26 Temmuz 2016 Salı
15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine
Ve Millet Kazandı
Başkanın Darbeye Karşı Yiğit Duruşu
Darbeye Evet Diyenler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ceviz Suyunun Faydaları
29 Ağustos 2010 Pazar 01:12

Ceviz Suyunun Faydaları

Ekim ayında yeşil meyvesinin kabukları şifa için kullanılır.Ceviz yapraklarında Juglon adlı aktif bir madde vardır. Şifa özelliğini bu madde vermektedir.

Haziran ve Eylül ayları arasında yaprakları toplanır, havadar, gölgelik yerlerde kurutulur.

 

Ekim ayında yeşil meyvesinin kabukları şifa için kullanılır.Ceviz yapraklarında Juglon adlı aktif bir madde vardır. Şifa özelliğini bu madde vermektedir. Yaprağında, tanen uçucu yağ ve boyar maddesi içerir. Cevizde bol miktarda doymamış yağ asitleri bulunur Bu nedenle havayla temas edince çabucak acılaşır. Cevizde protein %15-20 dolaylarındadır . Cevizde önemli madensel elementler (Potasyum, Magnezyum, Fosfat, Kalsiyum, Demir) vardır. Cevizin yeşil ham meyvelerinde bol miktarda C vitamini vardır. Örneğin; bir meyve içinde 1.5gr C vitamini vardır. Bir kilo cevizin enerji değeri 3000 kalori dolaylarındadır.

 

Ceviz yaprağı ishale, bademcik iltihabına, el ayak terlemesine ve hemoroite iyi geliyor.

 

Güneşli bir haziran günü toplanan ceviz yapraklarını gölge ve havadar bir yerde iyice kurutup ufalıyarak hava almayan kaplarda saklanır. Gerektiğinde kullanılır.

 

-İdrar söktürücü, göğüs ve nefes borusunda meydana gelen ağrıları giderir, öksürüğü keser, Bağırsaktaki ağrılar geçirir, damarları ve ciğerleri kuvvetlendirir. Derinin yanmasını önler.

 

- Altını ıslatan çocuklara iyi gelir. Bir litre suda kaynatılan 20gr ceviz suyu birer çay kaşığı çocuklara içirilir. Ceviz yapraklarıyla banyo yaptırılması zayıf bünyeli çocuklara faydalıdır.

 

-Mide-karaciğer ve kanı temizler.Hazmı kolaylaştır, kabızlığı giderir. Haziran ortasında toplanan taze ceviz, ceviz tentüründe kullanılır. Yaprakları ve kabukları da kullanılır. Taze dallarının kabukları, meyvelerinin kabukları ile karıştırılıp elde edilen mayi mideyi kuvvetlendirir. Taze ceviz, şeker ve bal karıştırılıp yenirse de mideyi kuvvetlendirir.

 

-Kabızlıkta, iştahsızlıkta, felçlilerde, şeker hastalığı ve sarılıkta, deri hastalıklarında antiseptik olarak kullanılır. Ceviz yaprağı çayından faydalanılır. Bunun için cevizin yaprakları yerine göveği de (taze meyvenin yeşil dış kabuğu) kullanılabilir. Meyvesi yenildiğinde zeka geliştirir. Ceviz yağı müshil, safra arttırıcı olarak kullanılır.

 

-Veba hastalığına iyi gelir. Yeşil kabuğundan çıkarılan su ile tiryak ve kıran vaktinde içilirse veba hastalığından korur.

 

-Sıraca (iltihaplı apse) ve raşitik hastalarda kemik çökmesinde, kemik deformasyonunda ve iltihaplı el ve ayak tırnaklarında ceviz yaprağı kaynatılarak banyo yaptırılır. Ayrıca sıraca hastalığında 30gr ceviz yaprağı, 15gr kavrulmuş meşe palamudu, 5gr kahve pişirilerek balla tatlandırılıp içilir. Romatizma ve gut (nıkris) hastalığına karşı vücudu korur. Ceviz yaprağı pişirilerek çıbanların üzerine sarılırsa iyileşmelerini sağlar.

 

- Favus ve uyuz hastalıklarında, ergenlik sivilcelerine, iltihaplı egzamalara , ayak terlemesini giderir, kadınların akıntılarında , taze ceviz yaprağının kaynama suyu ile yıkanır.

