1. YAZARLAR

  2. Veysel KOŞAR

  3. Çok Güzel İnsanlar Bunlar
Veysel KOŞAR

Veysel KOŞAR

EĞİTİMCİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Çok Güzel İnsanlar Bunlar

A+A-

 

"Bir insanı tanımak için onunla ya alış veriş yapacaksınız, ya seyahat edeceksiniz ya da birlikte yemek yiyeceksiniz." Diyor, Hz Ömer. İnsanın kendi kişilik özelliklerine ait ipuçlarını en azından bu şekilde yakalayabilirsiniz demek ki. Hele bu insanı/insanları insani duyarlılığın ve vicdani sorumluluğun ön plana çıktığı yerlerde kendini ve rahatını düşünenlerin aksine sessiz ve gösterişsiz ama içten ve gayretli çalışmalar içinde görüp tanıyınca o insana karşı sıcacık hisler taşımaya başlarsınız. Bazen bir vesile ile bir araya gelen toplulukta doğru bildiğini karşısındakini kurtarmak adına cesurca konuştuğunu görünce hayranlık duyarsınız. İşlerine gelmese de bazılarının gözünün içine baka baka, göğüs tahtasını döve döve (merhametinden) haykırışlarına şahit olunca da takdir hisleriyle coşarsınız.

Anti parantez biz güzelliğin adresini hep bir zümreye, sınıfa veya aileye mal ederiz ya. Oysa insanlık ve insanlığa ait güzellik, öyle anadan babadan geçen bir miras değildir. Öyle olsaydı Hz Âdem ile Hz. Havva’nın nesli Habil ile Kabil aynı özellik ve güzellikte olurlardı ve bugün dünyaya kan kusturan İsrail oğullarından Hz. Musa gibi yüce peygamberler de zuhur etmezdi. Ama gelin görün ki fazilet olarak kendilerini görenler, kibrin ateşinde gururlarını palazlayanlar bir başkasına da toplumda imkân ve fırsat vermek istemezler engellemek için de ellerinden geleni yaparlar.

İşte bu cahiliye kırıntılarına takılmadan tanıdığınız, sevdiğiniz, hayranlık duyduğunuz ve takdir ettiğiniz insanların varlığı, bir toplumun düzeni ve ıslahında çok mühimdir. Geçenlerde mesai arkadaşımla gittiğimiz bir ziyarette açıkçası bir başkasının cesaret edemeyeceği yüreklilikte “Son nefesi pişmanlık olarak vermeden kendinize gelin.” dercesine uyarıları ve onları güzellikte buluşturmak için çabaları beni ve arkadaşımı çok etkiledi. Bir topluluk veya bir aile içinde- var olmak için bir eriyeni- olması o aile için veya topluluk ne büyük bir zenginliktir. Çevremize bakalım, ailelerimizin fertlerine dikkat edelim. Toplumun birlik ve beraberliğine, insani ve vicdani hakikatin gerekliliğine hizmet eden ve maya olanları illa görürsünüz. Zira onların çağrıştırdıkları, emsalimizden ve çevremizdekilerden farklıdır. Onlar size hep bir davetle gelirler. Bu davetleri bize ağır gelse de aslında çok önemlidir. Onlar nemelazımcığı terke, vurdumduymazlığı redde, haksızlığı izaleye davet ederler. Var oluşun gayesine uygun yaşama ve sorumluluğa çağırırlar. Çünkü sevdiklerini gayya kuyusunda can hıraş feryat ederken görmek istemezler. Merhamet, vicdana sorumluluk yükler zira. Gayya kuyusu nedir derseniz herkesin düşeceği kuyusu farklıdır bence. Kimin ne zaafı varsa o zaafı kuyusudur.

"Ya bunlar kimdir?" der gibisiniz. Kim olacak farklılığı ile kendini belli ettiren ya akrabanızdan, ya komşunuzdan ya da mesai arkadaşınızdan biridir. Lütfen bunların kıymetini bilelim. Beşer olduklarını da unutmayalım. Sahip oldukları güzellikleri ve hasletleri görmezlikten gelmeyelim. İnsanı kıymetli ve şerefli yapan cismi, bedeni ve kavmi değildir. Yüreğindeki ideal ve hakikat insanı yüceltir. İdealler ve hakikatler de ona müşteri olana gider.

Bu yazı toplam 1904 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum