03 Aralık 2016 Cumartesi
Öğretmenlik - Hamdi Eyigün
Tartışmalı Başkan
Tezek Kokan Köyleri
Terör ve Terörizm
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fenerbahçe Trabzonspor Maçı Ne Zaman Saat Kaçta (TS-FB) Derbi
17 Aralık 2011 Cumartesi 15:34

Fenerbahçe Trabzonspor Maçı Ne Zaman Saat Kaçta (TS-FB) Derbi

Fenerbahçe Trabzonspor Maçı - Lig'de Trabzonspor ile karşılaşacak Fenerbahçe, rakibini İstanbul'dan puansız göndermek istiyor. Fenerbahçe taraftarı karşılaşmaya yoğun ilgi gösteriyor. Fener Trabzon Maçı canlı,Lig Tv İzle,Lig Tv Canlı İzle...

Fenerbahçe Trabzonspor Maçı Saat Kaçta Hangi Kanalda (Fener Trabzon Maçı Ne Zaman Saat Kaçta canlı yayın lig tv)

Galatasaray yenilgisinin ardından deplasmanda Bursaspor'u 2-0 yenerek moral bulan sarı-lacivertliler, trabzon maçında sahadan galibiyetle ayrılmayı planlıyor.

Geçen sezon rakibini averajla geçerek şampiyonluğa ulaşan, ancak Türkiye Futbol Federasyonu'nun kararıyla UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılamayan Fenerbahçe, kendisinin yerine Şampiyonlar Ligi'ne giden Trabzonspor'dan Kadıköy'de 3 puan almayı hedefliyor.

Fenerbahçe'den sağduyu çağrısı

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, dün yaptığı açıklamada, Fenerbahçeli taraftarların bu maça ''hesaplaşma'' olarak bakmamalarını isteyerek, ''Geçen sezon ne kadar haklı olarak şampiyon olduğumuzu göstereceğimiz bir maçtır. Duygusal olarak böyle bir şeye de ihtiyacımız var. Kendi gücümüzü tekrar göstereceğimiz bir sahne olacaktır'' demişti.

Fenerbahçe Kulübü'nden dün yapılan açıklamada ise taraftarlardan, Trabzonspor maçında kulübün ceza almaması ve takımın maç içinde konsantrasyonunun bozulmaması için gayret göstermeleri istenerek, ''Bizi sahada yenemeyenlerin, saha dışında buna fırsat bulmasına imkan tanıyacak malzemeyi kendilerine vermeyeceğiz'' denilmişti.

Kadıköy'de bileği bükülmüyor

Trabzonspor'u Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda ağırlayacak olan sarı-lacivertlilerin, Kadıköy'de 30 maçtır bileği bükülmüyor.

Kendi sahasında son mağlubiyetini 2009-2010 sezonunun 22. haftasında, 22 Şubat 2010'da Bursaspor'a karşı 3-2'lik skorla alan sarı-lacivertli ekip, bu tarihten sonra çıktığı 30 lig maçının 24'ünü kazandı, 6 da beraberlik aldı, hiç yenilmedi.

Sorunlar çözüldü

Bursaspor maçında sahada Cristian ve Emre Belözoğlu'nun tartışmasının ardından başlayan ve soyunma odasında da Emre ile teknik direktör Aykut Kocaman'ın tartışmasıyla devam eden olaylar, Trabzonspor maçı öncesi moralleri bozmuştu.

Ancak, hafta içinde Emre Belözoğlu'nun özür dilemesi, Kocaman'ın da özrü kabul etmesi ve antrenman öncesi yapılan toplantıda Kocaman, Emre ve kaptan Alex'in konuşmalarıyla sorun çözülünce, sarı-lacivertliler yarınki maç öncesi galibiyet için kenetlendi.

Trabzonspor taraftarı statta izleyemeyecek

Yarınki önemli maçı konuk Trabzonsporlu taraftarlar statta izleyemeyecek.

Dört büyük kulübün geçtiğimiz günlerde aldığı ortak karar uyarınca, bordo-mavili taraftarlar stada giremeyecek.

Emre ve Ziegler ceza sınırında

Fenerbahçe'de, Trabzonspor maçı öncesinde iki futbolcu sarı kart ceza sınırında bulunuyor.

Ligde 3'er kartı bulunan Emre Belözoğlu ve Ziegler, yarınki maçta sarı kart görürlerse, cezalı duruma düşecek ve ilk yarının son haftasındaki Medical Park Antalyaspor karşılaşmasında oynayamayacak.

Muhtemel 11

Fenerbahçe'nin, Trabzonspor karşısına şu muhtemel 11 ile çıkması bekleniyor:

Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Serdar Kesimal, Yobo, Ziegler, Mehmet Topuz (Özer Hurmacı), Selçuk Şahin, Emre Belözoğlu, Stoch, Alex, Semih.