 

-El ve ayak banyosu veya oturma banyosunda ise 2 yemek kaşığı ceviz yaprağı ve 2 yemek kaşığı meşe kabuğu (aktarlarda bulabilirsiniz) 1 litre suda kaynatılıp banyo suyuna eklenir. 15 dk. banyo suyu olarak kullanılır. 1 haftalık banyo kürü oldukça etkili olacaktır.

 

-Ağız iltihabı, dişeti, boğaz ve gırtlak hastalıklarında gargara yapılır. Ceviz, kabuğu ile dövülüp çıkan suya bal karıştırılarak kullanılırsa boğaz iltihaplarına iyi gelir.

 

- Yarım tatlı kaşığı ceviz yaprağını 1 bardak soğuk suya ekleyip kaynama derecesine kadar ısıtıp ocağın altı kapanır ve 2-5 dakika demlenmesini bekleyip, içilir. Günde 1-2 bardak içebileceğiniz bu çay bademcik iltihabına (özellikle sık sık yapacağınız gargara) ve ishale çok iyi gelecektir.

 

-Yine taze ceviz kabuğu kaynatılıp suyu ile gargara yapılır. Dişleri parlatır ; ceviz yenir ve de kuru kabukları yakılır külleri bal ile macun yapılıp dişlere sürülür. Pamukçuk ve apselere iyi gelir. Cevizin kökünden elde edilen mayi diş ağrısını önler.

 

-Ceviz yapraklarının kaynatılmasıyla elde edilen mayinin içine batırılan temiz bir bez parçası göz üzerine konulursa göz iltihabını önler. Burun kanamalarında, yeşil kabuklarının suyu çıkarılıp buruna çekilirse kanamayı keser.

 

-Tırtıra benzeyen başakları da, kan damarlarını sıkıştırdığından kanamalara, kesiklere, fazla gelen adet kanamalarına, hemoroit, dizanteriye karşı oldukça etkilidir. Bir litre suda 50gr ceviz yaprağı kaynatılıp kullanıldığında kadınların akıntılarına iyi gelir.

 

- Basur için taze ceviz bal ile yenir, cevizin kökü sökülerek kabukları soyulup zeytinyağı içinde kaynatılarak merhem haline getirilip basura sürülür. Nasırlar üzerine sürülen ceviz yağı bunların zamanla yok olmasını sağlar.

 

-Zehirlenmelerde, 2 adet ceviz, kuru 2 incir ve 50gr sedef çiçeği (yada sedef otu yaprağı) birlikte bir miktar tuzla havanda dövülerek sabahları aç karnına yendiğinde zehirlenmelere iyi gelir, vücutta zehrin etkisi kalmaz. Yemeklerden önce ceviz-fındık yenilirse zehirin öldürücü etkisinden korunulur. Kuduz vakalarında bal, soğan, ceviz, tuz karıştırılıp ısırığa sürülürse iyi gelir.

 

-Aç karnına ceviz içi ağızda ezilerek çocuklardaki temriyeye sürülürse iyi gelir. Ceviz yağı deri yanıklarına iyi gelir.

 

-Afrodizyaktır. Bal ile yenir. Yeşil ceviz meyvelerinin kabukları kaynatılarak içildiğinde erkeklerde aynı etki gösterir. Ceviz ruhu 5 damla kesme şekere damlatılarak her akşam yenirse kuvvetli afrodizyaktır. Yorgun erkekleri tekrar dinç ve zinde hale getirir.

 

-Ceviz ağacının kabuğu bir şişe sirke içinde 6 saat bekletilip içilirse deniz tutmasını önler.

 

-Saç dökülmelerinde ve bitlenmelerde, ceviz yaprağının kaynama suyu ile kafa derisine friksiyon yapılır.

 

-Tomurcuklarından saç dökülmelerine ve kepeğe karşı merhem yapılır.

 

- Yeşil ceviz meyvesinin kabuğu ezilerek suyu çıkarılır %40 oranında ispirto ile karıştırılarak elde edilen mayi benlerin üzerine sürülürse zamanla yok olmasını sağlar.- Saçlara ovuşturularak sürüldüğünde saçlara koyu kahverengi bir renk verir. Bu mayi ile pamuklu elbiseler boyanabilir.

 

- Haziran ayında toplanan meyvelerin yeşil kabukları ezilip suyu çıkarılarak kuyruk yağı ile karıştırıldıktan sonra saç diplerine sürülüp masaj yapılırsa saç dökülmesini kesinlikle önler, saçlara parlaklık verir.

