25 Ağustos 2016 Perşembe
Ne Mutlu Türküm Diyene
Milletin Direnişine Bin Selam Olsun
Darbe ve Direniş
Türkiyenin NATO ve AB Açmazları
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Aytaç Kılınç Çaman Siyasete Atılıyor
23 Şubat 2011 Çarşamba 16:24

Aytaç Kılınç Çaman Siyasete Atılıyor

Sitemiz yazarlarından Aytaç Kılınç Çaman Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) den Ankara milletvekilliği için aday adayı olduğunu açıkladı.

Sitemiz yazarlarından Aytaç Kılınç Çaman Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) den Ankara milletvekilliği için aday adayı olduğunu açıkladı.

Kısa bir süre önce '
Türbanlı Müdür ve danıştay saldırısı' isimli kitabı piyasaya çıkan sitemiz yazarı Aytaç Kılınç Çaman, Ankara’dan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) den aday adayı olduğunu bildirdi. Çaman siyasete atıldığını ve Aday adayı olduğunu basında ilk kez Adilcevazlılar ile paylaştığını belirterek, ''Biliyorsunuz çok yakın bir zamanda 'Türbanlı Müdür ve danıştay saldırısı' isimli kitabım piyasaya çıktı. Ardından sayın Serdar Arseven kitabın tanıtımı ile ilgili çok güzel bir yazı kaleme aldı. Allah izin verirse Ankara'dan Adalet ve kalkınma Partisinden milletvekili aday adayıyım. Bu haberi basında ilk kez Adilcevazlı hemşerilerimle paylaşıyor, saygılar sunuyorum.'' dedi.

Aytaç Kılınç Çaman Kimdir;
01.03.1969 yılında Antalya’da dünyaya geldi. Annesi Van, babası Selanik muhacırlarından Antalya'ya yerleşmiş bir ailedir. İlk, orta ve lise tahsilini Antalya'da yaptı. Ankara Gazi Üniversitesi Çocuk gelişimi ve Eğitimi bölümünü bitirdi. İlk görev yeri Bitlis'in Adilcevaz ilçesi olan Çaman, Ankara’nın değişik okullarında okul öncesi öğretmenliği, kız meslek ve teknik lisesinde branş çocuk gelişimi öğretmenliği ve müdürlük yaptı. Erken Çocukluk Destekleme Projesi ve meslek yetiştirme kurslarından sorumlu idareci ve öğretmen oldu. Birçok sitede köşe yazarlığı yapmaktadır. Yayımlanmış eseri 'Türbanlı Müdür ve Danıştay Saldırısı' kitabı Kültür bakanlığı onayı ile çıkmış olan, Aytaç Kılınç Çaman Bir çocuk annesidir.


Haber: Salih BEŞKARDEŞ
www.adilcevaz13.com

Bu haber toplam 3808 defa okunmuştur
YORUMLAR
Aytaç hocama saygılarla
Mustafa KARADENİZ
Hocam Selamunaleyküm. sizlere yapılan haksızlıkları kitabınızdan okudum.sizlere ALLAH sabır versin Doğrunun ALLAHU taala her zaman yanındadır sizin olduğu gibi. sizleri her zaman destekliyorum.ALLAH yar ve yardımcınız olsun.ALLAHA emanet olun. Saygılarımla.
27 Eylül 2013 Cuma 20:38
sevgi anaokulu
aysel sarıhan
aytaç hanım hatırlar mısınız bilmem sene 2004 sevgi anaokulunda müdürümdünüz.Daha sonra birbirimizi kaybettik.beni hiç aramadınız.Aramanızı beklerim.
26 Eylül 2012 Çarşamba 02:04
olmaz aytaç hanım
harun çimen
aytaç hanım azda olsa başınıza gelenlerden haberim var. sana yapılan onca şeyden sonra hala niye aynı zihniyetle bi yola çıkıyosun. bilmem hatırlıyomusun merve kavakçının alternatifi sizdiniz. o olmasaydı sizin ki olurdu. onun için nerede duracağınızı iyi keşfedin.
10 Nisan 2011 Pazar 16:25
SON YORUMLAR
Yazan: Mihfer
Bence durum kaymakamla sınırlandırılıp soruşturmalar yalnızlaştırılmamalı, açığa alınmak işten atılmak yada hapis yatmak değildir.

Bir soruşturmanın sulh ve selameti için görevinden belirli bir süre dolayısı ile uzaklaştırıp, soruşturmayı yürütenin soruşturmayı sağlıklı ve sağlam niteliklere kavuşmasını sonucuna göre adil bir karar almasını sağlamaya yöneliktir.

Bunları yaparken, soruşturmacı evrak tahribatı, yada benzeri ikili ilişkilerin önüne geçmek istemesinden dolayı kurum içerisine yada dışında soruşturmaya konu olan bireyler ve bu bireylerin ikili ilişkilerini bilmekle yetinmemelidir, diye düşünmekteyim.

Zannımca da yukarıda ifade ettiğim gibi açığa alınmanın daha anlamlı ve sağlıklı olması ve varsa aklanacak durumları için açığa alınmanın bence bir kişiyle sınırlandırılmayıp, ilçe halkınında tahmin ettiği konular üzerinden, soruşturmaya konu edilen kişinin yanında belli kişilerinde bu süreçte açığa alınması gerekir ve gereklidir. Suçlu bulunmaları halinde bu suça karışmış ekibin kimler olduğu ve kimlerin direktifleri ile kaymakamlığın bu hale geldiğinin de bilinmesi hem kamusal hemde toplumsal vicdanlarda sorgulanmalarının önünü açacağından eminim. Kaymakamlığımız belirli bir ''aileye ve belirli kişilerin tekeline'' geçtiğini bilmeyenimiz yoktur. Bence doğru olanı ve adil olanı savunmak gereklidir. İdareciler belli kişilerin ve gurupların altında eğilmektense, Devlet-i Aliye' nin işlerini adilce ve tarafsızca yerine getirmelidir ve getirmekte zorundadırlar.

Tabi ki taktir devletimizin idari birimlerinin aldığı kararda meşrudur. İllegal yapılarla mücadelede alınması gereken tedbirleri zamanında almayıp, bilakis bunlarla sarmaş dolaş olanların, kamusal harcamaların tespiti, kurumsal hizmetlerin gittiği yer- kişi- zaman tespitine, bireylerin şahsi ilişkilerine, detaylı istihbaratın sağlam ve güvenilir kaynaklara dayanarak detaylı incelenmesi de makbuldür. Bu gibi hadiselerin ve bu yapıların güçlenmesinde rolü olanların unutulmamalıdır ki bugün şehit olan 240 kişinin vebalinin ve ellerinin ''soruşturmaları sonucunda suçlu bulunması halinde'' boynunda olduğudur.

Lakin bu soruşturmanın sonucunda soruşturmaya konu olan kişilerin aklanması durumunda; soruşturmaya konu olan bireyin töhmet altında kalmaması da vatandaşların nezdinde bir erdem, kamunun da gerekli tedbirleri alması için yapılan usullere göre bir süreç kabul etmeliyiz.

Soruşturmanın sonucunun hak yolunca bir süreç olduğu unutulmamalı ve sonucuna göre hareket edilmesi ilçe halkından beklenmelidir.