03 Aralık 2016 Cumartesi
Öğretmenlik - Hamdi Eyigün
Tartışmalı Başkan
Tezek Kokan Köyleri
Terör ve Terörizm
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ak Parti Aday Adayları Özer Özbek’i Ziyaret Etti
18 Kasım 2013 Pazartesi 18:25

Ak Parti Aday Adayları Özer Özbek’i Ziyaret Etti

Ak Parti Adilcevaz belediye başkan aday adayları Kaymakam Özer Özbek’i makamında ziyaret etti.

Adilcevaz Kaymakamı Özer Özbek’i ziyaret programına; Adilcevaz Ak Parti ilçe başkanı Hamdi Tutçu, belediye başkan adayları Necati Gürsoy, İhsan Ekem, Bahattin Alageyik, Ejder Duk ve Aydınlar beldesi belediye başkan aday adayı Mecit Özçalımlı Katıldı.

Ak Parti belediye başkan aday adayları; Adilcevaz’ın gelişmesi için ve Adilcevaz’a daha iyi hizmet verebilmek için partiden kim aday olursa olsun birlik ve beraberlik çerçevesi içerisinde çalışmalarımızı tüm hızıyla ayırt etmeden Adilcevaz’ı daha ileriye ve daha modern bir ilçe haline getirmek gayemizdir dedi.

Adilcevaz Kaymakamı Özer Özbek Ak Parti aday adalarına ve tüm Adilcevaz Belediye başkan adaylarına hayırlı olsun dileklerinde bulundu.

Ziyaret sonrası kaymakam Özer Özbek ve Ak Parti aday adayları ilçe teşkilatı tarafından verilen yemek programına katıldı.