 

-Sivilcelere, cevizin dışındaki yeşil kabuklarının suyu çıkarılır kaynatılır, elde edilen mayi sivilcelere sürülür. Ceviz yağıda yüzdeki lekelere sürülerek masaj yapılırsa yok olmasını sağlar.

 

- İstenmeyen böcekleri, taze yaprakları uzaklaştırır. Taze yaprakları da demlenirse kokusu haşereleri uzaklaştırır.

 

Balgam söktürücü ve kaşıntıyı giderici olarak da kullanılır.

 

Taze ve yeşil olan ceviz kabızlık yapar. Safra hastalığı olanlar taze ceviz yerse safrayı azdırır.

 

 

KULLANIM BİÇİMLERİ

 

Çay hazırlamak: Bir çay kaşığı dolusu ince kıyılmış Ceviz yaprağı, çeyrek litre kaynar suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca beklenir.

 

Banyo ve yıkama katkısı: Tam banyolar için 100gr. yaprak, yıkamalar için, çeyrek litre suya bir çay kaşığı dolusu ince kıyılmış yaprak. Gerektiğinde bu miktar bir kat fazlalaştırılır.

 

Tentür hazırlamak: 20 karar taze ceviz dörde bölünerek, geniş ağızlı bir şişeye doldurulur ve üstüne bir litre konyak dökülür. Konyak cevizlerin üstüne çıkmalıdır. Ağzı iyice kapanarak şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir yerde bekletilir. Sonra süzülerek şişelere doldurulur. Gereğine göre, bir kahve kaşığı alınır.

Bu haber toplam 73102 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON YORUMLAR
Yazan: Recai Karahan
Saygıdeğer Adilcevazlılar,

Annem ve babamın adını taşıyan yurda el konulduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Dört yıldır yaşadığım olumsuzluklarla mücadele etmekte olduğum hepinizin malumudur. Hamd olsun yaşatana, hamd olsun yaşadıklarım karşısın da direnme gücü verip, sabretmemi sağlayana... İnşa'Allah sonuna yaklaştım.

Kur'an ile gerçek mana da, tanıştığım günden beri sadece Allah rızasını kazanma uğraşı içinde olmuş ve öylede yaşamışım. Bundan sonra da her kim ne derse desin... Her ne olursa olsun beni bu yaşam tarzımdan bir adım bile geri attıramayacaktır. Bilir ve inanırım ki, "Allah'a güvenip dayananlar korkuyu tatmayacaklardır. Mahzun ve mahcup olmayacaklardır. Kazanan da onlar olacaklardır."

Sevgili kardeşlerim... Bugüne kadar yaptığım faaliyetlerin hiç birinden ne pişmanlık ne de mahcubiyet duymuyorum… Hiç keşke demedim. Tam tersine “Allah’ım yaşattığın bütün zamana ve faaliyetlerine hamd olsun.” Demişimdir.

Mehmet Kamile Karahan öğrenci Yurdunun oluşması nasıl oldu? Zamanın Akparti Milletvekili(Eski bakan) Bitlis valisi, Adilcevaz Kaymakamı ve Belediye başkanlarının katıldığı Yurdun açılış programın da açıklamıştım. Bir kez daha yazmak durumundayım af edin lütfen…

Çarşıda kalabalık halde dostlarla oturuyorduk, yaşlı olan amcamız yanımıza geldi. Benimle konuşmak istediğini söyleyince kalktım. "Bizim komşunun evinde kız öğrencilerle erkek öğrenciler aynı evde kalıyor" dediğinde dehşete kapılmıştım. Hemen araştırdım, ev verilmediği için öğrenciler ayrı ayrı kapılardan girseler de aynı bahçeye açılan evde kalıyordu. Zamanın kaymakamı Ömer Faruk Bey, Belediye başkanı Selim Arışbaş'ı, haberdar ettim. Kaymakam bey "Yurt yapımı için müracaatlarının olduğunu fakat yatırım programına alınmadığı" devlet adamına yakışır şekilde izah etti.

"İnşa'Allah ben yapacağım." dedim ve harekete geçtim. Arsayı babam bağışladı binanın yapım giderlerinin tamamına yakınını ben karşıladım. Devreye giren cemaat mensubu tanıdıklar vasıtasıyla, bu işlerin işletmeciliğini iyi yaptıkları iddia edilen ve o günlerde oldukça revaçta olan cemaate... Yetkililerin de onayını alarak tapuyu olduğu gibi devrettik.

