1. YAZARLAR

  2. Remzi OTO

  3. Dünyanın Kabusu Uyuşturucu İlleti ve Bitlis (2)
Remzi OTO

Remzi OTO

Başbakanlık Başmüfettişi
Yazarın Tüm Yazıları >

Dünyanın Kabusu Uyuşturucu İlleti ve Bitlis (2)

A+A-

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire (KOM) Başkanlığı’nın narkotik suçlar ve uyuşturucu madde ile ilgili hazırladığı raporda; Türkiye’ye uyuşturucu maddenin Afganistan ve İran üzerinden getirildiğine dikkat çekilerek, “Eroinin ilk durak olarak Hakkari, Van ve Ağrı’ya getirildiği, ardından Bitlis, Erzurum, Adana, Kırıkkale, Ankara, Düzce. Kocaeli ve İstanbul güzergahı izlenerek dağıtımı yapıldığı veya yurtdışına transferinin sağlandığı” bilgisine yer verilmektedir.

Uyuşturucu trafiği açısından Türkiye’nin şanssızlığı, jeopolitik ve jeostratejik konumu, doğu ile batıyı kuzeyle güneyi, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan bir geçiş yolu olmasından kaynaklanmaktadır.

Dünyadaki uyuşturucu illetini kullananların profiline baktığımızda, hemen hemen tamamının gençlerden ve geri kalanının ise sonradan kullananlardan oluştuğunu görmekteyiz. Ancak son yıllarda uyuşturucu illetini kullananların yaş olarak 11-12 yaşlarına kadar düştüğüne de ne yazık ki tanık olmaktayız.

Genellikle uyuşturucu illeti irdelendiğinde, gençlerin bu illeti kullanım sebeplerinin arkadaş çevresi, merak veya ailelerinin ilgisizliği olarak sıralanmaktadır. Dünyadaki uyuşturucu pazarının 500 milyar dolar ve Türkiye pazarının ise, 50-60 milyar dolar olduğu gözönünde bulundurulursa, bu kadar muazzam bir paranın döndüğü bir piyasada uyuşturucu tacirleri hiç durur mu? İşte bizler gençlerin uyuşturucu kullanım nedenlerini sayarken, nedense uyuşturucu tacirlerini gözden kaçırıyoruz. Halbuki gençler ve çocuklar arasında uyuşturucunun kullanımının bu kadar yaygın hale gelmesindeki en büyük neden, uyuşturucu tacirlerinin pazar paylarını artırmak için çok olağan üstü çaba ve çalışma içinde bulunmalarıdır. Bunu yaparken de çocuk veya genç demeden çeşitli vaatlerde bulunmak, para vermek veya uyuşturucuya alıştırıp bağımlı hale getirip sonradan bu gençleri kullanmalarıdır. Dolayısıyla bataklıktaki sivrisinekler ile uğraşmak yerine mutlaka bataklığın kurutulması gerekmektedir.

Ekim ayında yayınlanan makalemizden sonra TBMM ile Bitlis’te uyuşturucu ile mücadele konusunda komisyon kurulması ve faaliyete başlanılması gençlerimizin geleceği açısından çok olumlu bir gelişme olsa da, bu çalışmaların mutlaka yerelde aktif ve somut hale getirilmesi gerekmektedir.

Bitlis ilimizde son yıllarda gençler arasında uyuşturucu kullanımının oldukça fazla olduğu duyumları üzerine, yaptığımız araştırmalarda da bu konu doğrulanmıştır. Gerek Bitlis merkez gerekse bazı ilçelerimizde gençler arasında uyuşturucu kullanımının hızla arttığı ve ailelerin bu konuda çok mağdur olduğu bilinmektedir. Bu nedenle, Bitlis’te oluşturulan uyuşturucu ile mücadele komisyonunun yapacağı ilk iş, gençlerin topluma kazandırılması için mutlaka bir uyuşturucu tedavi ve rehabilitasyon merkezinin kurulmasıdır. Akabinde, Bitlis ili ve ilçelerinde uyuşturucu müptelası kaç genç var? Gençlerin yaşları, meslekleri, kullandıkları uyuşturucu çeşit ve bağımlılık derecelerinin tek tek tespit edilmesi gerekmektedir. Kurulacak uyuşturucu tedavi merkezinin güvenliğinin İl emniyet müdürlüğü tarafından, alanında uzman sosyal çalışmacı, psikolog ve psikiyatrisi il aile ve sosyal politikalar müdürlüğü tarafından, din görevlisi müftülük tarafından, doktor ve sağlık personeli il sağlık müdürlüğü tarafından, okuma yazma bilmeyenlere öğretmen il milli eğitim müdürlüğü tarafından, bütün araç gereç, ekipman ve maddi destek valilik ile sosyal yardımlaşma tarafından vb. şekilde sağlanmalıdır.

