1. YAZARLAR

  2. Suat YILMAZ

  3. Bizim Altınımız
Suat YILMAZ

Suat YILMAZ

BİTKİSEL ÜRETİM GENEL MÜDÜR YARD
Yazarın Tüm Yazıları >

Bizim Altınımız

A+A-

Yüce Allah cc bizleri böyle bir coğrafyada yarattığı için günde bin defa şükretsek az bile. Güzel Ülkemizin yedi coğrafi bölgesini tek tek incelediğimiz zaman eşsiz güzellikler ile karşılaşıyoruz.

Her bölgemizin havası, suyu, toprağı ve bütün bunlara bağlı olarak bitki deseni farklı özellikte ve zenginliktedir. Ülkemizin dört mevsim üretimin yapılabildiği bir coğrafyada olması her halde tesadüfi bir olay değildir. Yüce yaradan bu coğrafyada dünyaya gelen ve yaşayan bizlere aslında büyük bir nimet vermiş ve aynı zaman da büyük bir mesuliyet ile bizleri görevlendirmiştir. Bizler bu mesuliyetin farkında mıyız, vazifelerimizi bilip yerine getiriyor muyuz, ne eksiğimiz var, ne kadarını başarıyoruz, daha neler yapmalıyız gibi soruları çoğaltıp samimi olarak cevap verip kendimizi değerlendirmemiz gerekmektedir. Ben mesleğim ile ilgili sorulara cevap arayıp bu yazımda siz değerli Adilcevaz13 okurları ile paylaşmak istiyorum.


Değerli hemşerilerim; Öncelikle böyle güzel bir ülkede yaşadığım için ve Adilcevaz’da dünyaya geldiğim için Yüce Allah’ıma binlerce şükrediyorum. Elbette ki her insan doğup büyüdüğü beldeyi sever ve orada hayatını idame etmek ister. Ancak bu bir nasip meselesidir. Bazıları İyi bir eğitim alabilmek, bazıları istihdamın daha çok olduğu yerlere göçmek ve bazıları da meslek icabı doğup büyüdüğü beldeden uzak kalabilir. Bütün bunlar tamamen memleketi terk etmek anlamında değerlendirilmemelidir. Mühim olan, kişi uygun zaman ve zemin bulduğu an uzmanlık alanındaki bilgi birikimi ile’’ ben bu işi başarırım gayret benden takdir Yüce Allah cc dan’’ diyerek işe koyulmaktır.

Ülkemizin yedi coğrafi bölgesinin ve her bir İlinin öne çıkmış ana ürün dediğimiz ve o bölgenin ekonomisine katkı sağlayan bitkisel ve hayvansal ürünlerini aşağı yukarı herkes bilir. Bu ürünlere birkaç örnek verecek olursak; Giresun –Ordu Fındığı ile, Rize Çayı ile, Anzer Yaylası Balı ile, İzmir-Aydın-Manisa zeytini inciri üzümü ile, Antalya-Mersin-Adana Turunçgiller ve her çeşit sebzesi ile, Anamur muzu, Silifke çileği ve yoğurdu ile, Osmaniye Yer fıstığı, Gaziantep Antep Fıstığı ile Malatya Kayısı, Şanlıurfa İsotu ile, Diyarbakır Karpuzu ile Kars Kaşarı ile markalaşmış ve bölgenin altın değerindeki bu ürünleri orada yaşayan insanların geçim kaynağı olmuştur. Bu örnekleri ilçe hatta köy bazında değerlendirildiğinde mutlaka her yerin kendine has altını vardır.

Siz değerli hemşerilerime şu soruyu sormak istiyorum Peki BİZİM ALTINIMIZ nedir

Birçoğunuzun bu soruya doğru cevap vereceğinizden eminim. Evet Adilcevaz’ımızın Bizim Altınımız da elbette CEVİZ’imizdir. Ama ne yazık ki asırlar önce ecdadımızın bulduğu bu altını bizler yeterince işleyememiş ve geliştirememişiz. Yukarıda saydığım İl ve İlçelerin birçoğunun geçim kaynağı olan o bölgeye has ürünleri ile geçimlerini sağlar iken bizler sadece cevizi gölgelik olsun diye dikmiş ve ‘’saldım çayıra Mevlam kayıra’’ mantığı ile seyretmişiz. Bizim İlçemiz konumu ve yarı mikro klima özelliği ile aslında bir çok kaliteli ürünün yetişebileceği bir yerdir. Bunun en güzel örneği Aygır Gölü sulama alanında şu anda yapılan sebze üretimidir. Bu üreticilerimizi kutluyor onlar üreten insan oldukları için hepsini saygı ile selamlıyorum. Ama bu yeterli mi hayır daha fazla üretip kamyonlar dolusu ürünü bizde diğer illerimize ve hatta ülkelere göndermemiz gerekir. Cevizimiz ile markalaşıp rekoltemizi (Üretimi) artırdığımız an gelecek nesillerimizin artık geçim sıkıntısı kalmayacak ve onları asgari ücret ile geçinmeye mahkum etmemiş olacağız. Gençlerimizi kendi işinin patronu yapmış olacağız. Yeter ki biraz gayret edelim, hep beraber bu işe inanalım. Bu işi başaran İl ve İlçeleri kendimize örnek alalım. Nasıl Mersin D 400 karayolunda seyahat ettiğimizde Kamyonlardaki nefis çilek, domates, limon, kokuları bizleri gururlandırıyor mest ediyor ise, artık Adilcevaz caddelerindeki kamyonların taşıdığı Ceviz torbalarından gelen o güzel sesi duyalım, Kavun kokularını bizde hissedelim, Kuru fasulye yüklü araçları gururla seyredelim. Güzel İlçemize ve ülkemize katma değer de, biz de varız diyelim.

Kadim İlçemizin değerli Belediye Başkanı ve tüm Meclis Üyeleri ile zaman zaman bu konuları istişare ettiğimizde onlar da büyük gayret içerisindeler ve Belediye olarak gereken katkıyı sağlamak için "Biz insanımıza balık yemeği değil balık tutmayı öğretelim" anlayışı içerisinde olduklarını dile getirmektedirler. Bu bizler için büyük bir şanstır. Gelin bu fırsatı değerlendirelim, Yoksulluk bizim kaderimiz değil değerli hemşerilerim. İlçemizin tarih öncesindeki cevizler vadisi (ZATÜLCEVZ) olarak anılmasını günümüze taşıyarak marka olalım. Gayret bizden Bereket Yüce Allah cc dan.

ALTINIMIZI Ümitsiz yerlerde değil az da olsa kendi kapımızda bahçemizde arayalım. Yüce Allah’ın cc Selamı Bereketi Üzerinize olsun.

Bu yazı toplam 2487 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum