1. YAZARLAR

  2. Yavuz BEŞKARDEŞ

  3. Fikir ve Düşüncede İlkelik
Yavuz BEŞKARDEŞ

Yavuz BEŞKARDEŞ

İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ
Yazarın Tüm Yazıları >

Fikir ve Düşüncede İlkelik

A+A-

İlkeli olmak, insan onuru söz konusu olduğu zaman en fazla önem verilmesi gereken bir konudur. Ama ne yazık ki menfaat ve çıkar ilişkileri işin içine girmişse ‘’ilke’’ diye bir kavramı yok etmiştir.

Esasında İlke: Temel düşünce, temel inanç, unsur, prensip sahibi olarak tanımlanır. Siyaset anlayışımızda, günlük yaşantılarımız göz önünde tutarak, yalpalamadan, yön değiştirmeden durabilmek ancak kendi cabamızdaki ilkellikle olur. Bir fikri ya da düşünceyi savunmak için önce o fikre sahip olmak ve o fikri destekleyen ilkeleri benimseyip ona sımsıkı sarılmakla mümkün olur.

Herkesin kendine göre bir fikri ve düşüncesi mutlaka vardır. Zamanla bu fikirler ve düşüncelerde elbette değişiklik gösterebilir. Düşüncelerimizin sadece dar kalıplar içine sıkıştırılması sakıncalarda beraberinde getirir. Ancak değişen konjonktürde fikirlerimizde oluşabilecek değişiklikleri kendi ilkeleri ile bağımlı yeni bir takım ilkelerle savunabilme yeterliliğinde beraberinde getirir.

Günümüz siyaset arenasında partilerde mutlaka kendilerine has fikir ve düşünceleri ile oluşmuşlardır. İlkeli olmanın zor olduğu günümüzde, siyasette ilke halini alan ilkesizlik, eşine az rastlanmayacak kadar garip ve ülkemize has bir hal aldığını son seçimler açıkça göstermiştir. Kendine has temel düşünce ve fikirler doğrultusunda yola çıkan partilerin kitleleşerek tek başına uzun süreli iktidar olması ile birlikte ilkellikten nasıl uzaklaşılıp ilkesiz kişilerin menfaat ve çıkarları uğruna ak baba ve çakallar gibi partinin etrafına nasıl çöreklendiğini görmezlikten de gelemeyiz. Oysa fikirleri ve düşünceleri uğruna partilerine gönülden bağlı hiçbir menfaat ve çıkar gözetmeyen insanların her dönemde olduğu gibi nasıl kenara itildikleri işin malumudur. Her dönemin adamlarının İstasyona gelen ilk trene binerek yollarına devam eden, ön plana çıkarak işlerini menfaat ve çıkarlarını nasıl yürüttükleri ve ilkesizliklerini bir siyasetin geleceğine entegre etmesi ile birlikte zoru görünce de kuyruklarını arkalarına sıkıştırıp nasıl kaçtıklarını zaman ve mekan bize göstermiştir.

Hani okyanusta fırtına çıktığında gemiyi ilk fareler(sıçanlar) terk eder ya. İyi ki fırtına çıkıyor! Fikirler uğruna inanmışlıkla beraber dost düşman suçüstü yakalanıyor. Fırtına ile beraber sıçanlar bir bir meydana çıkıyor. Hem de irili ufaklı. Her biri kendini nimetten sayıp aslan kesilerek arkalarına bakmadan gemiyi bırakıp kaçtıklar. Dede korkutun İfadesi ile:’’ Kahpe içerden olunca, kapı kilit tutmaz oğul. ‘’ sözü günümüz ilkesiz siyasetine güzel bir örnek teşkil etmektedir. Oysa gerçek dostlar yıldızlar gibidir. Karanlık çökünce ortaya çıkarlar. Küfrün ve zulmün belinin kırıldığı fakat zalim ve kâfirlerin muaflaşarak nifak dönemini başlatıldığı bu fitne dönemde Allah bizleri ayakları üzere sabit ve karanlığı aydınlatan dostlardan eylesin.

Selam ve dua ile

Bu yazı toplam 1785 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.