03 Aralık 2016 Cumartesi
Öğretmenlik - Hamdi Eyigün
Tartışmalı Başkan
Tezek Kokan Köyleri
Terör ve Terörizm
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adilcevaz-Bitlis Yolu Ulaşıma Kapandı
04 Mart 2012 Pazar 14:10

Adilcevaz-Bitlis Yolu Ulaşıma Kapandı

Dün akşamdan beri Bitlis ve ilçelerinde etkili olan kar yağışı nedeniyle Adilcevaz-Bitlis karayolunun ulaşıma kapalı olduğu bildirildilirken, Bitlis merkez ve Adilcevaz'da okullar tatil edildi.

Adilcevaz13.Com / BİTLİS - Bitlis ve ilçelerinde dün akşam başlayan kar yağışı bir metreyi bulurken hayat tam anlamıyla felç oldu.

Adilcevaz Kaymakamlığı tarafından yapılan açıklamada, İlçedeki etkili kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle Adilcevaz ilçe merkezi ve köylerdeki okullar 05 Mart 2012 Pazartesi günü 1 gün tatil edildi.

Adilcevaz İlçe Kaymakamı Ahmet Dilsiz; Yoğun kar yağışı nedeniyle ilçede bulunan tüm ilk ve ortaöğretim okullarını 05 Mart 2012 Pazartesi günü için 1 gün tatil ettiklerini belirterek, bu tarihten sonraki durumunda hava ve yol şartlarına göre yeniden değerlendirileceğini açıkladı.

İl genelinde bütün köy yolları kapanırken, merkez ve merkeze bağlı köy okulları ise iki gün tatil edildi.

Bitlis Valiliğinden alınan bilgilere göre Bitlis-Ahlat, Bitlis-Adilcevaz, Bitlis-Tatvan, Bitlis-Diyarbakır, Bitlis-Mutki ve Bitlis-Güroymak karayolunun kapalı olduğu, kara yolları ekiplerinin çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

Bitlis Valiliğinden edinilen bilgiye göre, il genelinde bulunan 343 köy yolunun tamamının kapalı olduğu ve karın bu şiddetle devam etmesinin yolların açılmasının imkansız olduğu bildirildi.

Öte yandan İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise Bitlis Merkez ve bağlı köylerde ve Güroymak ilçesinde 2 gün Hizan ilçesinde ise bir gün tatil edildiği bildirildi.

Vatandaşlar ise, 1992 yılından bu yana böyle bir karın yağmadığını belirterek, her kesimden olumsuz yönde etkilendiklerini belirttiler.

Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz, kar nedeniyle Hizan-Yolalan karayolundan çığın geldiğini belirterek, "Şuan bütün köy yollarımız kapalı ancak 10 köyümüzden hasta ihbarı aldık. Özel İdare olarak bu köylerimize ağırlık verip hastalarımıza bir şekilde ulaşacağız." dedi.

Bitlis Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri ise, kentte 2 metre 40 santimi bulan kar kalınlığının, yüksek kesimlerde 2 metre 55 santime ulaştığını kaydetti. Yetkililer, yüksek kesimlerde kar miktarının fazla olmasından dolayı vatandaşları çığ tehlikesine karşı uyardı.