dsc_0289.jpg
dsc_0291.20131118182638.jpg
dsc_0293.jpg

www.adilcevaz13.com

Bu haber toplam 2983 defa okunmuştur
YORUMLAR
aydınlar a
hasan aydoğmuş
aydoğmuş sahte ismiyle yorum yapan sahtekar arkadaş. daha gerçek isminle yorum yapacak cesaretin yok.bu kafayla biraz zor mecit le baş edersiniz. ayrıca sorilerin oyları mecit in boşuna kendini yorup pravakasyon yapma kimse inanmıyor. köyün suyunu kışkılı ya kimse veremez senin gibi çamur atmalarla mecit ten yaprak bile kopmaz. biraz kendini geliştir
12 Ocak 2014 Pazar 01:12
sori sana soracak
aydoğmuşlar
aydınlar halkının dikkatine mecit özçalımlı seçimi kazanmak uğruna her yol mübah diyor.aydınların yıllardır akan o tertemiz suyunu kalkıp kışkılı mezramıza açık senet karşışığı vermektedir. düşünün rahmetli Ali Çokyaman zamanında bile bu su aydınların hakıdır ben kalkıpda başka bir mahaleye veremem demiş gelen bütün bakıskılara rağmen aydınlara ait suyu vermemiştir.Bahattin beyde aynı hasasiyeti göstermiştir. şimdi elbette aydınların bir mahalesi olan kışkılının su ihtiyacı giderilmelidir lakin bu aydınların hakı olan suyu keserek değil.kışkılı mahalemize yeni su kaynaklarını temin ederek hal edilmelidir.şimdi bu çıkmaza girmiş bunak adama şu lafımı söylerim aydınların kaderi ile oynama hakın yoktur. o su aydınlarda oturan herkesindir.onu satmaya senin ne hadin yeter. ne o basit hesabın.kışkılı mahalleside zaten sana itibar etmez.ey soriler. muhacirler.şeğeseniler.merxuraniler uyanın suyunuza sahip çıkın.
09 Ocak 2014 Perşembe 10:14
utanma olsa
aydın kar
EDİTÖRÜN NOTU: Birlik, Beraberlik ve Kardeşlik Duygularını Zedeliyici, Adı Soyadı Belirtilmeyen, Küfür, Hakaret, Rencide Edici Cümleler veya İmalar, İnançlara Saldırı İçeren ve Büyük Harflerle Yazılmış Yorumlar Onaylanmamaktadır. Lütfen Kurallar Dahilinde Yorumlarınızı Yazınız... İlginize Teşekkür ederiz. Saygılarımızla!...
03 Ocak 2014 Cuma 19:50
SON YORUMLAR
Yazan: Doç.dr. Dr. Mustafa Atlı
Yazan: Cemal
Hocam ağzınıza ve yüreğinize sağlık. Bir öğretmeni değil bir meleği tanımlamışsınız. Gerçekten hangi mesleği icra ederseniz edin, esas gayenize uygun yaşarsanız insan olsanız da üstünlükte melekleri bile geçebilirsiniz.
Sizin yazınız üzerine hatıralarım canlandı. Birkaç öğretmen davranışıyla geçmişi yad! edelim.
Eti senin kemiği benim dönemleri idi. O zamanlar velisi olması hasebiyle buna kısmen hakkı olduğu düşünülebilen babasından bile işitmediği azarı, yemediği dayağı öğretmeninden işitir yerdi öğrenciler. Bu durum garipsenmez, genel kamuoyu bunu hatta doğru ve gerekli görürdü.
İlk okul 4 ncü sınıfta 9-10 yaşlarında bir sabi iken öğlenci olduğum okula biraz geç gitmiştim. Öğretmenimiz! ile o gün yeni tanışacaktık. Sen misin derse geç gelen. Yaş söğütten bir çubuk ile iki elin avuçlarına sertçe ve insafsızca vurularak yediğim dayağı hiç unutur muyum? Bu muamele hayatımda bana olumlu hiç bir şey öğretmedi. Sadece o öğretmeni hep böyle olumsuz hatırlarım. Bana öğrettiği şey var mı inan hiç sanmıyorum.
Ortaokul yıllarında uzamış saçları sıfıra vursan bile izi geçmeyecek şekilde herkesin içinde koyun kırkar gibi makasla kesen idealist! öğretmenlerle de karşılaştık, karete ve tekvando bilgilerini, savunmasız öğrenciler üzerinde deneyenlerle de. Bugün 30-40 yaşlarının üzerindeki anne ve babaları, bu tip öğretmenler yetiştirdi. Ancak, bereket ülkede hukuka, adalete, bilime, insan hak ve hürriyetlerine inananlar da var mış ki, öğretime yönelik alınan tedbirler soncunda o dönemlerde hiç te azımsanamayacak kadar çok olan bu tür uygulamaların sonu gelmek üzere. Tükendi diyemem zira, halen sabilere iki harf öğretecek diye onlara hakaret eden döven tiplerle karşılaşmak mümkün.
Kısaca herkes sadece vazifesini yapsın. Öğretmen de sadece öğrencisine öğretmesi gereken bilgileri tam ve zamanında öğretsin yeter. Eğiteceğim diye bir öğretmen çocuğun ana-babası yerine geçmesin. Ana-babanın, çevrenin, Toplumun çocuğu eğitmeye dönük vazifelerini üstlenmesin. Zira bütün bu yükü taşıyamaz. Ana-babanın bile çocuğuyla ilişkisinde dikkat ettiği sınırları, ana-baba yerine geçip aşmasın. Öğrenciyi yaşı ne olursa olsun bir birey olarak görsün. Ona sanki okuldaki bir başka öğretmene, müdüre, veliye, sokaktaki bir yetişkine hitap ettiği gibi saygılı ve kibar bir şekilde hitap etsin. Ona bir birey olduğunu hissettirsin yeter. Bir akademik yıl sonunda o öğrenci, o dönemde öğrenmesi gereken bilgiyi öğrenmiş mi, önemli olan budur. Öğretmenlik vazifesinin sınırı aşılırsa o zaman sorunlar başlar. Eğitim işi de önce ailenin eğitimiyle olmalıdır. Ailenin eğitimi, her şeyi yaparım diyenlerce değil, eğitim işinde uzman olanlarca yapılması gereken planlı ve proğramlı bir iştir. Bu husus öğretmenleri aşar. Aileler eğitildikte çocuklar da eğitimli olarak öğretime başlar. Vesselam.
Yazan: Özcan BEŞKARDEŞ
Yazan: Mithat köse