Cemaatle başkaca ilişkim olmamıştır. Hatta verdiğim öğrenci burslarını, dağıttığım ramazan erzaklarını kendilerin vasıtasıyla dağıtmasını yönünde telkin ve tekliflerde bulunmuşlarsa da, tarafımdan reddedilmiştir.

Sadece zavallı kul alan ben, insanımıza hep yakın yaşadığımın bilindiğini de bilmekteyim. Adilcevaz da, her mahalle de, her köyde yaşayan insanlarımıza aynı duygu ve yakınlık içinde olduğumu bilmektesiniz. Siyasetten uzak durduğum da hafızalarınızda saklıdır. Adilcevaz da, bütün kurumlara, derneklere, cemaatlere aynı mesafede olduğumu ve bu yerlere ziyaretlerimi, desteklerimi… Sorunların çözümü konusunda ataklığımı da yine Adilcevaz da yaşamakta olan herkes inanmaktayım ki, şahitlik edeceklerdir.

İslam, kalpte tasdik, dilde ikrar, yaşam da tatbikatla yaşanabilir. Yurdun yanındaki, Mehmet ve Kamile Karahan İlk Öğretim okulunun yapımında veya başka bir kurum binasının yapılmasına yaptığım katkılardan nasıl pişmanlık duymuyorsam… Mehmet Kamile Karahan Öğrenci Yurdunun yapım aşamasında yaptıklarım dan da pişmanlık duymuyorum. Ayrıca bu konu da geçmişte barınmış olan birçok gencin velilerinden dua ve teşekkür aldığımda hala kulaklarımın dibinde asılı durmaktadır.

Yine zamanın Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül tarafından bizat’i tebrik almış Zat-ı Alilerini telefonla babam ile görüşmelerini sağlamıştım.

Eğer yurdu üzerine emanet alanlar; zamanla cemaat olmaktan çıkmış Paralel Devlet Yapılanması (PDY) haline dönüşmüş… Devlete, millete karşı tavır içine girmiştir... Ayıp etmişlerdir, devlete ve millete karşı suç işlemişlerdir ve günahkârdırlar. Buna da benim ve ailemin yaptıkları sebep değildir.

Eğer yurt için yanlış yapmışsam, Milli Eğitim'e okul yeri, Polis'e yaptığım Polis evi(Arsayı ve var olan binayı Süleyman Altay vermiş binanın tadilatının yapımının ekseriyeti tarafımdan karşılanmıştır.) v.b konusunda da yanlış yaptığım anlamı çıkar ki... Bu da insanları hayır yapma konusunda yılgınlaştırır.

Ayrıca inançlarımızda geleneklerimizde ve yasalarımızda suç ve kabahatler şahsidir; şahıslara aittir. (Ör: Hz Nuh ve oğlu, Hz İbrahim ile babası, Hz Lut ile karısı) “Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı da yine kendisinedir.”Sure-İ Bakara 286.Ayet. Ayetten anlaşılacağı üzere inandığım odur ki, yaptıklarımız ilahiyatta kayıt altına alınmıştır. İnşa’Allah Es Semi ve El Basir olan Rabb’ımız bizi af eyler, merhamet eder, bizden razı kalır.

PDY veya eski adıyla cemaat yanlış yaptı diye inançlarımdan veya Allah’ı razı etme çabalarımdan vaz geçecek değilim. İnşa'Allah yaşadığım sıkıntılar tez zamanda biter de kaldığım yerden devam ederim.

Sevgili dostlar,

Allah'ı ve insanı sevdiğini söylemek çok kolay. Allah'a güvenip dayanmak ise yürekten akıp gelendir! Allah'ı çıkarsız ve hesapsız sevmek ise yiğit yüreklere sahip olanların işidir.

O yiğit yürekler Allah'ı, hissederek yaşayanlardır. Allah'ın sevdikleri de; o, yiğit yüreklilerdir.

Allah yolundan dönmeyi, gerilemeyi düşünürsem... Bir an bile şüpheye düşersem Rabb’ım beni helak etsin inşa'Allah.

Allah izniyle, bu günleri de aşacağız. Devleti ve milleti bölmeye çalışanlara, halka mermi sıkanlara dün de karşı durduk, bugün de karşı durulduğundan eminim... Sizler de emin olun lütfen!..

Yakın zamanda görüşmek üzere, inşa'Allah.

Saygı ve selamlarımı sunuyor, sağlıklar diliyorum. Muhabbetle kalın inşa'Allah.

Recai Karahan

Evladınız.