www.adilcevaz13.com

Bu haber toplam 1918 defa okunmuştur
YORUMLAR
gariban
dost
sayın ismet hocam herşeyi para etmişsiniz . herşey para degildir .bu ekders meselesi size hic yakışmamış sizin ayın 15 den 15 ine bir maaşınız var olmayan ne diyecek. allah garıbanı korusun.
06 Mart 2012 Salı 10:25
Gözümsün İsmet Hoca
Cahit Selimoğlu
Sn İsmet Hocam tabiki bütün çocuklar sizin evladınınz, siz elinizden gelen çabayı gösterip, bunları en iyi şekilde yetiştireceğinizden tabiki şüpemiz yok. Sizin yorumunuzu kim okursa inanın aklına benim yazdığım yorum gelir, bunun için sakın darılma bizlerde aynı camianın aynı sendikanın insanlarıyız. Sizi seven biriyim, yanlız Okula giden çocuğum yok en küçüğü 20 yaşında bundan dolayı sizi üzdümse kusura bakma gözlerinden öperim.
06 Mart 2012 Salı 09:26
Kar tatili
Cahit Abi ye Cevap
Cahit Abi ne alakası var.Kötü hava şartlarında elbette okullar tatil olacak.Benim de okula giden çocuklarım var.Ayrıca öğrencilerimi de çocuklarım kadar seviyor ve onların sağlıklarını düşünüyorum.Öğretmenler geçmiş dönmelerdeki yönetmelikte 1 günde 3 saat maaş karşılığı 3 saatte ek ders karşılığı çalışırlardı.Böyle tatil durumlarında sadece 3 saat ek dersimiz kesilirdi.Şimdi ki uygulamada ise 1 gün tatil oduğunda 7 saat ek dersimiz kesiliyor. Bu haksızlığı bir öğretmen ve Türk Eğitim Sen camiasının bir üyesi olarak elbette dile getireceğim.Kendi hakkımı ve meslektaşlarımın hakkını savunacağım.Camiamızın bir üyesi olan siz sayın abimizin bu önyargılı tutumunu esefle karşılıyorum.Bu memleketin en vicdanlı insanlarının da öğretmenler olduğunu da size hatırlatırım.Sizin 3-5 çocuğunuz olabilir ama bizim yüzlerce evladımız var.
05 Mart 2012 Pazartesi 16:43
SON YORUMLAR
Yazan: Doç.dr. Dr. Mustafa Atlı
Yazan: Cemal
Hocam ağzınıza ve yüreğinize sağlık. Bir öğretmeni değil bir meleği tanımlamışsınız. Gerçekten hangi mesleği icra ederseniz edin, esas gayenize uygun yaşarsanız insan olsanız da üstünlükte melekleri bile geçebilirsiniz.
Sizin yazınız üzerine hatıralarım canlandı. Birkaç öğretmen davranışıyla geçmişi yad! edelim.
Eti senin kemiği benim dönemleri idi. O zamanlar velisi olması hasebiyle buna kısmen hakkı olduğu düşünülebilen babasından bile işitmediği azarı, yemediği dayağı öğretmeninden işitir yerdi öğrenciler. Bu durum garipsenmez, genel kamuoyu bunu hatta doğru ve gerekli görürdü.
İlk okul 4 ncü sınıfta 9-10 yaşlarında bir sabi iken öğlenci olduğum okula biraz geç gitmiştim. Öğretmenimiz! ile o gün yeni tanışacaktık. Sen misin derse geç gelen. Yaş söğütten bir çubuk ile iki elin avuçlarına sertçe ve insafsızca vurularak yediğim dayağı hiç unutur muyum? Bu muamele hayatımda bana olumlu hiç bir şey öğretmedi. Sadece o öğretmeni hep böyle olumsuz hatırlarım. Bana öğrettiği şey var mı inan hiç sanmıyorum.
Ortaokul yıllarında uzamış saçları sıfıra vursan bile izi geçmeyecek şekilde herkesin içinde koyun kırkar gibi makasla kesen idealist! öğretmenlerle de karşılaştık, karete ve tekvando bilgilerini, savunmasız öğrenciler üzerinde deneyenlerle de. Bugün 30-40 yaşlarının üzerindeki anne ve babaları, bu tip öğretmenler yetiştirdi. Ancak, bereket ülkede hukuka, adalete, bilime, insan hak ve hürriyetlerine inananlar da var mış ki, öğretime yönelik alınan tedbirler soncunda o dönemlerde hiç te azımsanamayacak kadar çok olan bu tür uygulamaların sonu gelmek üzere. Tükendi diyemem zira, halen sabilere iki harf öğretecek diye onlara hakaret eden döven tiplerle karşılaşmak mümkün.
Kısaca herkes sadece vazifesini yapsın. Öğretmen de sadece öğrencisine öğretmesi gereken bilgileri tam ve zamanında öğretsin yeter. Eğiteceğim diye bir öğretmen çocuğun ana-babası yerine geçmesin. Ana-babanın, çevrenin, Toplumun çocuğu eğitmeye dönük vazifelerini üstlenmesin. Zira bütün bu yükü taşıyamaz. Ana-babanın bile çocuğuyla ilişkisinde dikkat ettiği sınırları, ana-baba yerine geçip aşmasın. Öğrenciyi yaşı ne olursa olsun bir birey olarak görsün. Ona sanki okuldaki bir başka öğretmene, müdüre, veliye, sokaktaki bir yetişkine hitap ettiği gibi saygılı ve kibar bir şekilde hitap etsin. Ona bir birey olduğunu hissettirsin yeter. Bir akademik yıl sonunda o öğrenci, o dönemde öğrenmesi gereken bilgiyi öğrenmiş mi, önemli olan budur. Öğretmenlik vazifesinin sınırı aşılırsa o zaman sorunlar başlar. Eğitim işi de önce ailenin eğitimiyle olmalıdır. Ailenin eğitimi, her şeyi yaparım diyenlerce değil, eğitim işinde uzman olanlarca yapılması gereken planlı ve proğramlı bir iştir. Bu husus öğretmenleri aşar. Aileler eğitildikte çocuklar da eğitimli olarak öğretime başlar. Vesselam.
Yazan: Özcan BEŞKARDEŞ
Yazan: Mithat köse