03 Aralık 2016 Cumartesi
Öğretmenlik - Hamdi Eyigün
Tartışmalı Başkan
Tezek Kokan Köyleri
Terör ve Terörizm
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Beşiktaş - Galatasaray Maçı Ne zaman Saat Kaçta BJK - GS Süper Final Derbi Maçı
14 Nisan 2012 Cumartesi 15:35

Beşiktaş - Galatasaray Maçı Ne zaman Saat Kaçta BJK - GS Süper Final Derbi Maçı

Spor toto süper ligin normal sezonu sona erdi. Spor toto süper ligde bu sene ilk kez yapılacak olan Play Off heyecanı başladı...

Süper Final adıyla ilk maç bu akşam başlıyor.

Beşiktaş ile Galatasaray arasında oynanacak olan Süper final maçı ne zaman saat kaçta hangi kanalda...

Galatasaray Beşiktaş Süper Final Maçı Canlı izle,Beşiktaş Galatasaray süper final maçı canlı izle,BJK GS süper final maçı canlı izle,BJK GS Süper final maçı ne zaman…Spor Toto Süper Final Şampiyonluk Grubu'nda lider Galatasaray, İnönü Stadı'nda Beşiktaş'a konuk oluyor.

Fiyapı İnönü Stadı'nda bugün saat 19.00'da başlayacak Beşiktaş-Galatasaray derbisini Hüseyin Göçek yönetecek.

Göçek'in yardımcılıklarını Baki Tuncay Akkın ile Orkun Aktaş yapacak. Derbinin dördüncü hakemi ise Serkan Çınar.

BEŞİKTAŞ

Rüştü Reçber

Hilbert

İbrahim Toraman

Sivok

İsmail Köybaşı

Quaresma

Fernandes

Ernst

Veli Kavlak

Simao

Mustafa Pektemek

GALATASARAY

Muslera

Eboue

Semih Kaya

Ujfalusi

Hakan Balta

Sabri Sarıoğlu

Selçuk İnan

Melo

Engin Baytar

Necati Ateş

Elmander


STAT: Fi-Yapı İnönü
SAAT: 19:00
HAKEM: Hüseyin Göçek
CANLI YAYIN: Lig Tv

Bu haber toplam 3441 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON YORUMLAR
Yazan: Doç.dr. Dr. Mustafa Atlı
Yazan: Cemal
Hocam ağzınıza ve yüreğinize sağlık. Bir öğretmeni değil bir meleği tanımlamışsınız. Gerçekten hangi mesleği icra ederseniz edin, esas gayenize uygun yaşarsanız insan olsanız da üstünlükte melekleri bile geçebilirsiniz.
Sizin yazınız üzerine hatıralarım canlandı. Birkaç öğretmen davranışıyla geçmişi yad! edelim.
Eti senin kemiği benim dönemleri idi. O zamanlar velisi olması hasebiyle buna kısmen hakkı olduğu düşünülebilen babasından bile işitmediği azarı, yemediği dayağı öğretmeninden işitir yerdi öğrenciler. Bu durum garipsenmez, genel kamuoyu bunu hatta doğru ve gerekli görürdü.
İlk okul 4 ncü sınıfta 9-10 yaşlarında bir sabi iken öğlenci olduğum okula biraz geç gitmiştim. Öğretmenimiz! ile o gün yeni tanışacaktık. Sen misin derse geç gelen. Yaş söğütten bir çubuk ile iki elin avuçlarına sertçe ve insafsızca vurularak yediğim dayağı hiç unutur muyum? Bu muamele hayatımda bana olumlu hiç bir şey öğretmedi. Sadece o öğretmeni hep böyle olumsuz hatırlarım. Bana öğrettiği şey var mı inan hiç sanmıyorum.
Ortaokul yıllarında uzamış saçları sıfıra vursan bile izi geçmeyecek şekilde herkesin içinde koyun kırkar gibi makasla kesen idealist! öğretmenlerle de karşılaştık, karete ve tekvando bilgilerini, savunmasız öğrenciler üzerinde deneyenlerle de. Bugün 30-40 yaşlarının üzerindeki anne ve babaları, bu tip öğretmenler yetiştirdi. Ancak, bereket ülkede hukuka, adalete, bilime, insan hak ve hürriyetlerine inananlar da var mış ki, öğretime yönelik alınan tedbirler soncunda o dönemlerde hiç te azımsanamayacak kadar çok olan bu tür uygulamaların sonu gelmek üzere. Tükendi diyemem zira, halen sabilere iki harf öğretecek diye onlara hakaret eden döven tiplerle karşılaşmak mümkün.
Kısaca herkes sadece vazifesini yapsın. Öğretmen de sadece öğrencisine öğretmesi gereken bilgileri tam ve zamanında öğretsin yeter. Eğiteceğim diye bir öğretmen çocuğun ana-babası yerine geçmesin. Ana-babanın, çevrenin, Toplumun çocuğu eğitmeye dönük vazifelerini üstlenmesin. Zira bütün bu yükü taşıyamaz. Ana-babanın bile çocuğuyla ilişkisinde dikkat ettiği sınırları, ana-baba yerine geçip aşmasın. Öğrenciyi yaşı ne olursa olsun bir birey olarak görsün. Ona sanki okuldaki bir başka öğretmene, müdüre, veliye, sokaktaki bir yetişkine hitap ettiği gibi saygılı ve kibar bir şekilde hitap etsin. Ona bir birey olduğunu hissettirsin yeter. Bir akademik yıl sonunda o öğrenci, o dönemde öğrenmesi gereken bilgiyi öğrenmiş mi, önemli olan budur. Öğretmenlik vazifesinin sınırı aşılırsa o zaman sorunlar başlar. Eğitim işi de önce ailenin eğitimiyle olmalıdır. Ailenin eğitimi, her şeyi yaparım diyenlerce değil, eğitim işinde uzman olanlarca yapılması gereken planlı ve proğramlı bir iştir. Bu husus öğretmenleri aşar. Aileler eğitildikte çocuklar da eğitimli olarak öğretime başlar. Vesselam.
Yazan: Özcan BEŞKARDEŞ
Yazan: Mithat köse