03 Aralık 2016 Cumartesi
Öğretmenlik - Hamdi Eyigün
Tartışmalı Başkan
Tezek Kokan Köyleri
Terör ve Terörizm
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ak Parti Bitlis Kesin Adayları
11 Nisan 2011 Pazartesi 17:33

Ak Parti Bitlis Kesin Adayları

12 Haziran 2011 milletvekili genel seçimleri için Ak Parti adaylarını açıklarken, Bitlis adayları belli oldu. İlçemiz aday adayları listeye giremedi.

12 Haziran 2011 milletvekili genel seçimleri için Ak Parti adaylarını açıklarken, Bitlis adayları belli oldu. İlçemiz aday adayları listeye giremedi.

Ak Parti Bitlis Milletvekili Adayları belli oldu. İlçemizden Ahmet Akbaba ve Necati Gürsoy Listeye giremezken, Eski vekillerden Zeki Ergezen ve Cemal Taşar da Bitlis’ten Aday gösterilmediler.

İşte Ak Parti Bitlis Adayları;


1. Sıra Vedat Demiröz

2. Sıra Vahit Kiler

3. Sıra Mehmet Zeki Peker

Bitlis birinci sıradan aday gösterilen 01.03.1956 doğumlu Mali müşavir ve Emlak Konut GYO Yönetim Kurulu Başkan vekili olan Vedat Demiröz, İstanbul’dan aday adayı iken Bitlis’e kaydırılarak Bitlis’ten aday gösterildi. Eski bakanlardan Zeki Ergezen Başbakan tarafından hiçbir şehirden aday gösterilmedi.

Vedat Demiröz Kimdir;

KİŞİSEL BİLGİLER

Doğum Tarihi/Yeri: 1956, Bitlis.
Medeni hali: Evli, iki çocuk babası.


ÖĞRENİM

Lisans: Marmara Üniversitesi, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi; 1976

PROFESYONEL DENEYİM

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, 1976- 1996;
İstanbul Büyük Şehir Belediyesi (Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanlığı müşavirliği), 1996;
Türkiye Kalkınma Bankası (Denetim Kurulu Üyeliği), 1997-1998;
Demiröz Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. (Genel Müdür), 1997;
T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi, İştiraki Emlak GYO A.Ş (Yönetim Kurulu Başkan Vekili), 2003;
İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı Mali Danışmanı, 2005.


