiyecekse ekşi mayalı ekmeğin faydaları da saymakla bitmez. En başında anemi (kansızlık) hastalığına iyi gelir. Fiziksel gelişimi ve işgücü kapasitesini artırır. daha fazla faydasını okumak için aşağıya bakabilirsiniz.

Köy ekmeği veya ekşi mayalı ekmek son zamanlarda hiç olmadığı kadar hayatımızın içinde. Son yıllarda neredeyse tüm fırınlarda, hatta bazı süper market zincirlerinde dahi satılmaya başlanan ekşi mayalı ekmek, evde yapma denemelerine de sıklıkla giriştiğimiz bir gıda oldu. Hatta işi ileri boyuta taşıyıp, ekşi mayayı da evde üretenler var.

Son olarak başta ekmek olmak üzere hazır yiyeceklerin sağlığımızı ne kadar tehdit etiğini ve günümüzde insanımızın doğal olan yiyeceklere yönelmeye başladığını görebilmekteyiz. Buda bize gösteriyor ki geçmişte her şey biraz zor olsa da her şeyimiz doğaldı.

Küle: Tendir yanmasını sağlayan hava bacası
Teşti: Hamur yapılan kap
Somat: Ekmek yufkası acılan masa
Hecirdek: Tendir üzerinde sacın sabit durmasını sağlayan demir çubuklar
Çevircek: Saçta ekmeği çevirin alet
Oklava: Ağaçtan yapılan ekmek yufkası açmaya yarayan alet
Kındırak: Oklavanın biraz daha kısa ve iri olanı
Rafadan: Bezden yapılmış içi bez parçaları ile doldurulmuş tendire ekmek vurulan alet
Ekmek selesi: Ağaç dallarından yapılmış saç ekmeğinin üzerine dizildiği sini

Bu yazı toplam 1356 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum