1. HABERLER

  2. RÖPORTAJLAR

  3. Fatma Eken (Hoş Ana) ile Röportaj

Fatma Eken (Hoş Ana) ile Röportaj

Adilcevaz’ın hoş anası diye bilinen nur yüzlü, yılların yüzünde biriktirdiği yorgunluğu ve koca çınar gibi sevgi ve şefkat dolu, Anadolunun cefakar ve vefakar kadının sembolu Fatma Eken (Hoş Ana) ile röportaj

A+A-

Adilcevaz13.Com:

- Sayın Fatma Eken kendinizi tanıtır mısınız?

Fatma Eken:

- Urfa’ nın Suruç ilçesinde Fransızların Urfa’yı işgalinde doğduğumu annem söylerdi. Ailenin tek çocuğuyum. Seferberlik zamanında ailem muhacir olmuş, Bir çok aile gibi Adilcevaz’dan Urfa’nın Suruç ilçesine göç etmişler. Babamın hastalanıp vefat etmesinden sonra ben küçük bir kız çocuğuyken annemin kucağında Adilcevaz’a geri dönmüşüz. (Ben Hatırlamıyorum) Annemi 3 ya da 4 yaşında kaybettim ve hiç kimsem kalmamıştı. Annemin ikinci evliliğinden babalığımın yanında kalıyordum fakat babalığımın anası sen bunu (beni) saklamayacaksın diye babalığıma baskı yapıyordu. Babalığımda bu benim rahmetli karımın emanetidir demesine rağmen babalığımın anası beni birkaç defa ölüme terk etmiştir. Mesela beni gece bağda sabaha kadar sahipsiz bırakarak yabani hayvanlar tarafından başıma bir iş getirilmesi istemiştir ve beni odaya kapatarak açlığa mahkum etmiştir.Yani ölmem için her  yolu denemişler. Fakat öldürmeyen Allah öldürmez. Herkes öldü ve ben hala yaşıyorum. Allaha Şükür benim yetim ve kimsesiz  kız olarak o eve daha sonra bolluk ve bereket getirdiğim söylenir. Dört çocuğum vardı, şuan da üçü yaşıyor.


Adilcevaz13.Com: 

- Adilcevaz’da kimlerdensiniz?

Fatma Eken:

- Şehirli oğullardanız.

Adilcevaz13.Com:

- Bu Şehirlioğullarının erkek zürriyeti var mı? Varsa kimlerdir?

Fatma Eken:

- Sülalenin hiçbir erkek çocuğu olmamıştır. Babam gil dört kardeşmişler. Ben Fatma Eken Mecid’in kızı Sündüz Ergören Hasan’ın kızı Süniye ve Saniye Avcı Şeveşin kızı Behiye ve Gülizar Aydın Hamit’in kızı . Biz 6 amca kızı bu ailenin hiçbir erkek çocukları yoktur. Benim babam hastalanarak ölmüş öteki üç amcam ise genç yaşta 1. Dünya Savaşına katılmışlar ve bir daha dönmemişler ve biz 6 amca kızı bir başına yetim ve kimsesiz  bir başımıza kaldık.

Adilcevaz13.Com: 

- Sizlerin ( amca kızların ) çok arazileriniz varmış. Bunlara ne oldu?

Fatma Eken:

- Bizler sahipsiz kaldığımız için Cihangir Köyü civarında ki kalan çayırlarımıza bazı haksız vatandaşlar tarafından el konuldu. Bizler Mahkemeye verdik. O zamanlar mahkeme Ahlat’ta olduğu için  biz kadın başımıza Ahlat’a gidip gelemediğimiz için ve sahipsiz olduğumuz için kandırılarak çayırlarımız elimizden alındı. Bir de Şihğvan babanın altındaki arazilerimizde (Bağlarımız) sözde bizlere bakmakta olan insanlar tarafından istismar edilerek yok parasına elimizden alındı. Allah hiç kimseyi sahipsiz etmesin.

 
Adilcevaz13.Com: 

- Atatürk’ü Gördünüz mü?

Fatma Eken:

- Ben Atatürk’ü görmedim. Fakat o zaman Atatürk öldüğünde ben genç kızdım. Millet çok üzüldü, yas tuttu. Atatürk Türkiye’nin babasıdır.

Adilcevaz13.Com: 

- Eskiden Adilcevaz’da komşuluk ve akrabalık ilişkisi nasıldı?