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda saat 19.00'da başlayacak Fenerbahçe-Trabzonspor karşılaşmasını hakem Cüneyt Çakır yönetecek.

fenerbahçe trabzonspor maçı,fenerbahçe trabzon maçı,fenerbahçe trabzon maçı izle,fenerbahçe trabzonspor maçı izle,fb trabzon maçı,fb ts maçı,fener trabzon maçı,fb trabzonspor maçı

Fenerbahçe Trabzonspor Maçı 18 Aralık 2011

Ligin 16. Hafta maçı Fenerbahçe Trabzonspor
Maç Tarihi: 18 Aralık 2011 Pazar
Başlama Saati: 19.00
Canlı Yayın: Lig tv
Stadyum: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Maçın Hakemi: Cüneyt Çakır

Bu haber toplam 9846 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON YORUMLAR
Yazan: Doç.dr. Dr. Mustafa Atlı
Yazan: Cemal
Hocam ağzınıza ve yüreğinize sağlık. Bir öğretmeni değil bir meleği tanımlamışsınız. Gerçekten hangi mesleği icra ederseniz edin, esas gayenize uygun yaşarsanız insan olsanız da üstünlükte melekleri bile geçebilirsiniz.
Sizin yazınız üzerine hatıralarım canlandı. Birkaç öğretmen davranışıyla geçmişi yad! edelim.
Eti senin kemiği benim dönemleri idi. O zamanlar velisi olması hasebiyle buna kısmen hakkı olduğu düşünülebilen babasından bile işitmediği azarı, yemediği dayağı öğretmeninden işitir yerdi öğrenciler. Bu durum garipsenmez, genel kamuoyu bunu hatta doğru ve gerekli görürdü.
İlk okul 4 ncü sınıfta 9-10 yaşlarında bir sabi iken öğlenci olduğum okula biraz geç gitmiştim. Öğretmenimiz! ile o gün yeni tanışacaktık. Sen misin derse geç gelen. Yaş söğütten bir çubuk ile iki elin avuçlarına sertçe ve insafsızca vurularak yediğim dayağı hiç unutur muyum? Bu muamele hayatımda bana olumlu hiç bir şey öğretmedi. Sadece o öğretmeni hep böyle olumsuz hatırlarım. Bana öğrettiği şey var mı inan hiç sanmıyorum.
Ortaokul yıllarında uzamış saçları sıfıra vursan bile izi geçmeyecek şekilde herkesin içinde koyun kırkar gibi makasla kesen idealist! öğretmenlerle de karşılaştık, karete ve tekvando bilgilerini, savunmasız öğrenciler üzerinde deneyenlerle de. Bugün 30-40 yaşlarının üzerindeki anne ve babaları, bu tip öğretmenler yetiştirdi. Ancak, bereket ülkede hukuka, adalete, bilime, insan hak ve hürriyetlerine inananlar da var mış ki, öğretime yönelik alınan tedbirler soncunda o dönemlerde hiç te azımsanamayacak kadar çok olan bu tür uygulamaların sonu gelmek üzere. Tükendi diyemem zira, halen sabilere iki harf öğretecek diye onlara hakaret eden döven tiplerle karşılaşmak mümkün.
Kısaca herkes sadece vazifesini yapsın. Öğretmen de sadece öğrencisine öğretmesi gereken bilgileri tam ve zamanında öğretsin yeter. Eğiteceğim diye bir öğretmen çocuğun ana-babası yerine geçmesin. Ana-babanın, çevrenin, Toplumun çocuğu eğitmeye dönük vazifelerini üstlenmesin. Zira bütün bu yükü taşıyamaz. Ana-babanın bile çocuğuyla ilişkisinde dikkat ettiği sınırları, ana-baba yerine geçip aşmasın. Öğrenciyi yaşı ne olursa olsun bir birey olarak görsün. Ona sanki okuldaki bir başka öğretmene, müdüre, veliye, sokaktaki bir yetişkine hitap ettiği gibi saygılı ve kibar bir şekilde hitap etsin. Ona bir birey olduğunu hissettirsin yeter. Bir akademik yıl sonunda o öğrenci, o dönemde öğrenmesi gereken bilgiyi öğrenmiş mi, önemli olan budur. Öğretmenlik vazifesinin sınırı aşılırsa o zaman sorunlar başlar. Eğitim işi de önce ailenin eğitimiyle olmalıdır. Ailenin eğitimi, her şeyi yaparım diyenlerce değil, eğitim işinde uzman olanlarca yapılması gereken planlı ve proğramlı bir iştir. Bu husus öğretmenleri aşar. Aileler eğitildikte çocuklar da eğitimli olarak öğretime başlar. Vesselam.
Yazan: Özcan BEŞKARDEŞ
Yazan: Mithat köse