1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. ADİLCEVAZ

  4. 2015 Çarpıcı Seçim Analizi

2015 Çarpıcı Seçim Analizi

7 Haziran 2015 seçimlerin duygusal atmosferden uzak ülkemizdeki, bölgemizdeki ve ilimizdeki sonuçlarını biraz irdeleyelim dedik

A+A-

7 Haziran 2015 seçimlerini duygusal atmosferden uzak ülkemizdeki, bölgemizdeki ve ilimizdeki sonuçlarını biraz irdeleyelim dedik. Seçim sonuçlarından koalisyon çıkması beklenmedik bir sonuç ortaya çıkardı.

Seçimden hemen sonra tek başına iktidarın seçilememesi millette bir anda endişeye, telaşa, pişmanlığa yol açtı. Millet, biz Ak Parti’ye uyarı vermek istiyorduk fakat koalisyon sonucu ağır oldu, koalisyon günlerine geri mi dönüyoruz söylemleri dilden dile dolaşmaya başladı. Milletin takdirine saygı göstermek lazım. Ümit ederiz ülkeyi yönetecek sağlıklı bir koalisyon hükümeti kurulur.

 Bölgemizde ve İlimizdeki Seçim Sonuçlarının Doğru Okumak 

Bölgemizde yaşanan seçim çalışmaları 6-8 Ekim Kobani  olaylarının ve silahların gölgesinde gerçekleşti diyebiliriz. HDP ve PKK  bölge insanına barajı aşmazsak ülke Kobani olaylarından beter hale gelir bilesiniz ha… diyerek kendinize oy verin, bu seçim Kürtlerin ölüm kalım mücadelesidir propagandasını diri tutarak algı yönetiminde başarılı oldu. Ayrıca yıllarca Kürt halkını inkar ve yok sayan küresel güçler, ülkemizdeki Ak Parti'den nefret eden iç dinamikler olan Doğan Grubu, Ulusalcı Kemalistler, aşırı sol fraksiyonlar CHP gibi Beyaz Türklerle, Beyaz Kürtler el ele vererek Ak Parti’nin ve Erdoğan’ın al aşağı edilmesi için bir araya gelmez dediğimiz güçler bir anda ittifak oluşturdular.

Ülkemizde belirsizlik yaratmak isteyen iç ve dış mihraklar Kürt milliyetçiliğine tavan yaptırarak Erdoğan ve  Ak Parti karşıtlığı geliştirilerek hiçbir zaman HDP’ye oy vermeyen Kürt seçmenlerin çoğu korkudan, baskıdan, algı yönetiminden etkilenerek, ayrıca Ak Parti’nin bölgede bazı yanlış ve tanınmayan adaylarının genel merkez tarafından dayatılması seçim sonuçlarının etkilenmesine sebep oluşturan etkenlerin başında geliyordu. Ayrıca çözüm sürecinin doğru, fakat hükümetin yanlış uygulamaları, örneğin HDP’nin Kürtlerin tamamının temsilcisi olarak muhatap alınması bölgedeki İslami cemaatler, STK’lar, kanaat önderlerini, farklı etnik ve mezhepsel toplulukların muhatap alınmaması hükümetin çözüm süreci aşkına basiretsizliği, hukukun işletilememesi, kamu düzeninin sağlanamaması yüzünden, bölgede siyasi alan hakimiyeti tamamen HDP ve PKK güçlerinin eline geçti. Vatandaşlar da devlet bize sahip çıkmıyor anlayışının ve algısının hakim olması duyarlı vatandaşların bir anda istemeyerek kendilerini HDP’den yana tavır almalarına sebep oldu diyebiliriz. Umarız Ak Parti bölgedeki seçim sonuçlarını Kürtler nankörlük yaptı anlayışıyla değil de, daha sağlıklı okumasını nerelerde hata yaptık öz eleştirisinde bulunarak, teşkilatlarını yeniden gözden geçirerek sağduyulu sonuçlara ulaşılacaktır. Çünkü bu potansiyel Ak Parti’de fazlasıyla mevcuttur. Unutmayalım ki Kürtlerin birçoğu Ak Parti’yi hala çok seviyor.

Ak Parti Açısından Bitlis’teki Seçim Sonuçlarını Anlamak

Bitlis’te Ak Parti’den 30’a yakın aday adayı başvuruda bulundu. Günlerce birçok aşamadan geçen aday adayları tatlı rekabetle kendilerini seçmene ve delegelere tanıtma yarışına girdiler. Gel gör ki ismi listede olmayan siyaseten bitmiş tükenmiş Bitlis’in meşhur Şeyhi Safter Gaydalı’nın hiç hesapta yokken adeta piyangodan çıkar gibi 2. sıradan aday gösterilmesi Bitlis seçmeninin her kesiminde şok etkisi yarattı.

Özellikle Ak Parti tabanı seçime kadar Gaydalı’nın adaylığını kabullenemedi. Özellikle 28 Şubat’ta ve 27 Nisan bildirisinde vesayetin yanında yer alarak kendisi de seçilmiş bir vekil olmasına rağmen darbeci anlayışla milletin değerlerine karşı tutum ve tavır alması, Gaydalı’nın millette karşılığının çoktan bittiğinin göstergesiydi.

