03 Aralık 2016 Cumartesi
Öğretmenlik - Hamdi Eyigün
Tartışmalı Başkan
Tezek Kokan Köyleri
Terör ve Terörizm
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çiftçilere Traktör Kredisi
05 Mart 2011 Cumartesi 13:22

Çiftçilere Traktör Kredisi

Ziraat bankası traktör almak isteyen çiftçilere traktör fiyatının yüzde 25'lik kısmını çiftçi ödedikten sonra geriye kalan yüzde 75'lik kısmına da 5 yıl vadeyle kredi veriyor.

Ziraat bankası traktör almak isteyen çiftçilere traktör fiyatının yüzde 25'lik kısmını çiftçi ödedikten sonra geriye kalan yüzde 75'lik kısmına da 5 yıl vadeyle kredi veriyor.

Ziraat Bankası Tatvan Şubesi Müdürü Hacı Ali Durmaz, çiftçilerin, traktör satışı yapan bayilerle protokol imzalamasının ardından traktör ücretinin yüzde 25'inin öz kaynaktan, yüzde 75'inin ise banka kredisiyle karşılanacağını söyledi.

 

Yapılan düzenlemeyle çiftçiler için güzel ve uygun bir imkan doğduğunu ifade eden Durmaz, "Hazineden sorumlu Devlet Bakanlığı ile traktör satışı yapan firmalar arasında yapılan anlaşma gereği isteyen her çiftçi traktör sahibi olacak. Traktör kredisinden yararlanmak isteyenler, yılda bir kez ödeme yapacak. Müşteriyle, bayi arasında imzalanan protokolden sonra bankamız aracılığıyla düşük faizle traktörler alınacak. Sulu tarım yapan çiftçilerimiz için en ideal traktör imkanı doğdu. Arazisi olan herkes traktör kredisinden yararlanmak için müracaatını yapabilir. Başkasının arazisini anlaşmayla kiralayanlarda bu krediden faydalanabilir. Müracaat ve traktör sayısında herhangi bir kısıtlama yok. 5 yıl vadeyle tanınan haktan yararlanmak isteyen çiftçilerimiz, bankamızdan detaylı bilgi alabilir."  dedi.

 

Traktör satışı yapan firma yetkilisi Mehmet Şirin Nacar, konforlu ve az yakıt tüketen traktörün, çiftçiler için çok ideal olduğunu bildirdi.

 

Nacar, "Bunlar Türkiye'nin 3 yıl garantili ve tek yerli traktörü. Diğer traktörlere oranla yüzde 30 yakıt tasarrufu var. Traktörün yerli olmasından dolayı yakın servis imkanı, bol ve ucuz yedek parçası bulunuyor. Traktör sahip olmak isteyen çiftçiler, fiyatın yüzde 25'lik kısmını ödedikten sonra geriye kalan yüzde 75'lik kısmı da 5 yıl vadeyle Ziraat Bankası karşılıyor. Ürün ve kredi imkanı uygun olduğu için traktörler rağbet görüyor" dedi.

 

Ziraat Bankası Tatvan Şubesi önünde tanıtım amaçlı bulundurulan traktörü inceleyen çiftçiler, traktöre ve sağlanan traktör kredisinin uygun olduğunu ifade etti.

Bu haber toplam 12369 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON YORUMLAR
Yazan: Doç.dr. Dr. Mustafa Atlı
Yazan: Cemal
Hocam ağzınıza ve yüreğinize sağlık. Bir öğretmeni değil bir meleği tanımlamışsınız. Gerçekten hangi mesleği icra ederseniz edin, esas gayenize uygun yaşarsanız insan olsanız da üstünlükte melekleri bile geçebilirsiniz.
Sizin yazınız üzerine hatıralarım canlandı. Birkaç öğretmen davranışıyla geçmişi yad! edelim.
Eti senin kemiği benim dönemleri idi. O zamanlar velisi olması hasebiyle buna kısmen hakkı olduğu düşünülebilen babasından bile işitmediği azarı, yemediği dayağı öğretmeninden işitir yerdi öğrenciler. Bu durum garipsenmez, genel kamuoyu bunu hatta doğru ve gerekli görürdü.
İlk okul 4 ncü sınıfta 9-10 yaşlarında bir sabi iken öğlenci olduğum okula biraz geç gitmiştim. Öğretmenimiz! ile o gün yeni tanışacaktık. Sen misin derse geç gelen. Yaş söğütten bir çubuk ile iki elin avuçlarına sertçe ve insafsızca vurularak yediğim dayağı hiç unutur muyum? Bu muamele hayatımda bana olumlu hiç bir şey öğretmedi. Sadece o öğretmeni hep böyle olumsuz hatırlarım. Bana öğrettiği şey var mı inan hiç sanmıyorum.
Ortaokul yıllarında uzamış saçları sıfıra vursan bile izi geçmeyecek şekilde herkesin içinde koyun kırkar gibi makasla kesen idealist! öğretmenlerle de karşılaştık, karete ve tekvando bilgilerini, savunmasız öğrenciler üzerinde deneyenlerle de. Bugün 30-40 yaşlarının üzerindeki anne ve babaları, bu tip öğretmenler yetiştirdi. Ancak, bereket ülkede hukuka, adalete, bilime, insan hak ve hürriyetlerine inananlar da var mış ki, öğretime yönelik alınan tedbirler soncunda o dönemlerde hiç te azımsanamayacak kadar çok olan bu tür uygulamaların sonu gelmek üzere. Tükendi diyemem zira, halen sabilere iki harf öğretecek diye onlara hakaret eden döven tiplerle karşılaşmak mümkün.
Kısaca herkes sadece vazifesini yapsın. Öğretmen de sadece öğrencisine öğretmesi gereken bilgileri tam ve zamanında öğretsin yeter. Eğiteceğim diye bir öğretmen çocuğun ana-babası yerine geçmesin. Ana-babanın, çevrenin, Toplumun çocuğu eğitmeye dönük vazifelerini üstlenmesin. Zira bütün bu yükü taşıyamaz. Ana-babanın bile çocuğuyla ilişkisinde dikkat ettiği sınırları, ana-baba yerine geçip aşmasın. Öğrenciyi yaşı ne olursa olsun bir birey olarak görsün. Ona sanki okuldaki bir başka öğretmene, müdüre, veliye, sokaktaki bir yetişkine hitap ettiği gibi saygılı ve kibar bir şekilde hitap etsin. Ona bir birey olduğunu hissettirsin yeter. Bir akademik yıl sonunda o öğrenci, o dönemde öğrenmesi gereken bilgiyi öğrenmiş mi, önemli olan budur. Öğretmenlik vazifesinin sınırı aşılırsa o zaman sorunlar başlar. Eğitim işi de önce ailenin eğitimiyle olmalıdır. Ailenin eğitimi, her şeyi yaparım diyenlerce değil, eğitim işinde uzman olanlarca yapılması gereken planlı ve proğramlı bir iştir. Bu husus öğretmenleri aşar. Aileler eğitildikte çocuklar da eğitimli olarak öğretime başlar. Vesselam.
Yazan: Özcan BEŞKARDEŞ
Yazan: Mithat köse