Ethem BABRAK

Ethem BABRAK

Radyo Televizyon Öğretmeni
Yazarın Tüm Yazıları >

Ey Hayat

A+A-

Sancılar yetmiyor bir vuslat için
Pembe düşler kapıma dayanıyor her gece
Ölüm koynumda sabahlıyor
Üşüyorum ve düşüyorum yüreğinden
Cehenneminde yanmak
Bir eşkiya gibi sürgün olmak
Bilmem ki teskeresi ne zamandır bu hayatın
Aşk zulümdür yokluğunda
Göze perde
Gönüle gam
Silgisi yok bu hayatın
Dönüşü de yok gidenlerin
Anladım ki zulüm bitmeyecek
Ve marifet aynı yolda yürürken
Yan yana iken
Belki de hiç bilmemek görmemekmiş
Sevdanda çürüdüm
Ey hayat tut kollarımdan
Bedenim ezilmiş
Ruhumda tükenmek bilmeyen zelzeleler
Nasırlı yüreğim
Görüyorum
Görüyorum 
Fahişeler gülüyor geceye
Gündüz pezevenklere yar olmuş
Bense her an ölümü soluyorum
Karmaşık ve şizofrenik sancılarım var
Düş yakamdan ey hayat
Köşe başlarında
Kavgaya tutuşmuş kedi, köpekler
Israrla çarpışıyor gönlüm ve aklım
Her durumda yenilgi benimdir ey hayat
Külümden savrulan
Günahımdır
Şeytana inat gönlüm duman
Ve ruhum paramparça
Bulutlara aşık olmak
Gökyüzüyle kucaklaşıp
Uçurumlardan yuvarlanmak
Suç benim
Günah da benim
Aşk da
Sevda da
Sen yeter ki
Rüzgarını yüreğimden eksik etme ey hayat
Bilirsin, bilirsin
Bu şehir
Bu yağmur
Bu hüzün
Bu çığlık
Düş kırığı
Yalan aynalar
Bozuk insanlar
Bozgun sevdalar
Henüz çok şey
Ve belki de hiçbir şey
Öfkem silik bir yazı
Beyaz sayfalar çer çöp olmuş
Örselenmiş bir hayat
Namussuz insan
Beynimde kor ateş
İnsanlığım sınanıyor
Aklım hala firar
Denizlerinde boğulmak
Yeşiline boyanmak
Kan kırmızı gözlerine vurulmak
Seni sevmek ölümdür ey hayat
Sabır menziline varana dek
Ruhum titriyor
Dağlar diz çökmüş
Şehirler ölüyor
İnsanlar yasta
Ve ruhlar hasta
Dolar ihaneti satın aldı
Melekler uğramaz artık senin kentine
Zulmün damarlarında kol geziyor
Ve gazeteler yazmıyor
Budala çocuklar hala ay ışığında gülümsüyor hayata
Oysa düşler bile kirletildi
Beyaz aşk
Siyah sancı
Kimbilir kaç kez ve kaçıncı
Sular durulmuyor
Kan damarda ve isyanda
Soluğum kesildi ey hayat
Gözlerimde hala aynı sahne
Başucumda hala az insan
çok yalnızlık
Merhamet esir düştü
Gönlüm hala kaçak
Ve ölüm hala pusuda
Çok insan
Çok savaş
Az insan
Az keder
Çok dua
Petrol kuyuları
Maden ocakları
Altın rezervleri
İnsan müsveddeleri
Demokrat kaşarları
Fahişe çığlıkları
İmamın manken kızları
Yağmur yürekli çocukları
Gözü yaşlı anaları
Sahtekar bürokratları
Öğrenmekten aciz öğretmenleri
Melek görünümlü kilise havarileri
Darbe aşığı piçleri
Aldatılmış çocukları
Şeytanın insana küstüğü anlar
Çok şey
Ve belki de hiçbir şey
Ölçüler de artık ölçüsüz
Kıyamet vakti
Gözlerim hala gerilere bakıyor
Oysa hayat bana hep yüreğimden akıyor

Bu yazı toplam 1188 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.