1. YAZARLAR

  2. Ethem BABRAK

  3. Barzani Üzerinden Ne Yapılmak İsteniyor?
Ethem BABRAK

Ethem BABRAK

Radyo Televizyon Öğretmeni
Yazarın Tüm Yazıları >

Barzani Üzerinden Ne Yapılmak İsteniyor?

A+A-

Sanki hiç savaş yokmuş da dünyada yeni bir savaş çıkacakmış gibi konuşanlar var. Yeni bir savaş falan yok. Aksine savaş devam ediyor ve savaşlar aslında hiç bitmez. (Libya, Arakan, Filistin, Somal, Afrika Ülkeleri, Irak vs... Dikkat ederseniz hepsi de Müslüman...)

Neyin savaşı mı? Bana göre dinlerin savaşı da, kültürlerin savaşı da, devletlerin savaşı da tek bir gerçeği ifade eder: daha çok konforlu yaşam, daha rahat bir hayat, daha çok yemek, daha güzel bir kadın vs... (Tabi bu konu da ayrı bir yazının konusu...)

Savaşırken de 'insan hakları' için derler, bu bir kılıf olur; aslında umurlarında değildir insan hakları. Savaşırken efendim, nükleer silahları var; yarın, öbür gün size bir tane sallarlarsa ne olur, hiç düşündünüz mü? O nükleer silahları o devletin elinden almalıyız, derler... (Kendi ellerinde olursa sorun yok tabi...) Bu da bir kılıf/bahane olur. Efendim referandum yapılarak burada yaşayan insanların talepleri ne ise, o doğrultuda hareket edeceğiz derler.Derler de derler... Gerçek böyle midir? Elbette değil ve bu söylemler bahane, yalan, kılıf...

Ama çağın en popüler yalanı ve kılıfı hangisidir derseniz; hiç şüphesiz, 'Biz onlara Demokrasi ve özgürlük götüreceğiz' sahtekarlığıdır.

İsrait çok kurnazca davranan, 8 milyonluk, dünyanın şımarık çocuğu, siyonist ve işgalci terör devletidir. israil, kendi dini inançları doğrultusunda hareket eden bir ülkedir.

Konudan çok fazla uzaklaşmadan asıl anlatmak/ söylemek istediklerime geleyim.

İSRAİT, 2022 YILINDA KADAR MESCİD'İ AKSA'YI ALMAYI PLANLIYOR

Ortadoğu’nun en önemli kriz üretim fabrikası İsrait, Arz-ı Mevdut amacını (Bu plana göre Nil'den Fırat'a kadar olan bölge Yahudilere vaad edilmiş topraklar olarak görülüyor, biliniyor. Tevrat'a dayandırılıyor.) yavaş yavaş yerine getirmeye, bu amaç doğrultusunda önüne kim çıkarsa çıksın ezmeye/yıkmaya/katliama devam ediyor. İsrail'in gıdım gıdım da olsa ilerlediği bir gerçektir.

Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat'a göre, Arz-ı Mev'ud (vaadedilen topraklar) için yapılması gereken, Mescid-i Aksa'yı yıkıp Süleyman Mabedi'ni inşa etmek.

(Son Mescid-i Aksa'daki olayları bu eksende değerlendirmek zannımca en doğrusu. Ki İsrait kendince bir yoklama yaptı ve geri çekildi. Şayet sessiz kalınsaydı muhtemelen fırsat bu fırsat diyecek ve Mescid-i Aksa'yı alacaktı.)

Tevrat'a göre İsrail, kurulduktan 74 yıl sonra eğer Mescid-i Aksa'yı yıkamazsa, kendisi yıkılacak. Bu ise, 1948'de kurulan İsrait için 2022 yılına denk geliyor. İnançlarına göre eğer, bu tarihe kadar Süleyman Mabedi'ni inşa edilmezse, İsrail devleti son bulacak. Bu anlattıklarım doğrultusunda İsrait ilerleyişine devam ediyor. Bakınız 1948'den bu yana İsrail'in toprak varlığı ile bugünkü varlığı arasında gerçekten çok büyük bir fark var. (Umarım ne demek istediğimi anlatabiliyorumdur.)