Bütün bunlar yapılırken, uyuşturucu müptelası gençlerin aileleri ile görüşülüp mutlaka ailelerin de desteğinin alınması büyük önem taşımaktadır.

Tabi ki yapılanlar bununla da bitmemelidir. Gençlerin uyuşturucu tedavisi görüp iyileşmelerinden sonra ne olacak? Gençler tedavi ve rehabilitasyona tabi tutuldular ve iyileştiler, iş yok, para yok, hayatlarını nasıl idame ettirecekler? Esas önemlisi gençler için bundan sonrasını planlamak ve uyuşturucu bataklığına bir daha düşmemelerini önlemektir. Bu nedenle, öncelikle Bitlis Valiliğinin önderliğinde, Bitlis Eren Üniversitesi, Bitlis Ticaret Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odası, İş Kur, Milli Eğitim, Halk Eğitim ve kısacası kamu ve özel sektörün birlikte hareket edip bu işi kökten çözmeleridir. Valilik ile işadamları arasında bir protokol imzalanarak, işadamlarına hangi meslek dalında ne kadar eleman lazım, bunun tespit edilmesi, akabinde gençlerin tercihleri de alınarak, ihtiyaç duyulan alanlarda meslek edindirme kurslarının açılarak meslek sahibi olmalarının sağlanmasıdır. Gençlere meslek edindirme kursları boyunca sosyal yardımlaşma tarafından belli bir miktar ücret ödenmesi, kurs bitiminde, yine belli bir süre maaş ve sigortalarının sosyal yardımlaşma tarafından ödenmesi, bu sürenin bitiminde ise, gençlerin tüm haklarıyla birlikte yapılan protokol çerçevesinde tamamen çalıştıkları işyerlerine devredilmeleridir. Tedavi ve rehabilitasyon sonucunda gençler arasında uyuşturucu kullanımının kalıcı ve sürekli olarak önlenmesi ancak bu şekilde sağlanabilir.

Özellikle doğudan ülkemize giren uyuşturucunun tamamı dışarıya çıkmamakta bir kısmı geçiş güzergahında olan illerde içteki hainlerin de desteğiyle satılmaktadır. Uyuşturucu ticaretinin terörün en büyük para kaynağı olması, Türkiye’nin de PKK gibi bir terör belasıyla mücadele etmesi ve bu örgütün geçmişte FETÖ terör örgütü ile uyuşturucu satışı ve geçişi konusundaki işbirliği de gözönüne alındığında, Türkiye’nin uyuşturucuyla nasıl bir kavga içinde olduğu daha iyi anlaşılmaktır.

Özellikle 15 Temmuz FETÖ terör örgütünün hain darbe olayından sonra, Bitlis İl Emniyet Müdürlüğünce uyuşturucu madde sağlayan, satan, kullanmaya alıştıran, teşvik eden veya özendiren uyuşturucu tacirlerine yönelik başarılı çalışmaların yapılması ve çok sayıda uyuşturucu madde, kaçak mal ve uyuşturucu satıcısı vs yakalanması hususları bizleri ziyadesi ile memnun etmektedir. Uyuşturucu ile mücadelede en etkili ve can alıcı nokta ise, bataklıktaki sivrisinekler ile uğraşmak yerine mutlaka bataklığın kurutulmasıdır. Uyuşturucu ile mücadelede her türlü tedbirin alınması yanında, uyuşturucu madde sağlayan, satan, kullanmaya alıştıran, teşvik eden veya özendiren uyuşturucu tacirlerine ve kullanıcılarına yönelik yeni bir kanuni düzenlemenin yapılması ve mevcut cezaların iki veya üç kat artırılması, özellikle uyuşturucu satıcılarının toplum içinde teşhir edilmesi, toplumun ve gençlerin bu konuda bilinçlendirilmesi uyuşturucu kullanımında caydırıcılığa olumlu katkılarının olacağı kanaatindeyim.

Uyuşturucu; gençliğin yarınını karartan, cemiyete uyum sağlamalarını zorlaştıran, kavgacı, sinirli ve uyumsuz insan haline getiren, içinde yaşadığı cemiyetten soyutlanmasına ve batağa iyice saplanmasına sebep olan ve siz gençleri kendi benliğinizden, milli ve manevi değerlerinizden koparan bir felakettir. Gençler sizler bizim geleceğimizsiniz, kötü örneklere, şaşalı ve sahte görüntülere aldanmayın, sağlıklı, sıhhatli, milli ve manevi değerlerine bağlı bir gençlik geleceğimizin teminatıdır.

Bu yazı toplam 3253 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum