29 Temmuz 2016 Cuma
Bayrağa Uzanan Eli Millet Kıracak - Burhan ŞAHİNER
Memleketine Sahip Çık
Asrın Ebabilleri Yendi
15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
 Adilcevazda En Çok Yapılan Et Yemekleri
25 Ağustos 2010 Çarşamba 04:56

Adilcevaz'da En Çok Yapılan Et Yemekleri

Yörede yemek türleri incelendiğinde; özellikle tahıldan ve etten yapılan yiyeceklerin yoğunlukta olduğu gözlenmektedir.

Yörede yemek türleri incelendiğinde; özellikle tahıldan ve etten yapılan yiyeceklerin yoğunlukta olduğu gözlenmektedir. Geçmişte hayvancılığın yoğun olduğu yörede, et ürünlerinden yapılan yiyecekler, halkın temel gıdası olarak sofralarda yer almaktaydı.

Dolma:

dolma.jpg

Yağlı kıyma, pirinç, bulgur, soğan, salça, biber ve yağ karıştırılıp yoğrulur. Sonra kabak, patlıcan, biber, salatalık ve domates oyulur. Yoğrulan iç bunlara doldurulur. Sonra tencereye dizilir. Üzerine tabak çevrilip biraz su dökülüp pişirilir.


Etli Çortu
:

dscn4775.jpg

Kemikli et güzelce yıkanıp kaynatılır. Daha sonra dövme birazcık suyla pişirilip süzülmüş etin üstüne atılıp yağ ve salçayla kavrulur. Önceden hazırlanmış lahana turşusu (kıyılmış) kavrulan etin üzerine suyuyla birlikte dökülür. Eğer yemek ekşi olmuşsa birazcık su katılıp pişirilir. Sonra tuzu atılıp yenilir.


Herse
:

herse.jpg

Dövme bir çömleğe konulup suyla karıştırılıp kaynatılır. İyice pişirilir. Kemiği ayıklanmış horoz veya tavuk ayrı bir kapta pişirilir. Dövme, yağ ile kavrulduktan sonra içine et atılır. Ağaç çömçe ile iyice karıştırılıp tavuk eti iyice ezilir. Dövmenin içine atılıp kaybolacak şekilde karıştırılır. Dövmeler iyice ezilir. Sonra bu yemek bir kaba konulup üstüne tereyağı dökülüp yenilir.


İçli Köfte:

icli-kofte.jpg

İnce bulgur ıslatılıp, içine kıyma atılarak yoğrulur. Kuvvetli olması için tel şehriye de katılıp iyice yumuşatılır. Böbrek yağı içine dökülür. İçine biraz salça, karabiber ve soğan katılıp yoğrulur. Küçük küçük yuvarlanır. Yuvarlak şekilde oyulan köftelerin içine hazırlanan malzeme konulur. Ağızları iyice kapatılır. Suda haşlanıp pişmeye bırakılır.


Kabak Dolması:

kabak_dolmasi.jpg

Kabak, ince ince şerit halinde çekilerek kesilir. Güneşte bırakılıp yumuşatılır. Bulgur, yağsız kıymaya katılır. Salça, biber, reyhan ve soğan içine atılıp yoğrulur. Küçük küçük sıkılır. Sonra kabakla sarılır. Tencereye bırakılır. Üstüne birazcık şeker serpilir. Azıcık su dökülüp ağzı kapalı şekilde pişirilir.


Kara Dut Yaprağı Sarması:

dutyapragisar.jpg

Karadutun yaprağı, ayranın suyunda sarartılır. İçi aynen dolmadaki gibi hazırlanır. Daha sonra sarılıp pişirilir.

 
Keledoş:

keledos-300x225.jpg

Et, ufak ufak doğranır. Birazcık suyla pişirilir. İçine mercimek atılır. Yağ, salça ve soğan kavrulup mercimeğin içine atılıp kısık ateşte pişirilir. Sahana konulduktan sonra sulu olan kurut üzerine dökülür.