Bildiğiniz üzere, İsrail 1948'de kuruldu ve ABD ile İngiltere ön ayak olup İsrait'i Ortadoğu'nun ve dolayısıyla Müslümanların başına bela olacak gücü oraya yerleştirdiler.

İsrail'in ÇEVRESİNDEKİ MÜSLÜMAN ÜLKE HALKLARIYLA SAVAŞI, kolay kolay bitecek gibi değil. İsrail için onu amacına ulaştıracak her yol mübah...

Bugün gelinen noktada Kuzey Irak Lideri Mesut Barzani'yi destekleyen İsrail, mutlaka bu desteğinin arka planını hesaplayarak böyle bir adım atar.

Yoksa İsrail'in Barzani aşkına inanmak ciddi manada safdillik olur.

Konudan uzaklaşmadan devam edelim.

İsrait 2022 yılında kadar Mesci-i Aksa'yı almanın planlarını yapmamış olamaz ve ABD ve İngiltere'nin görünmeyen ya da zaman zaman kendini deşifre eden şemsiyeleri altında yürümeye devam ediyor.

Peki Barzani bu işin neresinde?

Bugün için Barzani'yi kullanmak isteyen İsrail, Barzani üzerinden ne yapmaya çalışıyor sorusunu sormak gerekiyor.

Şayet Barzani, zor gününde imdadına yetişen, kimi iddialara göre suikastlere kurban gitmesini engelleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kapalı kapılar arkasında bir plan yapmadı ve şu an ki Türkiye - Barzani arasında konuşulanlar bir danışıklı dövüş değil ise, o halde fena halde İsrait'in kucağına düştü demektir. Böylesi bir senaryoda çok Müslüman kanı akar ve İsrail nice Barzanileri katlettirir...

İnşallah Türkiye ile Barzani arasında yaşananlar/söylemler vs. danışıklı bir dövüşten ibarettir ve Barzani istenilen noktaya gelindiğinde tıpkı Hatay gibi Türkiye'ye katılır...

Dostlar, İsrail Müslümanlar için olumlu/iyi bir adım atar mı? Gerçekten buna inanıyor musunuz?

ABD'nin Irak savaşını başlatıp hem İsrail'e hem de kendi menfaatine yönelik adımlar attığını söylemek size çok uzak bir ihtimal mi geliyor... Ne mi demek istiyorum! Şöyle; ABD, İsrail'e hizmet ediyor ve elbette bal tutan parmağını da yalıyor. ABD'nin Barzani'ye vazgeçin çağrısı samimi olsa dahi ABD'ye güven olur mu? ABD'nin derdi İran olamaz mı? İsrail ile bir iş bölümü yapıp İran'a 'SALDIRMAK' için bahane arıyor olamaz mı? Dünya Barzani'ye yoğunlaşırken, Barzani ile Türkiye birbiri ile cebelleşirken İsrait kim bilir bu esnada neleri uygulamaya geçirmiş olacak ve bu sırada da ABD, İran ile uğraşıyor olacak. Çok mu uçuk geliyor bu senaryo?

DEAŞ KÖŞEDE DURSUN, ŞİMDİ BARZANİ İLE DEVAM!

DEAŞ ile yapmak istediklerini tam manasıyla yapamayanlar kanaatimce Barzani üzerinden isteklerini gerçekleştirmenin yolunu aralamaya çalışıyor.

Ümit ediyorum ki olan Müslüman Kürtlere, Türklere, Araplara olmaz... Zira bu bölgede Yahudi ile Hristiyan'ın Müslümana açtığı savaş çok sinsi bir şekilde ilerliyor ve maalesef biz Müslümanlar, benim ırkım; senin ırkın saçmalığından kurtulamıyoruz. Kurtulmayı bırakın bizzat savaşı Kürt-Türk-Araplar üzerinden yapıyorlar.

Allah basiretimizi arttırsın...

Bu yazı toplam 559 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.