26 Ağustos 2016 Cuma
Ne Mutlu Türküm Diyene
Milletin Direnişine Bin Selam Olsun
Darbe ve Direniş
Türkiyenin NATO ve AB Açmazları

Maşallah ALBAY / İMAM

Allah’tan Ne İstemeli?

26 Mayıs 2012 Cumartesi 18:50

Namazlarımızın her son tahiyyat oturuşun da okuduğumuz bir dua vardır. Bu dua; Rabbena Atina duasıdır. Bu duayı aynı zamanda kuran-ı kerimin bakara süresi, 201. Ayetinde de görmekteyiz. Bu duayı peygamberimiz her fırsatta okumuş ve biz Müslümanlara da tavsiye etmiştir. Hatta kabeyi tavaf ederken bu duayı okumak müstahap olarak görülmüştür.

Bu duanın kendisi kısa ama içerdiği mana çok büyüktür. Bu dua, kuran da en geniş manayı içeren kapsayıcı bir duadır. Bu kapsayıcılığından olacak ki peygamberimizin özel terbiyesinden geçmiş olan Hz. Enes bir dua yapacağı zaman mutlaka bu duayı okumadan diğer okuyacağı dualara geçmezdi. Bu duayla ilgili bir hatırasını şöyle anlatıyor: Resul-i Ekrem (s.a) hasta bir sahabisini ziyaret ediyordu. Adam o kadar erimiş, küçülmüştü ki, kuş yavrusuna dönmüştü. Peygamber (a.s) ona:

-Allah’a bir şeyle dua ediyor, ondan bir şey istiyormusun? Diye sordu. O eriyip akmış sahabi:

-Evet, şöyle dua ediyorum, dedi; Allahım! bana ahirette ne ceza vereceksen, onu bana dünyada ver.

-Resulullah (s.a.v) ona cevaben:

-‘Allah Allah! Senin buna gücün yetmez’ dedikten sonra Rabbena Atina fi’d-dünya haseneten ve fil-ahireti haseneten vekına azaben-nar. Duasını okumasını tavsiye buyurdu. Daha sonra o sahabinin afiyete kavuşması için dua etti, çok zaman geçmeden o sahabi iyileşti.[Müslim,Zikr,23,]

Bu olay bize gösteriyor ki devamlı surette Allah’tan afiyet ve iyilik istemeliyiz. Peygamberimiz hasta olan sahabisine bu duayı okumayı tavsiye ederken şunu demek istemişti;ahiretteki cezanı bu dünya da isteme, insan bu durumu kaldıramaz, bu şekilde davranmak akıllıca bir davranış değildir. Akıllı davranış; Allah’tan hem bu dünya  hem de öbür dünya için sağlık, afiyet ve iyilik istemektir.

Rabbena Atina duasının anlamı: Allahım! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!

Bu dua da üç şey istenmektedir: Birincisi, ‘Dünya da iyilik ver’. Dünya da iyilik sözü şunları kapsamaktadır: Sağlık ve afiyeti, helal kazancı, hayırlı eş ve evladı, faydalı bilgiyi, makbul amel ve ibadeti, kısaca her türlü nimeti…

İkincisi; Ahirette iyilik ver.’Ahirette iyilik sözü; Allahın affını elde ederek, başta cennet olmak üzere Cenab-ı hakk’ın hazırladığı her türlü nimete kavuşmayı, hesabı kolayca vermeyi ve özellikle cennette yüce Allah’ı görmeyi ifade etmektedir.

Üçüncüsü; ’Cehennem azabından koru’ sözü ise ya rabbi beni cenneme götürecek her türlü söz, davranış ve amelden koru, demektir.

Bu dua aynı zamanda bize dünya ve ahiret dengesini en güzel bir şekilde kurmamızı telkin etmektedir. Dünyayı kazanacağız diye ahiretimizi, ahireti kazanacağız diye dünyamızı terk etmemeliyiz. Her ikisi dengeli bir şekil yürütülecektir. Bu dünya olmadan ahiret kazanılmaz, ahiret olmadan bu dünyanın anlam ve amacı olmaz. Sadece ahiretsiz bir dünya isteyenler, sadece ve sadece ahireti unutup dünya için çalışanlar; tek dünyalı kimselerdir, bunlar için ahirette herhangi bir pay olmayacaktır, bu gibi kimselerin sakat anlayışları bakara süresinin 200’cü ayetinde şöyle yerilmektedir: İnsanlardan bazısı ‘Ey rabbimiz! Bize vereceğini bu dünya da ver!’ derler. Böylelerinin ahiret nimetlerinden nasibi yoktur.

Yüce Allah bizleri, dünya ve ahiret dengesiyle hareket eden kimselerden eylesin

Selam ve dua ile…                                                                                            

Bu yazı toplam 3260 defa okunmuştur
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
SON YORUMLAR
Yazan: Mihfer
Bence durum kaymakamla sınırlandırılıp soruşturmalar yalnızlaştırılmamalı, açığa alınmak işten atılmak yada hapis yatmak değildir.

Bir soruşturmanın sulh ve selameti için görevinden belirli bir süre dolayısı ile uzaklaştırıp, soruşturmayı yürütenin soruşturmayı sağlıklı ve sağlam niteliklere kavuşmasını sonucuna göre adil bir karar almasını sağlamaya yöneliktir.

Bunları yaparken, soruşturmacı evrak tahribatı, yada benzeri ikili ilişkilerin önüne geçmek istemesinden dolayı kurum içerisine yada dışında soruşturmaya konu olan bireyler ve bu bireylerin ikili ilişkilerini bilmekle yetinmemelidir, diye düşünmekteyim.

Zannımca da yukarıda ifade ettiğim gibi açığa alınmanın daha anlamlı ve sağlıklı olması ve varsa aklanacak durumları için açığa alınmanın bence bir kişiyle sınırlandırılmayıp, ilçe halkınında tahmin ettiği konular üzerinden, soruşturmaya konu edilen kişinin yanında belli kişilerinde bu süreçte açığa alınması gerekir ve gereklidir. Suçlu bulunmaları halinde bu suça karışmış ekibin kimler olduğu ve kimlerin direktifleri ile kaymakamlığın bu hale geldiğinin de bilinmesi hem kamusal hemde toplumsal vicdanlarda sorgulanmalarının önünü açacağından eminim. Kaymakamlığımız belirli bir ''aileye ve belirli kişilerin tekeline'' geçtiğini bilmeyenimiz yoktur. Bence doğru olanı ve adil olanı savunmak gereklidir. İdareciler belli kişilerin ve gurupların altında eğilmektense, Devlet-i Aliye' nin işlerini adilce ve tarafsızca yerine getirmelidir ve getirmekte zorundadırlar.

Tabi ki taktir devletimizin idari birimlerinin aldığı kararda meşrudur. İllegal yapılarla mücadelede alınması gereken tedbirleri zamanında almayıp, bilakis bunlarla sarmaş dolaş olanların, kamusal harcamaların tespiti, kurumsal hizmetlerin gittiği yer- kişi- zaman tespitine, bireylerin şahsi ilişkilerine, detaylı istihbaratın sağlam ve güvenilir kaynaklara dayanarak detaylı incelenmesi de makbuldür. Bu gibi hadiselerin ve bu yapıların güçlenmesinde rolü olanların unutulmamalıdır ki bugün şehit olan 240 kişinin vebalinin ve ellerinin ''soruşturmaları sonucunda suçlu bulunması halinde'' boynunda olduğudur.

Lakin bu soruşturmanın sonucunda soruşturmaya konu olan kişilerin aklanması durumunda; soruşturmaya konu olan bireyin töhmet altında kalmaması da vatandaşların nezdinde bir erdem, kamunun da gerekli tedbirleri alması için yapılan usullere göre bir süreç kabul etmeliyiz.

Soruşturmanın sonucunun hak yolunca bir süreç olduğu unutulmamalı ve sonucuna göre hareket edilmesi ilçe halkından beklenmelidir.