1. YAZARLAR

  2. Veysel KOŞAR

  3. Bir Güzel İnsan Çetin Hoca
Veysel KOŞAR

Veysel KOŞAR

EĞİTİMCİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Güzel İnsan Çetin Hoca

A+A-

Adilcevaz’ın renkli siması, sevilen yüzü emekli din görevlisi Çetin Hocayı az çok her Adilcevazlı tanır. Nasıl tanınmaz ki gittiği yerde, bulunduğu ortamda muhabbetin merkezinde biridir. Adilcevazlının hayırlı işlerinde, acılı günlerinde hemşerilerinin yanında olmasını bilen kişidir. Bu nedenle bu haftaki yazımda Çetin(Necmettin) Boz Hocama yer vermek istiyorum.

1-011.jpgÇetin Hoca, Bozolardan Şemsettin Boz’un oğlu, Hacı  Esatların yeğenidir. Alacaatlı Mahallesinde uzun yıllar  imamlık yapmış, görev yaptığı camii kendisiyle  özdeşleşmiştir. Çetin Hocayı farklı kılan ahaliyle sıcak  iletişimi, duygu ve düşüncelerini kendine has üslubuyla  ifade etmesidir. Hocamı düğünlerde halay başında,  taziyelerde aşır Kur’an okurken görürsünüz. Çetin Hoca,  şakadan anlar, şaka yapar, şakayı da kaldırır. Yanlış  gördüğü yerde de tepkisini de kendisine haz tarzda  gösterir. Dolayısıyla Çetin Hocanın yaşadıkları hep bir  fıkra tadındadır. Abartılı olacak Adilcevazlı her birinin  muhakkak "Ben Çetin Hocayla bir gün…" diye bir anısı  vardır. Benim şahsen Çetin Hocayla ilgili edindiğim  temel izlenim, kendisiyle, çevresiyle ve toplumla barışık halidir. Çetin Hoca dendiğinde bilenler için yüzde beliren tebessümdür. Ben Çetin Hocamın hoş görüsüne sığınarak Adilcevaz’da meşhur olmuş birkaç kendisiyle ilgili birkaç yaşanmışlığı paylaşmak istiyorum.

Müftülüklerde her ayın on beşinde din görevlileri toplantısı olur. Adilcevaz’da da böyle bir toplantı günü oldukça şık bir takım elbise ve kravatla toplantıya katılır. Kıyafet Hocama ayrı bir hava katmış ilçe müftüsü, diğer hocalar; "Oo Çetin Hoca hayırlı olsun, çok yakışmış bu ne şıklık?" kabilinden karışmış. Kıyafet biraz abartılı kaçmış zannıyla durumu kurtarmak için, "Rahmetli üzerimdekini fazla giymediğinden ondan bana kaldı, giydim bende böyle yakışıklı oldum." der. Herkesi kahkahaya boğar. Hani varlıklı biri vefat ettiğinde varsa güzel takımı veya elbiselerini ailesinin bağışlamak, yardım için verdiğini giyenlere de mesajı iletmiş olur. Bu cevabı öyle kabul görmüş ki Hoca arkadaşları yeni bir elbise aldığında Çetin Hocaya denk geldiğinde "Allah rahmet ede az kullanmıştı rahmetlik yakışmış mı Hocam?" diye takılırlar.