Kim bu ismi gönderdi, nasıl aday oldu soruları Ak Parti tabanını yiyip bitirirken, kulislerden aldığımız bilgilere göre DYP döneminde birlikte siyaset yaptığı Süleyman Soylu’nun desteğini alarak geldiği kuvvetle ihtimal idi. Tabi 2. sıradan gelen Gaydalı kendisine kesin gözüyle bakarken seçim çalışmalarında rahat tavırları dikkatten kaçmıyordu.  Vekillik hayalleri kuran Gaydalı seçilemedi. Birçok Ak Parti’li ülkedeki seçim sonuçlarına üzülürken, Şeyhin meclise gitmemesine sevindi diyebiliriz. Neden derseniz, parti değişmede bir zamanların fırıldak Kubilay’ından sonra en fazla parti değiştiren meğer bizim Safter Bey’miş! İşte bundan dolayı Ak Parti tabanı Gaydalı’nın partisine vefasının olmayacağını bildiği için gitmemesine  çok sevindi diyebiliriz. Neyse Şeyhimize bundan sonraki siyasetsiz yaşamında başarılar dileriz.

Sahi aday adayları seçim sürecinde ne yaptı? Birkaç aday adayının partisine desteğinin dışında, çoğu Safter Gaydalı’nın adaylığını bahane ederek partisine sahip çıkmayarak manidar bir durum ortaya koydu. 

Ak parti 3. sıra adayı Fatih Kadirlioğlu'nun il başkanlığında göstermiş olduğu başarılı profili milletvekili adaylığı çalışmalarına pek yansımadı. Aslında kendisi çok donanımlı olmasına rağmen seçmenle bütünleşememe gibi bir profil çiziyordu. Eğer ki gururlu görüntüsünü aşarsa ve insanlarla biraz daha iç içe  olursa gelecek vaat ediyor diyebiliriz.  

Yıllardır ilimize hizmetleri olan Vahit Kiler’in partide üç dönem kuralına takılmasından dolayı seçim çalışmalarında keyifsiz ve  gayretsiz görüntüsü gözden kaçmıyordu. Belki de hemşerileriyle olan ayrılığın hüznüydü kim bilir! Biz Vahit Bey’i ilimize yapmış olduğu gayretli çalışmalarından dolayı kutlar, bundan sonraki yaşamında sağlık ve mutluluklar dileriz. 

Gelelim iki dönemdir Ak Parti 1. sıra adayı Vedat Demiröz Beyefendiye. Seçim çalışmalarında meclise gitmesi kesin olmasına rağmen dişini tırnağına takarak sahada bir nefer gibi davasına olan bağlılığından dolayı omuzlarındaki yükün farkında olarak gece gündüz demeden çalıştı.

Sakin duruşu, yüzünden eksik olmayan tebessümü ayrıca Cumhurbaşkanımızla olan dava arkadaşlığı, kadim geçmişe dayanan dostluğundan dolayı Demiröz'ün Bitlis’ten vekil seçilmesi büyük bir şans ve bir o kadar da önem arz ediyordu.

Bitlis’in öz be öz evladı olan Demiröz’ün rakip siyasi partililer tarafından sürekli Bitlisli olmadığı dillendirilirken, hedef haline getirilmeye çalışıldı, hatta bununla ilgili çok çirkin yakıştırmalar bile yapıldı. Oysa İslami hassasiyeti olan, Vedat Bey’in dürüstlüğü, mütevaziliği, samimi ilişkileri Ak Parti tabanında hep karşılık buldu. Fakat Vedat Bey’i kendisine rakip gören sözüm ona sözde bazı Ak Parti'lilerde Vedat Bey’e düşmanlık besleyen rakip siyasetçilerle  el ele vererek 'Bitlisli değil, ilimize bir faydası yok, çalışmıyor' diyerek itibarsızlaştırma girişimleri toplumda karşılık bulmazken, Vedat Bey davasına inanmış dürüst biri olarak bu olumsuzluklar karşısında güçlü bir kişilik olarak karşımıza çıktı.

Geçen dönem Vahit Kiler’in tecrübeleri siyaseten Bitlis’e hakim olmasından dolayı ilimize gelen hizmetlerin tamamı Vahit Bey getiriyor imajını doğurdu. Oysa Vedat Bey mütevaziliğinden, kollektif hizmet anlayışına sahip olmasından olsa gerek kendisini hiçbir zaman ön plana çıkarmadı. Fakat zamanla art niyetli bazı çevrelerde Vedat Bey çalışmıyor anlayışı oluşturularak maalesef bilgi kirliliği yaratıldı. Oysa ki ilimize gelen hizmetlerin tamamında Vahit Bey kadar Vedat Bey’in de  rolü vardı. Hatta mecliste Plan ve Bütçe Komisyonu sözcüsü olan Vedat Bey ilimizdeki projeleri bizzat takip ederek çıkmasına, parasal destekler sunmasına çok büyük katkılar sunuyordu.

Geçmiş dönemde ilimize hizmetleri olan Demiröz’ün bundan sonrada siyasi ayrım gözetmeden ilimizin kalkınmasına çok büyük hizmetler getireceğini umut ediyoruz.

ANALİZCİNİZ… 

Bu haber toplam 2067 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum