03 Aralık 2016 Cumartesi
Öğretmenlik - Hamdi Eyigün
Tartışmalı Başkan
Tezek Kokan Köyleri
Terör ve Terörizm
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fenerbahçe Trabzonspor maçı ne zaman saat kaçta (FB TS) süper final derbi
14 Nisan 2012 Cumartesi 15:43

Fenerbahçe Trabzonspor maçı ne zaman saat kaçta (FB TS) süper final derbi

Süper Toto Süper Final Şampiyonluk grubunda sonucu merakla beklenen maç Fnerbahçe Trabzonspor maçı saati. Fenerbahçe Trabzonspor maçı ne zaman? Fenerbahçe Trabzonspor maçı canlı yayın bilgileri.

Süper Toto Süper Final Şampiyonluk Grubunun futbol severler tarafından dört gözle beklenen maçı Fenerbahçe Trabzonspor maçı 15 Nisan Pazar akşamı saat 19.00'da oynanacak.

Fenerbahçe Trabzonspor Süper Final maçını hakem Bülent Yıldırım idare edecek. Fenerbahçe Trabzonspor maçı lig tv ekranlarından canlı izle necek. Fenerbahçe Trabzonspor maçı önemli anları ve gol dakikaları canlı yayın. İşte merakla beklenen Fenerbahçe Trabzonspor maçı Süper Final karşılaşması öncesi tüm bigiler.

Fenerbahçe Trabzonspor maçı

Stat:Şükrü Saraçoğlu
Saat: 19:00
Hakem: Bülent Yıldırım
Canlı yayın: Lig tv


Fenerbahçe Trabzonspor maçı muhtemel 11'leri

Fenerbahçe 

Volkan 
Ziegler 
Gökhan 
Yobo 
Serdar 
Emre 
Christian 
Stoch 
Mehmet Topuz 
Alex 
Sow 

Trabzonspor 
Onur 
Giray 
Celutska 
Serkan 
Colman 
Mustafa Yumlu 
Olcan Adın 
Alanzinho 
Halil Altıntop 
Volkan Şen 
Burak Yılmaz 

Fenerbahçe Trabzonspor maçı bilet fiyatları 

Fenerium Alt C-E - 305.00 TL 
Fenerium Alt B-F - 255.00 TL 
Fenerium Alt A-G - 205.00 TL 
Fenerium Üst A-B-H-I - 132.00 TL 

Fenerbahçe, Trabzonspor maçı hazırlıkları 

Fenerbahçe Spor Toto Süper Finali Şampiyonluk Grubu'nun ilk haftasında, 15 Nisan Pazar günü Kadıköy'de Trabzonspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına, bugün öğle saatlerinde Can Bartu Tesisleri'nde yaptığı ve basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanla başladı. Emre Belözoğlu, antrenmanın tamamında takımla birlikte yapılan çalışmalarda yer aldı. 

Sportif Direktör ve Teknik Sorumlu Aykut Kocaman yönetiminde saat 12.00'de başlayan antrenman, 1 saat 35 dakika sürdü. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final maçında dün geceki Kayserispor maçında oynayan oyuncular rejenerasyon çalışmasıyla antrenmanı tamamladı. 

Diğer oyuncular ise koşu ve ısınma hareketleriyle başladıkları antrenmanı, 3 grup halinde yapılan 5'e 2 top kapma ve pas çalışmalarıyla sürdürdü. 2 grup halinde yapılan ayak tenisi maçlarının ardından, 4 minyatür kaleden oluşan maçlarla antrenman noktalandı.

Sol üst ön adalesinde ağrılar bulunan Selçuk Şahin ile Sezer Öztürk, Bireysel Oyuncu Antrenörü Dolu Arslan eşliğinde takımdan ayrı olarak yaptığı çalışmalarla antrenmanı tamamladı.

Fenerbahçe,Trabzonspor maçının hazırlıklarına, yarın Can Bartu Tesisleri'nde yapacağı antrenmanla devam edecek. 

TSYD TRABZON ŞUBESİ'NDEN TOLGA ZENGİN'E ÖDÜL

Bu arada Türkiye Spor Yazarları Derneği Trabzon Şube Başkanı Cevat Kol, bu sezon 34 maçın tamamında 90 dakika sahada kalan Tolga Zengin'e spor yazarları adına bir plaket verdi. Kol, 3 bin 60 dakika sahada kalan ve bu sezon takımının oynadığı tüm maçlarda 90 dakika oynayan tek oyuncu konumunda bulunan Tolga Zengin'e istikrarından dolayı böyle bir ödülü vermekten mutluluk duyduklarını söyledi. Tolga ise aldığı plaketin kendisini son derece mutlu ettiğini vurguladı.

Bu haber toplam 3255 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON YORUMLAR
Yazan: Doç.dr. Dr. Mustafa Atlı
Yazan: Cemal
Hocam ağzınıza ve yüreğinize sağlık. Bir öğretmeni değil bir meleği tanımlamışsınız. Gerçekten hangi mesleği icra ederseniz edin, esas gayenize uygun yaşarsanız insan olsanız da üstünlükte melekleri bile geçebilirsiniz.
Sizin yazınız üzerine hatıralarım canlandı. Birkaç öğretmen davranışıyla geçmişi yad! edelim.
Eti senin kemiği benim dönemleri idi. O zamanlar velisi olması hasebiyle buna kısmen hakkı olduğu düşünülebilen babasından bile işitmediği azarı, yemediği dayağı öğretmeninden işitir yerdi öğrenciler. Bu durum garipsenmez, genel kamuoyu bunu hatta doğru ve gerekli görürdü.
İlk okul 4 ncü sınıfta 9-10 yaşlarında bir sabi iken öğlenci olduğum okula biraz geç gitmiştim. Öğretmenimiz! ile o gün yeni tanışacaktık. Sen misin derse geç gelen. Yaş söğütten bir çubuk ile iki elin avuçlarına sertçe ve insafsızca vurularak yediğim dayağı hiç unutur muyum? Bu muamele hayatımda bana olumlu hiç bir şey öğretmedi. Sadece o öğretmeni hep böyle olumsuz hatırlarım. Bana öğrettiği şey var mı inan hiç sanmıyorum.
Ortaokul yıllarında uzamış saçları sıfıra vursan bile izi geçmeyecek şekilde herkesin içinde koyun kırkar gibi makasla kesen idealist! öğretmenlerle de karşılaştık, karete ve tekvando bilgilerini, savunmasız öğrenciler üzerinde deneyenlerle de. Bugün 30-40 yaşlarının üzerindeki anne ve babaları, bu tip öğretmenler yetiştirdi. Ancak, bereket ülkede hukuka, adalete, bilime, insan hak ve hürriyetlerine inananlar da var mış ki, öğretime yönelik alınan tedbirler soncunda o dönemlerde hiç te azımsanamayacak kadar çok olan bu tür uygulamaların sonu gelmek üzere. Tükendi diyemem zira, halen sabilere iki harf öğretecek diye onlara hakaret eden döven tiplerle karşılaşmak mümkün.
Kısaca herkes sadece vazifesini yapsın. Öğretmen de sadece öğrencisine öğretmesi gereken bilgileri tam ve zamanında öğretsin yeter. Eğiteceğim diye bir öğretmen çocuğun ana-babası yerine geçmesin. Ana-babanın, çevrenin, Toplumun çocuğu eğitmeye dönük vazifelerini üstlenmesin. Zira bütün bu yükü taşıyamaz. Ana-babanın bile çocuğuyla ilişkisinde dikkat ettiği sınırları, ana-baba yerine geçip aşmasın. Öğrenciyi yaşı ne olursa olsun bir birey olarak görsün. Ona sanki okuldaki bir başka öğretmene, müdüre, veliye, sokaktaki bir yetişkine hitap ettiği gibi saygılı ve kibar bir şekilde hitap etsin. Ona bir birey olduğunu hissettirsin yeter. Bir akademik yıl sonunda o öğrenci, o dönemde öğrenmesi gereken bilgiyi öğrenmiş mi, önemli olan budur. Öğretmenlik vazifesinin sınırı aşılırsa o zaman sorunlar başlar. Eğitim işi de önce ailenin eğitimiyle olmalıdır. Ailenin eğitimi, her şeyi yaparım diyenlerce değil, eğitim işinde uzman olanlarca yapılması gereken planlı ve proğramlı bir iştir. Bu husus öğretmenleri aşar. Aileler eğitildikte çocuklar da eğitimli olarak öğretime başlar. Vesselam.
Yazan: Özcan BEŞKARDEŞ
Yazan: Mithat köse