Adilcevaz’da biri vefat etti mi gündüz akşam fark etmez anında imam efendiler çağrılır, yakınlarıyla birlikte cenaze defnedilene kadar vefat edene Kur’an okurlar. Bir kış günü, soğuk hava hatırlı biri vefat eder. Allah rahmet eylesin Mustafa Oral Hoca efendiye Çetin Hoca telefon açar. Gelmesini rica eder. Mustafa Hoca misafiri olduğunu beyan ederek yerine Ramazan Güçlü’yü gönderir. Çetin Hoca ile birlikte Ramazan ve İsmail Hoca diğer akraba ve yakınlarla uzun kış gecesinde okumaya başlarlar. Zaman ilerledikçe cami tenhalaşmaya başlar. Hocaların okumaktan ağzı kurumuş, karınları acıkmış. Bir ihtiyaç var mı diyen soran yok. Çetin Hocanın sabrı taşmaya başlar ama önce sesini çıkarmaz. Vefat edenin çocukları, kardeşleri de kalkar, gider. Herhalde bir şeyler gelir diye düşünür. Onlardan da ses seda çıkmayınca orada üç hoca bir de bir ileri gelen birisi harici kimse kalmaz. Çetin Hoca’nın sabrı taşmıştır artık. "Ağzımız dilimiz kurudu, nerde bunun yakınları? Ağa kalk da haber sal bir şeyler getirsinler.  Ben gidiyorum" deyince, "Aman Hocam ayıp olur, millet ne der? A sabırlı ol belki hazırlıyorlardır bekleyelim hele." Israr edilince okumaya devam eder. Haber salsın diye gönderilen kişi de gidip gelmeyince artık ipler kopar. Çetin Hoca bir hışımla ayağa kalkar, tabuta varır. Şöyle uzun uzun bakar. Cenazeye hitaben; "Bak gör, oğlun seni beklemiyor, kardeşin yanında durmuyor, eşin dostun dağıldı çekip gitti. Bak başının çaresine." Diğer Hocalar ısrar etse de oradan ayrılır. Bu durum ibretlik hadise olarak dilden anlatılır da:

"Güvenme dünya malına
Tatlı kızına, şirin oğluna,
Emir gelir canın çıkar
Sen kuvvet ver ameline.” Söylenir olmuş.

Çetin Hocanın yine yerinde tepkisi ile önemli bir mesaj veren bir anısını daha aktarmak istiyorum. Bu arada da vefat eden hemşerimiz Vedat Şahin’i de anmış olalım. Her yerde olduğu gibi Adilcevaz’da da çeşitli vesilelerle mevlitler düzenlenir. Çetin Boz Hocam ile merhum Vedat Şahin hatırlı bir yerde birlikte mevlit okurlar. Mevlit alanı kalabalıktır. Mevlid-i Şerif esnasında Çetin Hoca, bir Bahir okurken Bitlis milletvekilleri Mevlüde teşrif ettikleri esnada halk mevlit dinlemek yerine milletvekillerine teveccüh göstererek hoş geldiniz demek için hareket ederler. Çetin Hocanın dikkatini celbeden ve mevlid-i şerifin manasına ve ruhuna uygun olmayan bu hareketler kendisini kızdırır. Saygısızlık kabul eder. Vedat Şahin Hocaya döner Mevlid Bahrindeki cümlelerin hiçbirini okumaz onun yerine yüksek perdeden ve mikrofona daha da yaklaşarak mevlid okuyuşunun makamında aynen şu cümleleri kullanır:

"Oğlum Vedo bunlar bizi dinlemiyler.
Bunlar milletvekillerine Hoşgeldin diyiler.
Allah bunların belasını vere."

Daha da ileri bir sitemle bu minvalde tepkisini dile getirir.

Cemaatten birkaçı bunun farkına varması ile gülümsemeler olur. Çetin Hocanın bu mizacını bildiklerinden kızmazlar sonradan milletvekillerine anlatırlar onlar da Çetin Hocanın tepkisini haklı bularak bu orijinal sitemi gülerek karşılarlar.

Çetin Hoca, her zaman kalp kırmadan yanlışı düzeltmenin bir yolunu daha bulmuş gönüllerde yerini perçinlemiştir.

Güzel ilçemizin kıvrak zekâsı, yüksek espri anlayışının, olduğu gibi davranmanın örneği olan Çetin Boz Hoca, kaynaşmaya vesile olan önemli değerdir. Evlatları Muhammed ve Musa’dan babalarına dair hatıralarını derlemelerini tavsiye ederim. Kendisi ilçemizin önemli simasıdır. Yaşadıkları ve hatıraları halk kültürümüzün kaynaşmış halidir.

Toplumu kaynaştıran ve buluşturan şahsiyetler çok önemlidir. Çocuklarımıza kültürü yaşama, halkla iç içe olma fırsatı vermeliyiz. Makam ve konum ne olursa olsun aynı mirası yaşayan ve paylaşan olmalıyız.

Çetin Hocama ilçemize bu katkıları için teşekkür ediyor, sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

Bu yazı toplam 1816 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum