1. YAZARLAR

  2. Ethem BABRAK

  3. Çareler üretmek zorundayız
Ethem BABRAK

Ethem BABRAK

Radyo Televizyon Öğretmeni
Yazarın Tüm Yazıları >

Çareler üretmek zorundayız

A+A-

 

Televizyon kanallarına dikkat ettiniz mi? Hemen hemen tüm dizilerde illa ki bir sevişme sahnesi, dans sahnesi, dekolte sahnesi... İlla cinsellik, illa cinsellik...

Sevişme veya cinsellik sahnesi olmayan dizi yok gibi. İstisnalar var elbette ama bilirsiniz, istisnalar kaideyi bozmaz.

Bakıyorsunuz, birçok kanalda homoseksüel denilen kişiler ekrana çıkarılıyor! Bu kimseler, isimleri lâzım değil, allame-i cihan kesiliyor ekranda ve hakkında bir fikir sahibi olmadıkları konu yok gibi... Bir de bu çok bilgili, çok ulema duruşları yok mu beni öldürüyor... Neyse işin bu tarafı değil beni asıl ilgilendiren.

Asıl anlatmak istediğim konudan uzaklaşmadan devam edeyim. Bakıyorsunuz dekolte giyinilmeyen program, dans edilmeyen kanal yok gibi. Kimi dizide yaptırıyor, kimi çeşitli programlarda...

Özellikle dizilerde yaşanılanlara bakın; dedikodu, yalan, ihanet, entrika, cinsellik, aile içi çarpık ilişkiler, mafya, silahlı çatışmalar, cinsellik üzerinden yapılan şakalaşmalar veya adeta İslami argümanlarla alay eden espriler...

Velhasılıkelam biri veya birileri çoktan kendi tasarımları olan rol modellerle toplumun bilinçaltına istedikleri mesajı/algıyı öyle bir yerleştirmiş/ler ki hiçbir imam, hiçbir ulema bu denklemi kolay kolay çözemedi ve çözemiyor işte.

Mesela çok fena alıştık, bütün bu programlardan rahatsız olmadan hatta katıla katıla, bayıla bayıla dans eden 'Müslüman kızı' seyretmeye...

Mesela Allah'ın lanetlediği eşcinsellik normalleşti!
Mesela çok fena alıştık 'süslü Müslüman kızını' görmeye...

"Süslenmeyen kız mı olurmuş!
Oje sürmeyen, ruj kullanmayan kadın mı var?
Sevgilisi hala yok, çok garip, aa!
Hayatında hiç içmemiş, ulan bu yaşamamış ki!
Gece hayatı yokmuş, ne biçim erkek!
Kadın erkek hep birlikte olunmayan düğün, düğün mü olurmuş canım!"

Bu sözleri çoğaltmak mümkün... Sanırım yeterli ve siz değerli okuyucular, beni anladınız, anlarsınız...

Dostlar, toplumu çoktan şekillendirmiş bu alçak, sinsi coniler... Adı Mehmet olan ruhu Mehmet'ten Irak mı ırak Hanslar; adı Fatma olan ama bedeni Fatma'dan çoktan uzaklasmis jülialar çoktan türedi ve türemeye devam ediyor...

Geçenlerde sevip saydığım, aklıma geldikçe, Allah kendisinden razı olsun dediğim ve abi diye hitap ettiğim bir kimse, şu ifadeyi kullanmıştı bir dost sohbetinde; 'Müslümanlık adında var, tadında yok...'

Dostlar, maalesef durumumuz tam da bu...

Durumumuzu teşhis edelim ve gereken tedaviyi uygulayalım. Başka çaremiz yok. Çoluk çocuğumuzun kendilerine rol model aldıkları kimselerin 'bizden' olup olmadığına, Müslüman karakteri taşıyıp taşımadığına dikkat etmek zorundayız.

Çareler üretmek zorundayız. Alternatif programlar, alternatif diziler, alternatif olabilecek faydalı işler bulmalıyız...

Bir başka yazıda görüşmek, buluşmak, dertleşmek dileğiyle.

Sevgi ve saygılarımla.

Bu yazı toplam 1355 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum