03 Aralık 2016 Cumartesi
Öğretmenlik - Hamdi Eyigün
Tartışmalı Başkan
Tezek Kokan Köyleri
Terör ve Terörizm
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Aytaç Kılınç Çaman Siyasete Atılıyor
23 Şubat 2011 Çarşamba 16:24

Aytaç Kılınç Çaman Siyasete Atılıyor

Sitemiz yazarlarından Aytaç Kılınç Çaman Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) den Ankara milletvekilliği için aday adayı olduğunu açıkladı.

Sitemiz yazarlarından Aytaç Kılınç Çaman Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) den Ankara milletvekilliği için aday adayı olduğunu açıkladı.

Kısa bir süre önce '
Türbanlı Müdür ve danıştay saldırısı' isimli kitabı piyasaya çıkan sitemiz yazarı Aytaç Kılınç Çaman, Ankara’dan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) den aday adayı olduğunu bildirdi. Çaman siyasete atıldığını ve Aday adayı olduğunu basında ilk kez Adilcevazlılar ile paylaştığını belirterek, ''Biliyorsunuz çok yakın bir zamanda 'Türbanlı Müdür ve danıştay saldırısı' isimli kitabım piyasaya çıktı. Ardından sayın Serdar Arseven kitabın tanıtımı ile ilgili çok güzel bir yazı kaleme aldı. Allah izin verirse Ankara'dan Adalet ve kalkınma Partisinden milletvekili aday adayıyım. Bu haberi basında ilk kez Adilcevazlı hemşerilerimle paylaşıyor, saygılar sunuyorum.'' dedi.

Aytaç Kılınç Çaman Kimdir;
01.03.1969 yılında Antalya’da dünyaya geldi. Annesi Van, babası Selanik muhacırlarından Antalya'ya yerleşmiş bir ailedir. İlk, orta ve lise tahsilini Antalya'da yaptı. Ankara Gazi Üniversitesi Çocuk gelişimi ve Eğitimi bölümünü bitirdi. İlk görev yeri Bitlis'in Adilcevaz ilçesi olan Çaman, Ankara’nın değişik okullarında okul öncesi öğretmenliği, kız meslek ve teknik lisesinde branş çocuk gelişimi öğretmenliği ve müdürlük yaptı. Erken Çocukluk Destekleme Projesi ve meslek yetiştirme kurslarından sorumlu idareci ve öğretmen oldu. Birçok sitede köşe yazarlığı yapmaktadır. Yayımlanmış eseri 'Türbanlı Müdür ve Danıştay Saldırısı' kitabı Kültür bakanlığı onayı ile çıkmış olan, Aytaç Kılınç Çaman Bir çocuk annesidir.


Haber: Salih BEŞKARDEŞ
www.adilcevaz13.com

Bu haber toplam 3894 defa okunmuştur
YORUMLAR
Aytaç hocama saygılarla
Mustafa KARADENİZ
Hocam Selamunaleyküm. sizlere yapılan haksızlıkları kitabınızdan okudum.sizlere ALLAH sabır versin Doğrunun ALLAHU taala her zaman yanındadır sizin olduğu gibi. sizleri her zaman destekliyorum.ALLAH yar ve yardımcınız olsun.ALLAHA emanet olun. Saygılarımla.
27 Eylül 2013 Cuma 20:38
sevgi anaokulu
aysel sarıhan
aytaç hanım hatırlar mısınız bilmem sene 2004 sevgi anaokulunda müdürümdünüz.Daha sonra birbirimizi kaybettik.beni hiç aramadınız.Aramanızı beklerim.
26 Eylül 2012 Çarşamba 02:04
olmaz aytaç hanım
harun çimen
aytaç hanım azda olsa başınıza gelenlerden haberim var. sana yapılan onca şeyden sonra hala niye aynı zihniyetle bi yola çıkıyosun. bilmem hatırlıyomusun merve kavakçının alternatifi sizdiniz. o olmasaydı sizin ki olurdu. onun için nerede duracağınızı iyi keşfedin.
10 Nisan 2011 Pazar 16:25
SON YORUMLAR
Yazan: Doç.dr. Dr. Mustafa Atlı
Yazan: Cemal
Hocam ağzınıza ve yüreğinize sağlık. Bir öğretmeni değil bir meleği tanımlamışsınız. Gerçekten hangi mesleği icra ederseniz edin, esas gayenize uygun yaşarsanız insan olsanız da üstünlükte melekleri bile geçebilirsiniz.
Sizin yazınız üzerine hatıralarım canlandı. Birkaç öğretmen davranışıyla geçmişi yad! edelim.
Eti senin kemiği benim dönemleri idi. O zamanlar velisi olması hasebiyle buna kısmen hakkı olduğu düşünülebilen babasından bile işitmediği azarı, yemediği dayağı öğretmeninden işitir yerdi öğrenciler. Bu durum garipsenmez, genel kamuoyu bunu hatta doğru ve gerekli görürdü.
İlk okul 4 ncü sınıfta 9-10 yaşlarında bir sabi iken öğlenci olduğum okula biraz geç gitmiştim. Öğretmenimiz! ile o gün yeni tanışacaktık. Sen misin derse geç gelen. Yaş söğütten bir çubuk ile iki elin avuçlarına sertçe ve insafsızca vurularak yediğim dayağı hiç unutur muyum? Bu muamele hayatımda bana olumlu hiç bir şey öğretmedi. Sadece o öğretmeni hep böyle olumsuz hatırlarım. Bana öğrettiği şey var mı inan hiç sanmıyorum.
Ortaokul yıllarında uzamış saçları sıfıra vursan bile izi geçmeyecek şekilde herkesin içinde koyun kırkar gibi makasla kesen idealist! öğretmenlerle de karşılaştık, karete ve tekvando bilgilerini, savunmasız öğrenciler üzerinde deneyenlerle de. Bugün 30-40 yaşlarının üzerindeki anne ve babaları, bu tip öğretmenler yetiştirdi. Ancak, bereket ülkede hukuka, adalete, bilime, insan hak ve hürriyetlerine inananlar da var mış ki, öğretime yönelik alınan tedbirler soncunda o dönemlerde hiç te azımsanamayacak kadar çok olan bu tür uygulamaların sonu gelmek üzere. Tükendi diyemem zira, halen sabilere iki harf öğretecek diye onlara hakaret eden döven tiplerle karşılaşmak mümkün.
Kısaca herkes sadece vazifesini yapsın. Öğretmen de sadece öğrencisine öğretmesi gereken bilgileri tam ve zamanında öğretsin yeter. Eğiteceğim diye bir öğretmen çocuğun ana-babası yerine geçmesin. Ana-babanın, çevrenin, Toplumun çocuğu eğitmeye dönük vazifelerini üstlenmesin. Zira bütün bu yükü taşıyamaz. Ana-babanın bile çocuğuyla ilişkisinde dikkat ettiği sınırları, ana-baba yerine geçip aşmasın. Öğrenciyi yaşı ne olursa olsun bir birey olarak görsün. Ona sanki okuldaki bir başka öğretmene, müdüre, veliye, sokaktaki bir yetişkine hitap ettiği gibi saygılı ve kibar bir şekilde hitap etsin. Ona bir birey olduğunu hissettirsin yeter. Bir akademik yıl sonunda o öğrenci, o dönemde öğrenmesi gereken bilgiyi öğrenmiş mi, önemli olan budur. Öğretmenlik vazifesinin sınırı aşılırsa o zaman sorunlar başlar. Eğitim işi de önce ailenin eğitimiyle olmalıdır. Ailenin eğitimi, her şeyi yaparım diyenlerce değil, eğitim işinde uzman olanlarca yapılması gereken planlı ve proğramlı bir iştir. Bu husus öğretmenleri aşar. Aileler eğitildikte çocuklar da eğitimli olarak öğretime başlar. Vesselam.
Yazan: Özcan BEŞKARDEŞ
Yazan: Mithat köse