Fatma Eken:

- Çok güzel akrabalıklar ve komşuluklar vardı. Davetler olurdu, mahallede biri fakir düştüğünde mahallenin büyükleri akşam karanlığında ev ev dolaşarak durumu iyi olmayan fakire evlerden un, bulgur vb. verilirdi ve bizler o fakirin kim olduğunu bilmezdik ve sormazdık. Çünkü yapılan iyilik Allah rızası için yapılırdı.

Adilcevaz13.Com: 

- Adilcevaz’da o zaman insanlar ne ile geçinirdi?

Fatma Eken:

- İnsanlar eskiden çiftçilik yapardı,  küçük bir arazisi olan soğan, domates, sebze ekerdi  o küçük bostan yerinden geçimini sağlardı. Bir de hayvancılık yapılırdı. Çok hayvan vardı. Her evde ortalama 100 koyun ve inek bulunurdu. O yıllar çok bereketliydi.

Adilcevaz13.Com:

- O zamanlar Adilcevaz’ın cevizi bu kadar meşhur muydu?

Fatma Eken:

Babam gilin ektiği ceviz ağaçları hala duruyor. Fakat o zaman cevizlerimizden daha çok verim alırdık. Mesela bir ceviz ağacından 20 çuval ceviz dökerdik. O zamanlar her cevizin özelliği ve adı vardı. Örneğin nene ceviz, gabbo ceviz, muşabak ceviz, dudu ceviz, anne ceviz, kör ceviz vardı. Cevizlerimiz o zaman seyrekti fakat bakımını iyi yapardık. Mesela ceviz diplerine kül dökerdik, bostan ekerdik cevizin kökleri yumuşardı ve verimi iyi olurdu. Bir zamanlar ceviz kütükleri para edince insanlar kütük satmaya başladı. Yerine ekilen cevizlerde o verimi vermedi.

Adilcevaz13.Com: 

- Sizin hiç Ermeni komşunuz oldumu?
 
Fatma Eken:

- Ben görmedim fakat büyükler anlatırdı; Müslümanlarla Ermeniler komşulukları çok güzel paylaşırlarmış. Hiç din farkı gözetmeden birbirlerine gidip gelirlermiş, Ermeniler bir hayvan keseceği zaman Müslümanlara kestirirlermiş ki Müslümanlar da o etten yiyebilsinler.


Adilcevaz13.Com:


- Size neden hoş ana derler?

Fatma Eken:

- Ben mahallede genç kızlara, çocuklara ilgi gösterirdim onları severdim, şeker verirdim, karınlarını doyururdum, şefkatle yaklaşırdım, mahalleye yeni gelen gelinlere elbise biçmesini öğretirdim. Eskiden mahalledeki karı- koca arasındaki sorunları, olanları dinler genelde de erkeklere bağırırdım. Yani arayı bulurdum. Genç kızlar, gelinler ve çocuklar beni kendilerine yakın bulurlardı, beni severlerdi. Bunlardan dolayıdır ki bana hoş ana derler.

Adilcevaz13.Com:

- Sağlığınızı neye borçlu sunuz ?


Fatma Eken:

Çok sağlıklıyım. Her yemeği yemem, az yemek yerim, kendime iyi bakarım. Geçen gün tahlil yaptırdım. Allah’a şükür hiçbir sorun çıkmadı.

Adilcevaz13.Com: 

- Siyasette kimleri seversiniz?

Fatma Eken:

- Sağ tarafı severim. Birde  Abdullah GÜL’ ü severim.

Adilcevaz13.Com:

- Son olarak ne demek istersiniz?

Fatma Eken:

- İnsanlara şunu demek isterim; “Elleri vergili olsun, el vergisi can sevgisidir. Paylaşımcı olsun, konuşmanızda karşıdaki adamın kalbini kırmayın. Eğer doğru eğer yanlış olsun her şeyde hüsn-ü ahlak olacak, çok konuşmayacaksın. Allah’ın verdiği kalbi kırmayacaksın.” Namaz kılmayanı oruç tutmayanı sevmem. Allah’ın yolunda gideni severim. Bir adam namaz kılınca içim ferahlar, çok mutlu olurum. Birde insanın vicdanı sağ (dürüst) olacak.

Adilcevaz13.Com:

- Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Bundan sonraki yaşamınızda size sağlık ve afiyet diliyoruz.

Fatma Eken:

- Ben teşekkür ederim.

 

Röportaj: Özcan Beşkardeş

Bu haber toplam 5391 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.