27 Mart 2015 Cuma
Oy Havar
Öz Kardeşlerime Yaranamadım
Bitlisin Kentsel, Ekonomik ve Manevi Gelişmesi
Boşa Akan Sulardan Elektrik

Maşallah ALBAY / İMAM

Bir Hadis Ve Üç Gerçek

03 Mart 2011 Perşembe 20:06

Söz vardır, barışı sağlar, söz vardır savaşa sebep olur. Nice sözler insanı yola getirir, niceleri de yoldan çıkarır. İşte o sözlerden insana yol ve yordam verecek biri de peygamberimizin sözleridir. Bu sözler; hem vahye, hem tecrübeye, hem bilime, hem de akla dayanır.

Ebu kebşe [r.a ]Peygamberimiz'i şöyle buyururken dinlemiş, hakların da yeminle söz söyleyeceğim üç özellik vardır, bunları iyi belleyiniz.

1.Özellik: Hayır yapmakla kulun malı eksilmez. Hayır yapmak insanın kendisine, gelceğine, ahiretine yatırım yapmaktır. Bu durum da hayır yapan kimse iyilik yaptığı kişiden teşekkür beklememeli aksine hayır yaptığı kişiye, kendisine hayır yapma imkanı verdiği için teşekkür etmelidir. Peygamberimiz'in ailesi bir koyun kesmişlerdi bir ara hz. Aişe'ye o koyundan geriye ne kadar kaldığını sordu, hepsini dağıttık, sadece koyunun bir küreği kaldı, dedi. Bunun üzerine peygamberimiz, 'desene koyunun bir küreği hariç hepsi bize kaldı,' buyurdular. [Tirmizi Sıfatul kıyame,35] Burada peygamberimiz insana paylaşmanın kalıcı olduğunu vurgulamışlardır. Allah bizden zekat, sadaka, kurban, hayır, iyilik... istiyorsa almak için değil ahirette karşılığını kat kat vermek için ister.

2.Özellik: Uğradığı haksızlağa sabredenin Allah, şerefini artırır. Burada ki sabır, Kur'an'ın yüklediği anlama göre sabırdır. Toplumumuz da yanlış anlam yüklenilen şeklin de değil. Burada ki sabır haksızlığa boyun eğmek değil, haksızlık karşısında durmak, direnmek, meşru ve makul yollarla sağduyulu bir şekil de hakkını aramaktır. Peygamberimizin hayatı bunun en canlı şahididir. Haksızlığa boyun eğmek hem haksızlık edene bir zulüm dür; çünkü onun haksızlığına cesaret verilmiş olur ve böylece günahının devamını sağlamış oluruz. Öte yandan hak kavramını ayaklar altına almış oluruz, bunun yanın da hakkımızı yitirmekle birlik de şerefimizi de ayaklar altına almış oluruz. Birgün Peygamberimiz yanındakilere, zalime de mazlumada yardım edin buyurdular. Sahabiler, mazluma yardım etmeyi anladık fakat zalime nasıl yardım edelim, diye sorunca Peygamberimiz, 'zalimin zulmüne engel olarak,' buyurdular. Evet haksızlığa karşı durmak aynı zaman da zalime yardım etmek demektir. Peygamberimiz'in evden çıkarken yapmış olduğu duanın cümlelerinin içindeki bir dua cümlesi şöyledir; 'Allahım,haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan sana sığınırım.'

İnsanın affedici, hoşgörülü olması haksızlığa karşı çıkmasına engel olmadığı gibi, haksızlığa karşı çıkması da affedici olmasına engel değildir. Bu durumu birbirine karıştırmayalım.

3.Özellik: İstemek, dilenmek kapısını açan kimseye Allah, fakirlik, muhtaçlık kapısını açar. Sürekli başkalarının eline bakan, onlardan beklenti için de olup onlardan birşeyler isteyen, bunu alışkanlık haline getirir, bu da sürekli başkalarına muhtaçlığı beraberin de meydana getirir. İstemek istemeyi doğurur. Peygamberimiz bu sözleriyle insanın kendi ayakları üzerin de durmasını, alan el değil veren el olma durumun da olunmasını istemektedir. İsteme konumun da olmak aynı zaman da, tüketici olup üretici olmamak demektir. İsteme konumun da olmak, her gün balık verip, balık tutmayı öğretmemektir. Peygamberimiz [s.a] bir hadislerin de; 'sizden biriniz sırtında ipiyle odun taşıyıp satması başkalarından bir şey isteyip dilenmesinden daha hayırlıdır,' buyurmuşlardır. İnsan sosyal bir varlıktır, birbirlerine muhtaç bir şekil de yaratılmıştır. Bu durum da insanlar birbirlerinden bir şeyler istemek durumundadır. Konumuz, istemeyi süreklilik haline getiren kimseler içindir.[Tirmizi,Zühd,17]

Hadisimizin verdiği mesajı özetleyecek olursak;

Hayır yapmakla malımızın eksilmeyeceğini,

Haksızlığa karşı çıkmakla şerefimizin artacağını,

Başkalarına sürekli muhtaç olmakla ihtiyacımızın eksilmeyip sürekli artacağı gerçeğini, Peygamberimiz'in nurlu sözlerinden öğrenmiş olduk.

Selam ve dua ile...

Bu yazı toplam 3178 defa okunmuştur
YORUMLAR
inşallah
tuncernacar
sevgili hocam yaptığınız ve yapacağınız yazı köşeniz muhteşem insanları bir nevi bilinmeyen bir çok yönüyle aydınlatıyorsunuz gerek hadislerle gerek peyganberimizin yaptığı icraatlarala bizlri dolduruyorsunuz ve rahatlatıyorsunuz o nun sevgisine şevkatine ihtiyac duyuuyoruz bizleri bilgilendiriyorsunuz allah sizden razı olsun
16 Mart 2011 Çarşamba 08:07
insallah
mucahid yagci
insallah peygamberimizin veciz bir ifadeyle belirttigi bu uc vasfi barindiran mumin kullarindan oluruz
07 Mart 2011 Pazartesi 22:13
ÜYE İŞLEMLERİ
SON YORUMLAR
Yazan: GERÇEK YORUMCU
değerli arkadaşlar hepinizin yorumlarını okudum güzel olumlu düşünüp yazanda var yanlış düşüncesi olanda arkadaşlar bütün insanlar Hz adem ve havadan oldu çoğalarak bügünümüze geldi bu günümüze gelirken günümüz gereği değişik toplumlara ırklara mezheplere dinler dillere bölündü fakat dinimizin emrettiği bazı şeyler var peygamber efendimiz veda hutbesinde şöyle buyurdular ARABIN ARAP OLMAYANA ARAP OLMAYANIN ARABA BEYAZIN SİYAHA SİYAHIN BEYAZA ÜSTÜNLÜĞÜ YOKTUR peygamber efendimiz bunu 1400 yıl önce söylemiş fakat bu gün bazı emperyalistler lobiler rantçılar kandan beslenenler bunu menfaatlerinin çıkarları doğrultusunda türk kürt meselsi haline getirmişler 40 yıl bu bölgeye sokmuşlar bir fitne fesat türk kürt meselesi diye bölge insanının kanını emmişler bırakmamışlar bölge ne gelişsin nede insanları birşeye muvaffak olsun bugün insanlar artık birşeyleri öğrendi ne oyunlar oynanıyor birileri bunları çözdü ve artık insanlar baktıki 40 yıl boyunca kardeş kanı birilerinin çıkarları için dökülmüş bu iş aslında türk kürt meselesi değil başka şeyler yatıyor altında. bu gün artık herşey anlaşılmış kürtlerin istedikleri bazı hakları verilmiş bular nelermi 10-15 yıl önce kimse bir resmi kurumda kürtçe konuşamazdı anne oğul ceza evinde kürtçe konuşamazdı kimse arabasında kürtçe kaset dinleyemezdi ana dilde eğitim yoktu fakat bugün hepsi serbest edildi bölgede yatırım yoktu bugün bunların hepsi aşıldı ikinci sınıf vatandaş uygulaması artıkyok eeeee peki neyin meselesidirbu kürt meselesi değil o kesin birilerinin rantı ellerinden gidecekya bölge insanı ne oyunlar oynanıyor öğrenecekya artık bölge insanının kafasına vura vura bişeyler kazanamayacaklarya işte birileri tekrar kardeşliği çözümü bozmak için ellerinden geleni yapıyorlar ama artık bozamayacaklar her ırk her toplum bu ülkede türk kürt laz çerkes zaza alevi sunni şii kardeştir ve kardeşçe yaşayacaktır bu toplum birbirinin eti kemiğidir kardeşidir herkes oynanan oyunları öğrenecek ve kardeşçe yaşayacaktır bu ülkeyi bu milleti hiçbir güç birbirinden ayıramaz boşuna kimse yeşillenmesin.......saygılar
bu site ilke haber ajansı resmi abonesidir