www.adilcevaz13.com

Bu haber toplam 4304 defa okunmuştur
YORUMLAR
yaktın bizi tayyipp
akpye nefrettt
Editörün Notu: Sayın okuyucumuz Lütfen yorumlarınızda isim belirtiniz... İlginize teşekkür ederiz. Saygılarımızla...
18 Nisan 2011 Pazartesi 11:21
HAYIRLISINI ALLAH VERSİN
TATVANLI
yeni bir seçim yeni sayılacak adaylar yeni vaatler bunlar hep yeniler eskilerden kimsenin haberi varmı??? değişmeyen tek şey memleketin ve bu gidişlede değişmeyecek kötü kaderi Allah hayırlısını versin ama buna eminimki bunların hiç birisi memleket için hayırlı değil
15 Nisan 2011 Cuma 20:49
memleket aşığı
bigiad enver
bizler iyi güzel şeylere layık deyiliz siz ahlat ve adilcevazlılar sayın zeki ergezen kadar sizlere ve memleketinize yatırım yapan yoktu onu dahi yıkmak için elinizden geleni yaptınız belediyeyi bile kaybettirdiniz siz ne anlarsınız adaydan yatırım yapandan kapasiteniz onu kaldırmaz akp nin adayları 3 üde birbirinden değerli ve memleketlerine yatırım yapan insanlardır ama bunu anlayan anlar biz bitlis ve tatvanlılar el ele verip yatırım yapan ve fakirin yanında olanları en üst mertebelere gönderecez biz memleket aşığıyız fikir sahibi deyiliz her kesimin fikrinede saygı duyarız sayın zeki pekerinde gizlice yaptığı yardımları biliriz kendisine tekrar teşekkür ediyor saygılar sunuyorum Allahın izniyle kısmetiyle daha çok yatırımlarıyla burda göreceyiz kendisini çünkü biz kimin ne yapacağını biliyoruz ahlat gibi deyiliz:)siz sayın bitlis li hemşerilerim gelin 1 kez daha düşünelim bize kimler faydalı olur kimler memleketimize 1 çivide olsa çakar onu sağlayalım bizim yatırımlara ihtiyacımız var güzelliğe ihtiyacımız var fikrimiz davamızdır ama memleket hepimizindir kalkındıralım onuda kimlerin yapacağı belli
13 Nisan 2011 Çarşamba 20:13
SON YORUMLAR
Yazan: Doç.dr. Dr. Mustafa Atlı
Yazan: Cemal
Hocam ağzınıza ve yüreğinize sağlık. Bir öğretmeni değil bir meleği tanımlamışsınız. Gerçekten hangi mesleği icra ederseniz edin, esas gayenize uygun yaşarsanız insan olsanız da üstünlükte melekleri bile geçebilirsiniz.
Sizin yazınız üzerine hatıralarım canlandı. Birkaç öğretmen davranışıyla geçmişi yad! edelim.
Eti senin kemiği benim dönemleri idi. O zamanlar velisi olması hasebiyle buna kısmen hakkı olduğu düşünülebilen babasından bile işitmediği azarı, yemediği dayağı öğretmeninden işitir yerdi öğrenciler. Bu durum garipsenmez, genel kamuoyu bunu hatta doğru ve gerekli görürdü.
İlk okul 4 ncü sınıfta 9-10 yaşlarında bir sabi iken öğlenci olduğum okula biraz geç gitmiştim. Öğretmenimiz! ile o gün yeni tanışacaktık. Sen misin derse geç gelen. Yaş söğütten bir çubuk ile iki elin avuçlarına sertçe ve insafsızca vurularak yediğim dayağı hiç unutur muyum? Bu muamele hayatımda bana olumlu hiç bir şey öğretmedi. Sadece o öğretmeni hep böyle olumsuz hatırlarım. Bana öğrettiği şey var mı inan hiç sanmıyorum.
Ortaokul yıllarında uzamış saçları sıfıra vursan bile izi geçmeyecek şekilde herkesin içinde koyun kırkar gibi makasla kesen idealist! öğretmenlerle de karşılaştık, karete ve tekvando bilgilerini, savunmasız öğrenciler üzerinde deneyenlerle de. Bugün 30-40 yaşlarının üzerindeki anne ve babaları, bu tip öğretmenler yetiştirdi. Ancak, bereket ülkede hukuka, adalete, bilime, insan hak ve hürriyetlerine inananlar da var mış ki, öğretime yönelik alınan tedbirler soncunda o dönemlerde hiç te azımsanamayacak kadar çok olan bu tür uygulamaların sonu gelmek üzere. Tükendi diyemem zira, halen sabilere iki harf öğretecek diye onlara hakaret eden döven tiplerle karşılaşmak mümkün.
Kısaca herkes sadece vazifesini yapsın. Öğretmen de sadece öğrencisine öğretmesi gereken bilgileri tam ve zamanında öğretsin yeter. Eğiteceğim diye bir öğretmen çocuğun ana-babası yerine geçmesin. Ana-babanın, çevrenin, Toplumun çocuğu eğitmeye dönük vazifelerini üstlenmesin. Zira bütün bu yükü taşıyamaz. Ana-babanın bile çocuğuyla ilişkisinde dikkat ettiği sınırları, ana-baba yerine geçip aşmasın. Öğrenciyi yaşı ne olursa olsun bir birey olarak görsün. Ona sanki okuldaki bir başka öğretmene, müdüre, veliye, sokaktaki bir yetişkine hitap ettiği gibi saygılı ve kibar bir şekilde hitap etsin. Ona bir birey olduğunu hissettirsin yeter. Bir akademik yıl sonunda o öğrenci, o dönemde öğrenmesi gereken bilgiyi öğrenmiş mi, önemli olan budur. Öğretmenlik vazifesinin sınırı aşılırsa o zaman sorunlar başlar. Eğitim işi de önce ailenin eğitimiyle olmalıdır. Ailenin eğitimi, her şeyi yaparım diyenlerce değil, eğitim işinde uzman olanlarca yapılması gereken planlı ve proğramlı bir iştir. Bu husus öğretmenleri aşar. Aileler eğitildikte çocuklar da eğitimli olarak öğretime başlar. Vesselam.
Yazan: Özcan BEŞKARDEŞ
Yazan: Mithat köse