03 Aralık 2016 Cumartesi
Öğretmenlik - Hamdi Eyigün
Tartışmalı Başkan
Tezek Kokan Köyleri
Terör ve Terörizm
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
2012 Yılının Asgari Ücreti ve Emekli Maaşı Belli Oldu
30 Ekim 2011 Pazar 17:16

2012 Yılının Asgari Ücreti ve Emekli Maaşı Belli Oldu

Asgari ücret ve emekli maaşına ayar yapıldı. 2012 Yılı Programı Resmi Gazete'de yayımlandı. İşte artış oranları...

Asgari ücret ve emekli maaşına ayar yapıldı. 2012 Yılı Programı Resmi Gazete'de yayımlandı. İşte artış oranları...

Asgari ücret 2012 yılı Ocak ve Temmuz aylarında yüzde 3 oranında, devredilen SSK ve Devredilen Bağ-Kur emekli aylıklarının ise önceki altı aylık enflasyon tahminine göre Ocak ve Temmuz aylarında sırasıyla yüzde 4.22 ve yüzde 2.78 oranında artırılması öngörüldü. 2012 yılında emekli aylıklarında ise kademeli intibak yapılacak.

2012 Yılı Programı Resmi Gazete'de yayımlandı. Asgari ücretin 2012 yılı Ocak ve Temmuz aylarında yüzde 3 oranında, Devredilen SSK ve Devredilen Bağ-Kur emekli aylıklarının ise önceki altı aylık enflasyon tahminine göre Ocak ve Temmuz aylarında sırasıyla yüzde 4.22 ve yüzde 2.78 oranında artırılması öngörüldü. Ayrıca, 2012 yılında emekli aylıklarında kademeli intibak yapılacağı hedeflendi.

SGK sağlık harcamaları kapsamına Devredilen SSK, Devredilen Bağ-Kur, Devredilen Emekli Sandığı, çalışan kamu görevlileri, ödeme gücüne sahip olup zorunlu sigortalı olmayanlar, 18 yaş altı çocukların sağlık harcamalarına ilave olarak 2012 yılından itibaren yeşil kart sahiplerinin sağlık harcamaları da dahil edildi. 2012 yılında sosyal güvenlik kuruluşlarının toplam gelirlerinin 131.7 milyar TL, toplam giderlerinin 157.2 milyar TL ve gelir gider açığının 25.5 milyar TL olması öngörüldü.

GSYH'ya oran olarak, gelirlerin yüzde 9.24; giderlerin yüzde 11.03 ve açığın yüzde 1.79 olması hedeflendi. 2012 yılında SGK'ya faturalı ödemeler, ek karşılıklar, emeklilere yapılan ek ödeme, devlet katkısı, hizmet akdiyle çalışanlar için 5 puan prim indirimi ve özürlü primi teşviki, prim ödeme gücü olmayanların GSS primi de dahil olmak üzere toplam 69.1 milyar TL tutarında ve GSYH'nın yüzde 4.85'i oranında bütçe transferi yapılması öngörüldü.

2012 yılında İşsizlik Sigortası Fonunun prim gelirinin GSYH'nın yüzde 0.38'i, faiz gelirinin GSYH'nın yüzde 0.37'si, Fona yapılan devlet katkısının ise GSYH'nın yüzde 0.13'ü oranında gerçekleşmesi hedeflendi. 4447 sayılı Kanun uyarınca, 2012 yılında Fonun faiz gelirinin dörtte birine tekabül eden 1 milyar 305 milyon TL'nin Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamındaki yatırımlar öncelikli olmak üzere ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik altyapı yatırımlarının finansmanında kullanılmak üzere merkezi yönetim bütçesine aktarılacağı öngörüldü.

Bu çerçevede, Fonun toplam giderinin 4.081 milyon TL'ye ulaşması bekleniyor. Sonuç olarak, 2012 yılında toplam Fon varlığının 62 milyar TL ile GSYH'nın yüzde 4.35'ine ulaşması hedefleniyor.

Bu haber toplam 2861 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON YORUMLAR
Yazan: Doç.dr. Dr. Mustafa Atlı
Yazan: Cemal
Hocam ağzınıza ve yüreğinize sağlık. Bir öğretmeni değil bir meleği tanımlamışsınız. Gerçekten hangi mesleği icra ederseniz edin, esas gayenize uygun yaşarsanız insan olsanız da üstünlükte melekleri bile geçebilirsiniz.
Sizin yazınız üzerine hatıralarım canlandı. Birkaç öğretmen davranışıyla geçmişi yad! edelim.
Eti senin kemiği benim dönemleri idi. O zamanlar velisi olması hasebiyle buna kısmen hakkı olduğu düşünülebilen babasından bile işitmediği azarı, yemediği dayağı öğretmeninden işitir yerdi öğrenciler. Bu durum garipsenmez, genel kamuoyu bunu hatta doğru ve gerekli görürdü.
İlk okul 4 ncü sınıfta 9-10 yaşlarında bir sabi iken öğlenci olduğum okula biraz geç gitmiştim. Öğretmenimiz! ile o gün yeni tanışacaktık. Sen misin derse geç gelen. Yaş söğütten bir çubuk ile iki elin avuçlarına sertçe ve insafsızca vurularak yediğim dayağı hiç unutur muyum? Bu muamele hayatımda bana olumlu hiç bir şey öğretmedi. Sadece o öğretmeni hep böyle olumsuz hatırlarım. Bana öğrettiği şey var mı inan hiç sanmıyorum.
Ortaokul yıllarında uzamış saçları sıfıra vursan bile izi geçmeyecek şekilde herkesin içinde koyun kırkar gibi makasla kesen idealist! öğretmenlerle de karşılaştık, karete ve tekvando bilgilerini, savunmasız öğrenciler üzerinde deneyenlerle de. Bugün 30-40 yaşlarının üzerindeki anne ve babaları, bu tip öğretmenler yetiştirdi. Ancak, bereket ülkede hukuka, adalete, bilime, insan hak ve hürriyetlerine inananlar da var mış ki, öğretime yönelik alınan tedbirler soncunda o dönemlerde hiç te azımsanamayacak kadar çok olan bu tür uygulamaların sonu gelmek üzere. Tükendi diyemem zira, halen sabilere iki harf öğretecek diye onlara hakaret eden döven tiplerle karşılaşmak mümkün.
Kısaca herkes sadece vazifesini yapsın. Öğretmen de sadece öğrencisine öğretmesi gereken bilgileri tam ve zamanında öğretsin yeter. Eğiteceğim diye bir öğretmen çocuğun ana-babası yerine geçmesin. Ana-babanın, çevrenin, Toplumun çocuğu eğitmeye dönük vazifelerini üstlenmesin. Zira bütün bu yükü taşıyamaz. Ana-babanın bile çocuğuyla ilişkisinde dikkat ettiği sınırları, ana-baba yerine geçip aşmasın. Öğrenciyi yaşı ne olursa olsun bir birey olarak görsün. Ona sanki okuldaki bir başka öğretmene, müdüre, veliye, sokaktaki bir yetişkine hitap ettiği gibi saygılı ve kibar bir şekilde hitap etsin. Ona bir birey olduğunu hissettirsin yeter. Bir akademik yıl sonunda o öğrenci, o dönemde öğrenmesi gereken bilgiyi öğrenmiş mi, önemli olan budur. Öğretmenlik vazifesinin sınırı aşılırsa o zaman sorunlar başlar. Eğitim işi de önce ailenin eğitimiyle olmalıdır. Ailenin eğitimi, her şeyi yaparım diyenlerce değil, eğitim işinde uzman olanlarca yapılması gereken planlı ve proğramlı bir iştir. Bu husus öğretmenleri aşar. Aileler eğitildikte çocuklar da eğitimli olarak öğretime başlar. Vesselam.
Yazan: Özcan BEŞKARDEŞ
Yazan: Mithat köse