 

Keşkek:


images.20120212224340.jpg


Dövmeyle nohut eskiden çömleklerde, günümüzde ise tencerede suyla iyice pişirildikten sonra kemikli et ilave edilerek pilav kıvamında olacak şekilde pişirilir. Ayrı bir yerde kızarmış tereyağında soğan ve kıyma iyice kavrulur.

Keşkek tabaklara servis yapıldıktan sonra, tereyağıyla hazırlanmış karışımdan tabakların üzerine birer kaşık konur. Bu yemek genellikle ramazanın ilk günü yapılır. Yörede "keşkek yerken içinde taneler tespih çeker" söylemi yaygındır.

Bu haber toplam 29752 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON YORUMLAR
Yazan: Recai Karahan
Saygıdeğer Adilcevazlılar,

Annem ve babamın adını taşıyan yurda el konulduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Dört yıldır yaşadığım olumsuzluklarla mücadele etmekte olduğum hepinizin malumudur. Hamd olsun yaşatana, hamd olsun yaşadıklarım karşısın da direnme gücü verip, sabretmemi sağlayana... İnşa'Allah sonuna yaklaştım.

Kur'an ile gerçek mana da, tanıştığım günden beri sadece Allah rızasını kazanma uğraşı içinde olmuş ve öylede yaşamışım. Bundan sonra da her kim ne derse desin... Her ne olursa olsun beni bu yaşam tarzımdan bir adım bile geri attıramayacaktır. Bilir ve inanırım ki, "Allah'a güvenip dayananlar korkuyu tatmayacaklardır. Mahzun ve mahcup olmayacaklardır. Kazanan da onlar olacaklardır."

Sevgili kardeşlerim... Bugüne kadar yaptığım faaliyetlerin hiç birinden ne pişmanlık ne de mahcubiyet duymuyorum… Hiç keşke demedim. Tam tersine “Allah’ım yaşattığın bütün zamana ve faaliyetlerine hamd olsun.” Demişimdir.

Mehmet Kamile Karahan öğrenci Yurdunun oluşması nasıl oldu? Zamanın Akparti Milletvekili(Eski bakan) Bitlis valisi, Adilcevaz Kaymakamı ve Belediye başkanlarının katıldığı Yurdun açılış programın da açıklamıştım. Bir kez daha yazmak durumundayım af edin lütfen…

Çarşıda kalabalık halde dostlarla oturuyorduk, yaşlı olan amcamız yanımıza geldi. Benimle konuşmak istediğini söyleyince kalktım. "Bizim komşunun evinde kız öğrencilerle erkek öğrenciler aynı evde kalıyor" dediğinde dehşete kapılmıştım. Hemen araştırdım, ev verilmediği için öğrenciler ayrı ayrı kapılardan girseler de aynı bahçeye açılan evde kalıyordu. Zamanın kaymakamı Ömer Faruk Bey, Belediye başkanı Selim Arışbaş'ı, haberdar ettim. Kaymakam bey "Yurt yapımı için müracaatlarının olduğunu fakat yatırım programına alınmadığı" devlet adamına yakışır şekilde izah etti.

"İnşa'Allah ben yapacağım." dedim ve harekete geçtim. Arsayı babam bağışladı binanın yapım giderlerinin tamamına yakınını ben karşıladım. Devreye giren cemaat mensubu tanıdıklar vasıtasıyla, bu işlerin işletmeciliğini iyi yaptıkları iddia edilen ve o günlerde oldukça revaçta olan cemaate... Yetkililerin de onayını alarak tapuyu olduğu gibi devrettik.

Cemaatle başkaca ilişkim olmamıştır. Hatta verdiğim öğrenci burslarını, dağıttığım ramazan erzaklarını kendilerin vasıtasıyla dağıtmasını yönünde telkin ve tekliflerde bulunmuşlarsa da, tarafımdan reddedilmiştir.

Sadece zavallı kul alan ben, insanımıza hep yakın yaşadığımın bilindiğini de bilmekteyim. Adilcevaz da, her mahalle de, her köyde yaşayan insanlarımıza aynı duygu ve yakınlık içinde olduğumu bilmektesiniz. Siyasetten uzak durduğum da hafızalarınızda saklıdır. Adilcevaz da, bütün kurumlara, derneklere, cemaatlere aynı mesafede olduğumu ve bu yerlere ziyaretlerimi, desteklerimi… Sorunların çözümü konusunda ataklığımı da yine Adilcevaz da yaşamakta olan herkes inanmaktayım ki, şahitlik edeceklerdir.

İslam, kalpte tasdik, dilde ikrar, yaşam da tatbikatla yaşanabilir. Yurdun yanındaki, Mehmet ve Kamile Karahan İlk Öğretim okulunun yapımında veya başka bir kurum binasının yapılmasına yaptığım katkılardan nasıl pişmanlık duymuyorsam… Mehmet Kamile Karahan Öğrenci Yurdunun yapım aşamasında yaptıklarım dan da pişmanlık duymuyorum. Ayrıca bu konu da geçmişte barınmış olan birçok gencin velilerinden dua ve teşekkür aldığımda hala kulaklarımın dibinde asılı durmaktadır.

Yine zamanın Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül tarafından bizat’i tebrik almış Zat-ı Alilerini telefonla babam ile görüşmelerini sağlamıştım.

Eğer yurdu üzerine emanet alanlar; zamanla cemaat olmaktan çıkmış Paralel Devlet Yapılanması (PDY) haline dönüşmüş… Devlete, millete karşı tavır içine girmiştir... Ayıp etmişlerdir, devlete ve millete karşı suç işlemişlerdir ve günahkârdırlar. Buna da benim ve ailemin yaptıkları sebep değildir.

Eğer yurt için yanlış yapmışsam, Milli Eğitim'e okul yeri, Polis'e yaptığım Polis evi(Arsayı ve var olan binayı Süleyman Altay vermiş binanın tadilatının yapımının ekseriyeti tarafımdan karşılanmıştır.) v.b konusunda da yanlış yaptığım anlamı çıkar ki... Bu da insanları hayır yapma konusunda yılgınlaştırır.

Ayrıca inançlarımızda geleneklerimizde ve yasalarımızda suç ve kabahatler şahsidir; şahıslara aittir. (Ör: Hz Nuh ve oğlu, Hz İbrahim ile babası, Hz Lut ile karısı) “Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı da yine kendisinedir.”Sure-İ Bakara 286.Ayet. Ayetten anlaşılacağı üzere inandığım odur ki, yaptıklarımız ilahiyatta kayıt altına alınmıştır. İnşa’Allah Es Semi ve El Basir olan Rabb’ımız bizi af eyler, merhamet eder, bizden razı kalır.

PDY veya eski adıyla cemaat yanlış yaptı diye inançlarımdan veya Allah’ı razı etme çabalarımdan vaz geçecek değilim. İnşa'Allah yaşadığım sıkıntılar tez zamanda biter de kaldığım yerden devam ederim.

Sevgili dostlar,

Allah'ı ve insanı sevdiğini söylemek çok kolay. Allah'a güvenip dayanmak ise yürekten akıp gelendir! Allah'ı çıkarsız ve hesapsız sevmek ise yiğit yüreklere sahip olanların işidir.

O yiğit yürekler Allah'ı, hissederek yaşayanlardır. Allah'ın sevdikleri de; o, yiğit yüreklilerdir.

Allah yolundan dönmeyi, gerilemeyi düşünürsem... Bir an bile şüpheye düşersem Rabb’ım beni helak etsin inşa'Allah.

Allah izniyle, bu günleri de aşacağız. Devleti ve milleti bölmeye çalışanlara, halka mermi sıkanlara dün de karşı durduk, bugün de karşı durulduğundan eminim... Sizler de emin olun lütfen!..

Yakın zamanda görüşmek üzere, inşa'Allah.

Saygı ve selamlarımı sunuyor, sağlıklar diliyorum. Muhabbetle kalın inşa'Allah.

Recai Karahan

Evladınız.